AİLE/EĞİTİM

Amy Montessori

 

Evde Montessori[1] ile Çocuğunuzdaki Bitmez Enerjiyi İyiye Kullanmak[2] (3)

 

“Ev, medenîleşmenin ilk basamağıdır. Ev, Medine’nin hücresidir. Eğer hücre bozulursa doku bozulur, eğer hücre sağlıklıysa doku sağlıklıdır.”

Mustafa İslamoğlu

 

Yakında büyük bir kâşif olacak olan çocuk, Montessori yöntemli dil deneyimi ile düşüncelerini ifade edebilecek, başkalarının düşüncelerini anlayabilecek ve yorumlayabilecektir. Kendini ifade edebilen ve başkalarının düşüncelerini anlayabilen diğergam bir çocuk ise salih bir birey olma yolundaki en büyük adımı atmış olacaktır.

 

 Bu bölümde çocukların Dil Gelişimi ve Okuma-Yazma Egzersizleri konularını ele alacağım.

 

Dil ve Dil Öğrenimine Duyarlı Dönemler

 

Dil, bir kültürün yol haritasıdır. Size halkının nereden geldiğini ve nereye gittiğini anlatır[3]. Dr. Maria Montessori’ye göre dil, düşünce topluluğunun bir aracıdır[4].  Düşüncelerimiz ve onları iletişime geçirdiğimiz dilimiz olmasaydı medeniyetler oluşturamazdık. Medeniyetimizin tomurcukları çocuklarımız lisanlarını keşfetmeye başladığında onların bir kılavuza ihtiyaçları olacaktır.

 

“Duyarlı dönem, herhangi bir yaratılmışın çocukluk halinde iken edindiği özel bir duyarlılık anlamına gelir ve bu evrimin devam ettiği bir süreçtir. Ama geçici bir eğilimdir ve sadece belirli bir özelliğin edinilmesi ile sınırlıdır. Bu özellik veya özellikler elde edildikten sonra o özel hassasiyet kaybolur. Böylece canlı bünyesinde taşıdığı her bir özelliğine, geçici bir dürtü ya da güç yardımı ile ulaşılır. Bu nedenle büyüme, önceden belirlenmiş bir mirastan çok, periyodik veya geçici içgüdüler tarafından dikkatle yönlendirilen çabalarla ilişkilidir.[5]” Dolayısıyla çocuğun, dil öğrenimine duyarlı dönemlerini bilmek ve bu dönemlerde onlara doğru kılavuz olabilmek önemlidir.

 

  • Doğduklarından itibaren insan yavrusunun seslere karşı hassasiyeti vardır. Dinlerler, dudaklarınızı seyrederler, duydukları sesleri mimiklerler, hatta bilinçsizce “anne”, “baba”, “dede” gibi çok basit sözcükleri ağızlarından çıkararak ebeveynlerine mutluluk verirler. Bir yaşına gelince artık bilinçli sözcüklere geçerler.
  • 1 ila 2 yaş arası çocuklar kelimelere ilgi göstermeye başlamışlardır. Her şeyin bir ismi olduğunun bilincine vardıklarında onları kullanmaya ve hatta cümleler kurmaya başlarlar.
  • 2 ile 3 yaş arası ve üstü çocukların kelime hazineleri hızlı bir şekilde gelişme eğilimi gösterir. Öyle ki 300 ila 1000 kelime öğrenebilme kapasitesiyle doludurlar. Bu dönemlerini dolu dolu yaşayan çocukların artık bir lisanları vardır.
  • 4 yaş çocukları yazmaya eğilim ve hassasiyet gösterirler.
  • 4 ila 5 yaş arasında ise kelimeleri tasnif etmeye ve okumaya başlarlar.
  • 5 ila 6 yaş arası ise kelimenin öğeleri ve kullanımı bilgisini kazanmaya hazırdırlar[6].

 

Şayet çocuğunuzun dil öğreniminin duyarlı dönemlerini bilirseniz dil kazanımında onlara yardımcı olmanız oldukça kolaylaşır. Hatta bu hassas dönemler ıskalandığında öğretimde zorluklar belirebilmektedir.

 

Çocuğun Kelime Hazinesini Zenginleştirme

 

Gün içinde bahçe ve çiçek çeşitleri, ev ve ev eşyaları, kumaş ve kumaş çeşitleri, meyve ve sebzeler, renkler, mutfak ve mutfak eşyaları, temizlik araç gereçleri, banyo ve eşyalarını veya aklınıza gelebilecek faydalı her bir şeyi tanıtarak çocuğunuzun kelime hazinesini zenginleştirmede rol oynayabilirsiniz. Montessori okullarında kelime kartları bulunur ve bunlar çocuğun günlük kullandığı materyallerdendir.

 

Bunlar Montessori Nomenklatür (Latince ‘nomenclatura’dan “isimlerin atanması”) kartlarıdır. Genellikle tüm konularda kelime ve kavramlar oluşturmak için kullanılır. Üç parçalı kartlar olarak da bilinen bu malzeme, resimlerden ve etiketlerden oluşur. Materyal sadedir çünkü bir nesnenin resmi ve isminden oluşur.

 

Montessori Üç Parçalı Kartlar, üzerlerindeki bilgileri içselleştirmek için çocukların üzerinde çalıştığı kartlardır. Özellikle erken çocukluk dönemi sınıflarında çokça bulunan bu Üç Parçalı Kartlar, (1) kelime etiketli resimli kart, (2) resmin kartı ve (3) kelime etiketli karttan oluşur. Bu kartlarla yapılan dersler çok eğlencelidir[7].

 

Bunların yanında çocuğunuza gerçek hikayeler anlatma hatta şiirler okuma, çocuğunuzun düşüncelerini dinleme, sorular yönelterek onunla konuşma ve hatta sohbete girme, hikayeleri varsa anlatmalarına izin verme ve onları dikkat ile, aktif olarak dinleme, hatta şiir veya şarkı ezberleme gibi yöntemlerle nice anılar ve kazanımlar elde edebilirsiniz.

 

Okuma-Yazma Egzersizleri

 

Okuma ve yazma birlikte el ele giderken “duyusal[8] materyaller” ile yapılmış olan ön çalışmalar, çocuğu her ikisine de hazırmış olurlar. Dr. Maria Montessori, okul öncesi çocukların genellikle “yazmada bir patlama” yaşadıklarını ve duyusal materyallerle kazandıkları deneyimleri sayesinde, yazmanın genellikle okumadan önce geldiğini gözlemlemiştir.

 

Alfabeye Giriş ve Ses Oyunu

 Alfabenin isimlerinden önce, harflerin seslerini öğreten oyunları kullanarak fonik sesleri tanıtmış olmalısınız. Zımpara harflerinin kullanılmasının nedeni, çocukların dokunmaya duyarlı olmalarıdır ve bu nedenle zımpara harfleri dokunma, ses ve görüntü kullanarak duyusal bir öğrenme aracı haline gelir. Ses oyunlarına bir örnek ses kutularıdır. Bu kutuları evde yapmanın kolay olacağını düşünüyorum. A harfli kutucuğun içine aslan, ataç, ateş, ağız, araba, askı, ayak, ayna, atkı gibi a harfi ile başlayan basit kelimelerin minyatür oyuncak hallerini toplamaya başlayın. Oyuncak bulamazsanız resim de olabilir. Sonra bu nesnelerin isimlerini öğrenirken çocuğunuza kelimedeki ilk harfin sesini de öğretmeyi ihmal etmeyin.

Örneğin: Aslan “a” sesi ile başlar. Bebek “b” sesi ile başlar. Çatal hangi ses ile başlar? “ç”.

İlerleyen zaman içerisinde kelimenin bittiği sesi de sormaya başlayarak oyunu çeşitlendirmeniz mümkündür.

 

Botanik Çekmecesi[9] ve İç-içe Geçmiş Metal Şekiller[10]

 

Geometrik şekillerin öğretildiği Geometri Çekmecesi ve yaprakların öğretildiği Botanik Çekmecesi, esasen çocukların yazı yazma becerilerini ilerletmek için kurgulanmıştır. Montessori sınıfında bazen Yaprak Dolabı olarak da adlandırılan Botanik Çekmecesi, çocuğun bitki bilimi dünyasına adımıdır ve aynı zamanda yaprak formlarının görsel ayrımcılığı için bir alıştırmadır. Botanik Çekmecesi çocukların parmakları ile üzerinden geçtikleri, doyasıya dokunabildikleri, eşleştirdikleri şekillerden oluşur. Tabiattan toplayacağınız farklı şekillerdeki yaprak topluluğu ile benzer alıştırmaları yapmanız mümkündür. Tabiat demişken alfabe öğretiminde tabiat ile ilgili kelimelere yer verilmesinin çocuklarda harika bir farkındalık yaratacağını düşünüyorum.

 

İç içe geçmiş Metal Şekiller sekiz adettir. Bunlar şekilli şablonlardır ve çocukların bu şablonları kullanarak sanatsal eserlerini erken yaşlarda ve küçük adımlardan başlayarak daha kompleks olanlarına yönelerek oluşturmaları gözlemlenir.

 

Zımpara Harfleri

Bunları satın almak zorunda değilsiniz, evde yapması son derece kolay bir materyaldir[11]. Zımpara yerine bulduğunuz tahta veya karton tabakalara keçe kumaşı veya pürüzlü başka bir malzeme ile büyük ve küçük harfleri kesip yapıştırabilirsiniz. Dikkat etmeniz gereken sesli harflerin sessiz harflerden ayırt edilebilmesi için renklerini mavi ve pembe olarak değişik seçmenizdir. Malzemeleri hazırladıktan sonra çocuğun ilgisini çeken harflerin seslerini teker teker öğretmeye başlarsınız[12]. Bunu yaparken sesleri ve şekilleri birbirine çok benzemeyen iki harf seçerseniz çocuk karışıklık yaşamaz. Çocuğunuzun iki parmağını kullanarak harflerin izini sürün ve harfin sesini söyleyin. “Üç aşamalı ders” yöntemini iki harf için de kullanın. Kelimelerin harflerden oluştuğunu söyleyiniz. Hatta çalıştığınız harflerin sesiyle başlayan kelimelerden bahsediniz.

 

Bunu yaparken parmağınız ile harflerin yazılış tarzını ve yönlerini de öğretmelisiniz. Montessori metodunda harflerin sesleri, isimlerinden önce öğretilir demiştik. Seslerin teşvik edilmesinin sebebi görsel harfleri yaptıkları seslerle ilişkilendirerek çocukların kelimeleri daha iyi oluşturmasına ve okumasına yardımcı olmasıdır. Özellikle Türkçe gibi fonetik bir dilde bu daha da önemlidir.

 

Üç Aşamalı Ders Nedir?

Montessori yöntemiyle ilgilenen bir ebeveyn olarak, küçük çocukların kelime ve kavramları öğrenmesine yardımcı olan Montessori eğitiminin bir damgası olan üç aşamalı dersi duymuş olabilirsiniz.

Basit bir ifadeyle, üç adım veya aşama şunlardır:

  1. Adlandırma (Giriş) “Bu bir köpek.”
  2. Tanıma (Kimlik) “Bana köpeği göster.”
  3. Hatırlamak (Biliş) “Bu nedir?”

 

Üç aşamalı ders, 19. yüzyılın sonlarında Fransa ve Amerika Birleşik Devletleri’nde özel eğitim gerektiren çocuklarla çalışan Fransız bir doktor olan Edouard Seguin[13] tarafından geliştirildi. Kendisi çocukların bilişsel yeteneklerini artırmanın yollarını keşfetmişti. Onların kendi özgüvenlerini ve bağımsızlıklarını geliştirmenin önemine inanıyordu. Seguin’in yazıları Maria Montessori’ye büyük bir ilham kaynağı olmuştur ve pratikte uyguladığı fikirlerinin çoğunun menşeidir.

Çocuğunuzun ilk öğretmeni olarak rolünüz Montessori eğitimli bir eğitimci ile aynı değildir. Ancak çocuğunuz ile iletişim kurarken üç dönemlik dersi kullanabilirsiniz. Bu dersi kullanmanız bir sınıf ortamında olduğundan çok daha gayrı resmidir. Fakat, çocuğunuzun belirli bir kavram hakkındaki bilgisini çocukluğu boyunca akılda tutması için gereken tekniği görmenizi sağlayan önemli bir araçtır.

 

Taşınabilir Alfabeyi Montessori Dil Derslerinde Nasıl Kullanabiliriz?

Taşınabilir Alfabe çocuğun 3,5 ila 4 yaşlarında kullanmaya başladığı bir materyaldir. Şayet çocuğunuz bazı sessiz ve bir-iki sesli harfin seslerini biliyorsa hiç beklemeyin derim. İki renkte cam taşlar kullanarak kendi taşınabilir alfabenizi oluşturabilirsiniz.

Taşınabilir Alfabe, Montessori Dil Müfredatının önemli bir parçasıdır. Materyal öncelikle çocuklara alfabe bilgisini ve böylece yazılı dil becerilerini nasıl geliştireceklerini öğretir.

Taşınabilir Alfabe, eğitimcilerin öğrencinin artan dil yeteneklerini geliştirmede kullanabilecekleri sonsuz öğrenme uzantılarına sahip olan çok yönlü bir Montessori malzemesidir. Bu nedenle, Montessori Müfredatı’ndaki en geniş alıştırma kapasitesine sahip malzemelerden biri olarak bilinir.

Taşınabilir Alfabe, 29 bölmeli bir veya iki ahşap kutudan oluşur. Bu bölmelerde, alfabenin 29 harfinin birden fazla ahşap kopyası vardır. Harfler alfabetik sırada saklanır. Ünsüzler pembe renktedir ve ünlüler mavidir.

Çocuğunuz fonetik sesleri ve onların sembollerini analiz etme ve düzenleme yeteneğini gösterdikten sonra bu materyali onların ilgisini çekecektir. Taşınabilir Alfabenin temel amacı çocukları yazma, okuma ve hecelemeye hazırlamaktır. Çocuğun materyali kullanımı tek kelimeden, kelime öbeklerine ve hatta ilerleyen zamanlarda kısa hikayelere doğru gidebilir. Bu şekilde, Taşınabilir Alfabe çocuklara kendi düşüncelerini nasıl sembolize edeceklerini ve yaratıcı bir şekilde yazmaya başlayacaklarını öğretir.

 

Sunum[14] 1: Hareketli Alfabeye Giriş

Çocuğu bir çalışma kilimi[15] seçmeye davet edin. Dil bölümüne birlikte gidin ve Taşınabilir Alfabeyi tanımlayın. Sonra bunu çalışma kilimine taşıyın.

Dil Müfredat alanına geri dönün ve bu sefer Zımpara Alfabe kartlarını getirin. Bunlar sadece gerektiğinde kullanılacaktır.

Kapağı altına yerleştirerek Taşınabilir Alfabe’nin kutusunu açın. Çocuktan kutudan bir ses bulmasını isteyin. Örneğin: “P’yi bulabilir misin?”

Çocuk tereddüt ederse, ondan önce zımpara kutusundaki “p” harfini bulmasını isteyin. Bunu yaptıktan sonra, Taşınabilir Alfabe kutusunda bulmasını sağlayın. Çocuk Taşınabilir Alfabeye alışıncaya kadar harfleri bu şekilde çalışın.

Harfleri kutuya bırakırken, sol üst köşeden başlayarak kutuyu soldan sağa, yukarıdan aşağıya alfabetik olarak doldurun. Bu okuma ve yazma için önemli bir hazırlıktır.

 

 Sunum 2: Üç Harfli Kelimeler

Çocuğu bir çalışma kilimi seçmeye davet edin. Dil Müfredat alanına birlikte gidip Taşınabilir Alfabeyi tanımlayın ve kilimin üzerine getirin. Kapağı altına yerleştirerek Hareketli Alfabenin kutusunu açın.

Çocuğa üç harfli basit bir kelime önerin, örneğin “arı”. Bu etkinliğe eşlik etmek için sözcük veya resim kartları kullanabilirsiniz. Çocuğa “-arı- dediğimde hangi sesleri duyuyorsun?” diye sorun. Çocuğu kelimeyi dinlemeye teşvik edin. Kelimeyi tekrarlarken, ilk sesi vurgulayın. Çocuk bu sesi en iyi temsil ettiğini düşündüğü bir harfi seçecektir. Kelime üzerinde çalışmaya devam edin, farklı sesleri vurgulayın. Çocuk bir harfi bulmakta zorlanıyorsa, yardım edebilirsiniz. Benzer şekilde, bir harfi kaçırırlarsa, sesi ayırın ve hangi harfin sesi temsil ettiğini belirlemelerine yardımcı olun.

Tamamlandığında, üç harfli yeni bir kelimeye geçin, örneğin: “saç” veya “kuş”. Bu şekilde bir veya iki kelime daha tamamlayın. Her seferinde kelimeleri tekrardan okumayın, çünkü bu bir kelime oluşturma alıştırmasıdır. Çocuğu mümkün olduğunca “kendi çabasıyla” birlikte bırakın.

Alıştırma tamamlandığında, harfleri kutuya bırakın, çocuğun sol üst köşeden başlamasını sağlayın, kutuyu soldan sağa, yukarıdan aşağıya alfabetik olarak doldurun. Bu düzene duyarlı çocuklarımız için önemlidir.

 

Sunum 3: Kısa Cümleler

 Bir çocuk yetkin bir şekilde kelimeler oluşturabildiğinde, ona kısa bir cümle yapmasını önerin. Örneğin: “Ali topu tut.” Bu etkinliğe eşlik etmek için resim kartları kullanabilirsiniz. Bu da, önceki sunumlara benzer şekildedir.

 

Sunum 4: Kısa Öykü

Çocuk cümleleri yetkin bir şekilde tamamlayabildiğinde, Taşınabilir Alfabeyi kullanarak kısa bir hikaye veya mektup yazmalarını isteyin. Bu etkinliğe eşlik etmek için resim kartları kullanabilirsiniz.

  

Dilbilgisi Gelişimi

Dr. Maria Montessori, dil gelişimini bir mucize olarak görür. Dil, bilinçaltında hazırlanan, daha sonra bilincin eline bırakılan bir hazinedir. Çocuk bu sahip olduğu yeni gücünün farkındalığıyla durmaksızın konuşur ve konuşur.

Dili özümsemek ve mükemmelleştirmek insanın insan ile temasına bağlıdır, bu yönüyle dil öğretilmez. Kelimeler deneyimlerimizin etiketleri olurlar. Çeşitli deneyimler elde eden ve bu deneyimlerin her biri için kelimeler verilen bir çocuk, bünyesinde çok yönlü bir ifade aracı geliştirecektir. Zengin kelime dağarcığının çocuğun deneyimine bağlı olması gibi, okuma ve yazmaya geçiş de güçlü bir kelime dağarcığına bağlıdır. Yakında, dünya kâşifi olacak olan çocuk, düşüncelerini ifade edebilecek ve başkalarının düşüncelerini anlayabilecek ve yorumlayabilecektir.

 

Dilbilgisi Çiftliği

Montessori didaktik materyalleri, çocuğun doğasında olduğunu bildiğimiz belirli niteliklerine uyacak şekilde tasarlanmıştır[16]. Örneğin, materyaller kendi kendini düzeltirler, çocuğun öğrenmesi ve kendini mükemmelleştirmesi için içsel motivasyonu ile uyum içindedirler. Soyut kavramları içselleştirmek için çocuğun somut zihnini, gelişimsel malzemelere dokunma ve hareket etme ihtiyacı ile karşılarlar. Genellikle kullanılacak küçük nesneler, çocukların minik eşyalar ve figürlere olan doğal meraklarını gidermeleri için caziptir. Çocukların çevrelerinde gördükleri dünyayı yönetilebilir bir şekilde canlandırmasına izin verilmiş olur.

Çiftlik[17], tüm bu niteliklerin tek çalışmada bir araya gelmiş bir örneğidir. 2-6 yaş arası erken Çocukluk derslerinde, İlköğretim müfredatının en erken seviyelerinde de yaygın olmasına rağmen, Çiftlik önemli ve tamamlayıcı bir dil malzemesidir. Çocuklar, hayvan ve nesnelerle birlikte ve çocuğun keşfettiği figürlerin her birine uyan bir dizi etiket/eşleştirme kartları içeren küçük bir çiftlik modelini keşfetmeye davet edilir. Çiftlik tecrübesi boyunca, çocuklar okumak için basit kelime kombinasyonları oluşturmayı, nesneleri etiketlemeyi ve daha sonra kendi cümlelerini oluşturmayı ve de onları yüksek sesle okumayı öğrenirler.

Montessori okullarında kullanılan dilbilgisi çiftliğinin orijinali çok pahalı olabilir. Ancak kendi kendinize yapmanız için seçenekler bulunmaktadır. İstediğiniz çiftlik türünü ve evdeki alanınıza göre ne kadar büyüklükte bir çiftlik kullanacağınızı seçebilirsiniz. Bunu seçtikten ve karton kutu, tahta veya LEGO gibi şeyler ile oluşturduktan sonra yapılacakları özetlemeye çalışayım.

Montessori pedagojisinin çocuklar için “gerçek dünya deneyimlerini” savunduğunu da hatırlatmak son derece önemlidir. Bu nedenle çiftlik oluşturma ne kadar küçük ölçekte ve fakat gerçekçi ise o kadar faydalı olacaktır. Çiftliği minyatür oyuncaklardan oluşturun. Sonra çiftlikte var olan isimleri belirlemek (çiftlik hayvanları, çiftçi, tırmık, ahır, tarla, çit gibi) ile başlayabilirsiniz. Bu isimleri belirledikten sonra, etiket/eşleştirme kartları oluşturun. Çocuğunuzla çiftlik nesneleri ile isim kartlarını birleştirmesi konusunda iletişime girin. Dilbilgisi çiftliği çocuğunuzun çok ilgisini çekecektir. Eğlenceli ve öğretici olduğundan onun en çok zaman geçirdiği bir ortamda kolayca ulaşabilmesini sağlayınız.

 Eşleştirme kartlarının yanında çocuğunuza Taşınabilir Alfabe ile çiftlikteki özneleri yazmasını teşvik edebilirsiniz. İlk başlarda doğru yazmasını beklemeyin, bu alıştırmalar zaman içinde doğru yapabilmesini gelişecektir. Çocuğunuz ilerleme gösterdikçe cümlenin öğelerinden sıfatlara, daha sonra da yükleme geçebilirsiniz. Hepsini eşleştirme kartları oluşturarak ve Taşınabilir Alfabeleri kullanarak yapabilirsiniz. Gramer Sembolleri ise Montessori’nin vazgeçilmez unsurlarından biridir[18].

 

Şiiri bir su gibi seviyorsanız, onu evinize ve çocuklarınıza da taşırsınız.

Amy Montessori

 

 Şiirler konuşulan dilin çiçek düzenlemesine benzer.

 Joen Bettman

 

Montessori ve Çocuklar İçin Şiir

Şiir, evrensel olarak yetişkinlerin ve çocukların kalplerine ve zihinlerine dokunan sihirli bir değnektir adeta.  Şarkılar genellikle müziğe uyarlanmış şiirlerdir ve Montessori ortamında önemli bir yere sahiptir. Bebeklerimize okuduğumuz ninniler, çocuk şarkılarımız onları şiire erken yaşta alıştırır. Küçük çocuklar için yazılan birçok kitap, kafiyeli yazılmıştır.  Unutmayalım ki şiir, çocuklara yaratıcı yollarla ifade edilen işitilir bir hediyedir.

 

Şiirler, kelime dağarcığı ile duygularımızı ifade edebilir, idraklerde bir resim çizebilir, gıdıklayabilir veya bir hikaye bile anlatabilir. Kaliteli şiirler okumanın çocukları sevindirdiğini gözlemleyebilirsiniz ve ayrıca bu, edebi sanat formuna kalıcı bir sevgiyi davet eder.

 

 Bir ila Altı Yaş Arası Şiir

Anne babalar, dedeler nineler, amcalar teyzeler ve de öğretmenler ezberlenmiş tekerlemeler ile şiirler repertuarına sahip olsa ne güzel olurdu.  Çocuklar için yazılmış şiir kitaplarının birinden yüksek sesle şiirler okumak da harika bir seçenektir. Aynı şiiri çocuklara günlerce okursanız, otomatik olarak ezberlemeye başlarlar.

Nitekim, altı aydan altı yıla kadar çocuklarımız çocuk edebiyatından aktarılacak çeşitli seslere ve tekerlemelere maruz kalırlarsa, okumaya başladıklarında kelimeleri çözme görevi için daha hazır olacaklardır. Dolayısıyla çocuğunuzla birlikte ne kadar çok kitap okursanız onu dünyaya o kadar da hazırlamış olursunuz.

 

"Dilimin sınırları dünyamın sınırlarıdır."

Ludwig Wittgenstein

 

 

Dünya Vatandaşlığı ve Çocuklarda Yabancı Dil Öğrenimi

“Kelimeleri oluşturan ses, dil, boğaz, burun ve yanaktaki belirli kaslar gibi bazı bedensel mekanizmaların kullanılmasıyla yapılır. Dilin bu mekanizmasının varlığı herhangi bir sayıda dili konuşabilmesine zemin hazırlar ve anadili konuşmak için mükemmel olduğu bulunmuştur. Yabancı bir dile gelince, yetişkinler tüm sesleri bile duyamadıklarından, bu onları yabancı dil öğrenme hususunda daha az yetenekli duruma getirir. Sadece üç yaşın altındaki çocuk dil mekanizmasını inşa ederken çevresinde olduğu takdirde herhangi bir sayıda dili konuşabilir. Bu çalışma bilinçaltının karanlığında başlar ve burada kendini sürekli olarak geliştirir ve sabitler.[19]” Görüldüğü gibi 0 ila 3 yaş arasındaki küçük çocuk ana dilini öğrenirken, aynı zamanda ikinci ve hatta üçüncü bir dili konuşmayı ve anlamayı öğrenme konusunda mucizevi bir yeteneğe sahiptir.

 

Bu, ikinci bir dil öğrenmenin zor olduğunu düşünen birçok yetişkini şaşırtabilir. Bununla birlikte, Dr. Montessori’nin dediği gibi, yetişkinlerin ikinci bir dili öğrenmekte zorlanmasının nedeni, artık dil edinimi için o “duyarlı döneminde[20]” bulunmamasıdır. Yetişkinler için zor olan şeyler, hızlı bir şekilde akıcılık kazanabilen ve hatta yerel telaffuz ve tonlama geliştirebilen küçük çocuklar için oldukça basit olabilir.

 

Cemil Meriç’e göre yabancı dil, düşünceyi tanıtan ve tattıran bir anahtardır, bir “medeniyet anahtarıdır”. Birden fazla dilde anlama ve iletişim kurma yeteneği günümüzün küreselleşmiş dünyasında esastır. Yabancı bir dilin öğrenilmesini kolaylaştıran ve teşvik eden şey ise, çocukların erken öğrenmeye nasıl ve hangi metodoloji ile başladıklarıdır. Bunu yaparken mutlaka Montessori yönteminin bize sunduğu bilgilere başvurulmasını öneririm.