ANALİZ

AHLAKLI DİJİTAL DÜNYA

Muhammet Ali AYHAN

 

Ahlak Tanımı ve İlgili Ayetler

Türkçe sözlükte ‘’Ahlak’’ kelimesi tanım olarak; insanın doğuştan getirdiği ya da sonradan kazandığı birtakım tutum ve davranışların tümüdür. İkinci anlamı da; kişide huy olarak bilinen nitelik; iyi ve güzel olan niteliklerdir.

Bu anlamları ile bakıldığında kişinin belirli aşamalardan geçerek iyi/güzel tutum ve davranışlara sahip olabilmesi ahlaklı birey olmanın yoludur.

Kur’an’da Kalem Suresi 4. Ayette ‘’Ve-inneke le’alâ ulukin ‘azîm’’ ifadesiyle mealen: ‘’Çünkü sen, muhteşem bir ahlâka/yaratılışa sahipsin.’’1 denilmektedir.

Mustafa İslamoğlu, ‘’Hayat Kitabı Kur’an’’ isimli mealinde: ‘’el-Hulk, “ben’in tabiatı, kişilik”. “Yaratma ve yaratık” anlamındaki halk ve “yaratılış” anlamındaki hilkat ile akraba. Bir sıfatla kayıtlanmadığı zaman “iyi, güzel ve doğru” olana delâlet eder. “Çünkü sen”, adeta Allah Resul’ünün “neden ben” iç sorusuna cevap niteliği taşır. Bu âyet, “Sen daha önce kitap nedir, iman nedir bilmezdin” (42:52) âyetiyle birlikte düşünüldüğünde, “Sen kitap nedir iman nedir bilmezken de muhteşem bir ahlâka sahiptin” zımnî anlamına ulaşılır’’2 diye açıklamaktadır.

Hz. Âişe’nin, Allah Resul’ünün ahlâkını soran birine “Siz hiç Kur’an okumuyor musunuz? Onun ahlâkı Kur’an’dı”3 demesinin delili Allah Resul’ünün huy olarak iyi ve güzel niteliklerini Kur’an’ı rehber edinerek örnek davranışlara dönüştürmesiydi diyebilmekteyiz.

Kur’an’da ahlakla ilgili diğer ayetlerden bazıları:

  • Musa (a.s.) kavmi ‘’Haydi, Allah’ın rızkından yiyin, için; fakat kötülüğü yaygınlaştırarak yeryüzünde ahlaki çürümeye meydan vermeyin.’’ (Bakara 2:60) şeklinde uyarılmıştır.
  • Şuayb (a.s.) kavmini; ölçüde ve tartıda adaleti tam gözetmeleri gerektiğini, insanları hakları olan şeylerden yoksun bırakmamaları gerektiğini ve kötülüğü yaygınlaştırarak yeryüzünde ahlaki çürümeye meydan vermemeleri gerektiğini iletmiştir. (Hud 11:85)

İlgili diğer ayetlerden bazıları da Lut’un (a.s.) duası kavminin ahlaki yozlaşmasından kendisinin kurtulması ile ilgilidir. (Ankebut 29:30) Nuh’un (a.s.) kavmi de ayetleri yalan saymakta ısrarcı olduğundan dolayı ahlaken yozlaşmış oldular ve akıbetleri suda boğulmaya terk edilmekti. (Enbiya 21:77)

Ayetlerde gördüğümüz gibi ahlakımızı Kur’an yapmayı hedefliyorsak; onun rehberliğinde edindiğimiz nitelikleri Kur’an’ın işaret ettiği davranışa-fiiliyata geçirmemiz gerekmektedir. Birey olarak yaptığımız bu ahlaki davranışlar böylelikle topluma da yansıyacaktır ve toplumumuz ahlaki çürümeden uzak kalacaktır.

Rehberi Kur’an’a uyarak ahlakını O’nun işaret ettiklerine göre şekillendirmiş ve ahlaklı davranışlar sergilemeye çaba gösteren kişi her platformda bu davranışını gerçekleştirmekle şüphesiz yükümlüdür.

 

Dijital Dünya Tanımı

Dijital kelimesi dilimize Fransızca dijital kelimesinden girmiş olup, her türlü verinin, elektronik araçlar aracılılığıyla sayısal hale getirilmesi anlamında kullanılmaktadır.

‘’Sayısallaştırma, fiziki verilerin dijital formata çevrilmesi, depolanması ve istenildiği zaman kullanılmasıdır. Sayısallaştırma fiziki objelerinizin dijital araçlar sayesinde, dijital ortamlara aktarılması işlemidir.

Aslında sayısallaştırmanın eş anlamlısı dijitalleştirmedir. Verilerinizin 0’lar ve 1’ler şeklinde dijital ortamlara yazılmasıdır.

Bilgisayarlar aslında binary dediğimiz 2’lik sayı sistemi olan 0 ve 1 mantığı ile çalışır. Biz hangi harfe ya da rakama basarsak basalım bilgisayarlar bunu 0 ve 1’den oluşan karakter dizeleri şeklinde algılar ve buna göre işlemlerini yapar. Bir örnek vermek gerekirse; alfabemizin ilk harfi olan A harfine klavyemizde bastığımızda, bilgisayar 01000001 şeklinde bir sayı bloğuyla bunu anakart yardımıyla, bellek(ram) ve işlemciye (cpu) iletir. Küçük a harfine basarsak 01100001 şeklinde bir sayısal çıktıyla karşılaşırız. Aslında bilgisayar sistemleri bu sistem üzerine çalışmaktadır.

İşte elimizde bulunan fiziki bir veriyi ki bu bir yazı olabilir, resim olabilir, fotoğraf olabilir, harita vb gördüğünüz her türlü öğenin bilgisayar vb dijital ortamlara aktarılma işlemidir sayısallaştırma.

Günümüzde ise artık bu kadar basit ve anlaşılabilir bir kavram olmaktan çıkmış; uygulama alanları ve kullanım sınırları genişlemiştir. Pazarlamalar, ürünler, iş modelleri, iş süreçleri, müşteriler.. vb. her şey dijitalleşmektedir.’’4

Günümüzdeki Kullanım Alanları

Yaşamımızı sürdürdüğümüz birçok alan adeta dijital platform halini almıştır: Sosyal medyaların, sosyal iş platformları, evlilik internet siteleri, oyun siteleri, dizi-film platformları, cinsel içerikli siteler, bahis siteleri, alışveriş uygulamaları, ulaşım hizmeti siteleri, devlet hizmet uygulaması vb.

Çoğaltabileceğimiz birçok alanda dijitalleşen uygulamalar, platformlar, siteler mevcut olmasıyla birlikte maalesef toplumumuz dünyasını, ahlaklı dijital dünyasına dönüştürücü biçimde kullanmıyor. Toplumumuzdaki bireyler dijital dünyadan optimum faydalanamıyor.

Sosyal medyayı zaman programlanmasından uzak, gerekli gereksiz detaylarda gezinerek kendi dünyasından aykırı bir biçimde kullanıyor. Adeta sosyal medyanın akımlarına kapılarak kendi ahlak süzgecinden geçirmeden kendisini her türlü sınırsızlığa açık hale getiriyor. Kendi ahlaki değerlerini dijital dünyada kenara bırakarak farklı takma isimlerle dış dünyadan soyutlanarak yaşamaya başlıyor. Böylece kendisine sanal bir ortam yaratıyor. Yarattığı bu ortamda kendi kurallarını (kuralsızlığını) ediniyor ve her ne yapsam mubahtır anlayışına bürünüyor. Bu tip, sosyal medyada fazlaca gezinerek en başta zaman israfında bulunuyor. Sahte isimler kullanarak insanlara saldırıp sınırı olmayan uygunsuz ithamlarda bulunabiliyor, kendi ilgisini çekmeyecek konulara, ilgi duymadığı kişilerin paylaşımlarına, ürettiği yazılara maydanoz olup böylelikle kendisini jüri zannedebiliyor.

Ürettikleri içeriklerin nitelikli olmasıyla ilgili kaygı taşımayan, insanlığa yararlı olup olmaması ile ilgilenmeyen tiplerin tek dertleri mümkün olduğu kadar çok sayıda tıklanıp kısa yoldan sosyal medya fenomeni olmaya çalışmaktır. Zira fenomen olmayı başardıkları takdirde kısa yoldan meşhur olup ve çok tıklanmanın getirdiği reklam gelirlerinden maddi kazanç elde edeceklerdir. Artık bu tip anlayışın hâkim olduğu mantıktan ahlaki değer taşıyan bir içeriğin yer alması beklenemez.

İnsanlar için bir değer içermeyecek, paylaşan kişinin mahremiyet sınırlarını aşıcı nitelikteki paylaşımlar da günümüzde dijital dünyayı kullanma ahlakına verilebilecek örneklerdendir. Kurduğu sofranın fotoğrafını paylaşmak, rapor verir gibi sürekli yer bildirimi yapmak vb. bu duruma verilebilecek örneklerdendir.

Dijital platformlarda yayılan dizi-filmlere gelirsek bu sektör de adeta RTÜK kontrolünden kaçıp kendilerini internet sitelerine ya da sosyal medya kanallarına atmış durumdalar. Televizyon kanallarındaki dizilerin, filmlerin, programların ahlak yönünden kalitesiz oldukları yetmiyormuş gibi bazı dijital platformlarda ahlaki olmayan davranış limitleri zorlanıp sınırsızlaşmak (özgürleşmek) isteniyor.

“Dijital platform dizi ve filmleri’’ yabancı yapımların yanı sıra özellikle Batı kaynaklı kültürün benimsendiği yerli yapımlarda göze çarpıyor. Bu tür yapımlar içerisinde cinsel içerik, bozuk aile ilişkileri, şiddet, kan, silah, lüks arabalar barındırmakta olup; paranın nasıl, ne yollarla kazanıldığı, iş hayatı, manevi değerler, dostluk-arkadaşlık ilişkileri, menfaatsiz sevgi vb. yer almamaktadır. Dijital dünyada zaman geçiren özellikle çocukların ve gençlerin bilinçaltı yukarıda saydığım yaşam biçimleriyle dolmaktadır. Bu tutum adeta yayın politikası haline gelmiştir ve dayatma usulü ile sürekli aynı yapıda dizi ve filmler verilerek ve de neredeyse istisnası olmadan bu tarz yapımlar yayınlanmaktadır. Tabiri caizse hem izleyiciye dayatırım bilinçaltını doldururum hem de oluşturduğum sektörde belli başlı kişilerle çalışırım ve bu şeklide maddi kazanım elde ederim mantığı güdülmektedir. Özellikle genç nüfusun çoğunluğuna da etki ettiğini yaşamdan örneklerle görmekteyiz. Amacı olmayan insanlık yaratılmaya çalışılıyor ya da onların ifadesiyle amacı sınır gözetmeksizin kişisel hazlar elde etmeye odaklı bir hayat geçirmek denebilir.

Dijital Dünya Ahlaklı Bir Yer Olabilir

Öncelikle dijital dünya hizmetlerinden ölçülü, ahlaki bozulmaya maruz kalmadan yararlanmak mümkün ve gereklidir.

Sosyal medya, haber siteleri, görüntülü görüşme uygulamaları, bilgisel okunabilecek siteler, eğitici film-belgesel izlenebilecek video kanalları, mesleki alanının ile ilgili bilgilendirici ya da günlük hayatında yararlı olabilecek videolar, devlet hizmetlerinden faydalanabilecek uygulamalar, alışveriş, ulaşım, tahsilat vb. hizmetlerle ilgili uygulamalardan yararlanılabilmektedir.

Diğer taraftan sadece kullanıcı olmakla kalmayıp üreticiler olmak zorundayız. Ancak dijital dünyada da üretirsek faydalı olabilir ve o platformu ‘’Ahlaklı Dijital Dünyaya’’ dönüştürebiliriz.

Sosyal iş platformlarında; iş tanımı, süresi ve karşılığında alacağın ücreti belli işler yerine getirildiğinde farklı firmalara iş hizmeti verilebiliyor. Yabancı firmaların ağırlıkta olduğu internet siteleri üzerinden bu çalışma yapılabiliyorken günümüzde belirli ölçekteki yerli firmalar da çalışanlarını iş üzerinde deneyip görme usulü ile dijital platformlar üzerinden çalıştırmaya hazırlanıyor.

Mesleki alanlarının uzmanları dijital platformlarda kendi konuları ile ilgili bilgilendirici eğitici paylaşımlarda bulunabilirler. Buna örnek olarak eğitimciler (öğretmenler) kendi branşları ile ilgili ders anlatım videoları çekip sosyal medyada ücretsiz olarak paylaşabilirler. Bu örnek; insanların dijital platformu kullanarak gayet ahlaki bir tutumla bilgilerinin, tecrübelerinin infakını yapabileceklerini gösterir. Ayrıca diğer meslek gruplarından insanlar da kendi alanlarında bilgilerinin infakını benzer eğitici animasyonlar, videolar, bilgilendirici paylaşımlar yaparak gerçekleştirebilirler. Özellikle çocuklara yönelik bol animasyon içeren, ilgi çekici, akılda kalıcı, eğlendirici ve öğretici videolar hazırlayıp dijital platformlarda paylaşarak toplumun her kesiminden insan ile buluşturabilmeliyiz.

İnsani yardım kuruluşları da farklı kesimden farklı bölgeden insanlara daha kolay ulaşabilmek için dijital platformda bulunan internet sitelerine ve ilgili yazılımlara sahiptirler. Yardım kuruluşlarının internet siteleri işlerini kolaylaştırıcı yazılımlara sahip olduğu gibi sıfırdan fikir üretmek, yardım projeleri ortaya çıkarmak isteyen topluluklar da fikrin taslak-ham halinden sonra yazılımını faydalanabileceği şekilde oluşturması gerekmektedir. Güçlü ve doğru yazılımlardan alınabilecek fayda ile insanın iş gücü azalacak, harcadığı zaman kısalacak, parası planlı kullanıma uygun hale gelecek, işte oluşabilecek riskler azalacak ve daha kapsamlı bir iş çıkması sağlanacaktır.

Günümüzde her türlü iş dijital platformlardan yürümeye başlarken ahlaklı bir Müslümanın önce bunu kullanmayı öğrenmesi, (yetişkinler özellikle yakınlarındaki gençlerden kısa sürede öğrenebilirler) kendini koruma altına alabilmesi ve sonrasında da öne geçerek aktif biçimde hayırlı işlerine araç olarak kullanabilmesi gerekmektedir. Dijital platformları hayır işlerine hizmet ettirmek istiyorsa bunun; platformun altında yatan yazılımı/programlamayı öğrenmekten geçtiğini unutmaması gerekmektedir. Bununla ilgili özellikle gençler için uygun olabilecek yazılım oluşturmaya yarayan çeşitli kodlama dilleri bulunmaktadır. Yazılımın en azından mantığının bilinmesi tüm ilgi gösterebilecek insanlar için elzemdir.

Sanat; insana insan aracılığı ile hayatı anlatmasıdır tanımından yola çıkarak aslında ne kadar etkili bir anlatış biçimi olduğunu görebilmekteyiz. Çünkü insana anlatan yine kendi türünden insan; yaşadığı sanal hayat ile izleyen insanın empati kurmasını sağlıyor. Yukarıda değindiğim gibi dijital platformlarda yer alan özellikle film ve diziler adeta insanların bilinçaltını amaçsız, anlamsız, hesapsız yaşam tarzlarıyla dolduran bir sektör olmuş durumdadır. Bu tür yapımların içerikleri günlük-anlık hazlar peşinde koşan tiplerle doludur. İçeriğinde bu tipleri sınırlandıracak yaşamını ahlaklı, amaçlı, anlamlı hale getirecek bir Kur’an (hayat rehberi) bulunmamaktadır. Dahası Kur’ani bir hayat tarzına yakın bir yaşayış biçimi de yer almamaktadır. Sinema görsel işitsel hareket olarak hayatın neredeyse bütün ögelerini barındırmaktadır. Bu yapısıyla da anlatımda ve örneklikte belki de en etkileyici araç olarak kullanılmaktadır. Bu kadar etkili bir sanat dalı olan sinemayı Kur’ani hayat tarzına özendirmek için araç olarak kullanabilmeli ve küçük büyük meblağlar demeden birbirimizi destekleyici yatırımlar yapmalıyız. Bu sanat dalında eğitimler görüp uygulama alanlarında genç nesillerin yer almalarına katkıda bulunmalıyız. Ahlak sahibi bir karakterin başından geçenlerin işlenebileceği, adaletin-hukukun sorgulandığı, Kur’ani ilkelerin yer aldığı yapımlar gerçekleştirilebilir, bu bağlamda mesajlar içeren kısa filmler çekilebilir.

Her ne platformda olursa olsun hukukun boşluğundan yararlanma düşüncesinde olan insan tipi için şu ayet armağan olsun:

De ki: “Size tek bir öğüdüm var: ister başkalarıyla beraber ister tek başınızayken, Allah’ın huzurunda bulunduğunuz gerçeğini asla (unutmayın)! … (Sebe 34:46)