EL-KAVÎ

Çok Kuvvetli, Mutlak Güç Sahibi

“Onlar, Allah’ın gücünü gereği gibi kavrayıp takdir edemiyorlar: nitekim Allah Kavî’dir, Azîz’dir.” (Hac 22:74)

“Anlayacaklar ki; kuvvet tümüyle Allah’a aittir” (Bakara 2:165)

Neden? Zira insanlar kendilerini bir başkasından üstün görmeye başladığı zaman ezen ve ezilen şeklinde toplum sınıflara ayrılmaktadır. Tek yaratan, ortak ata ve aynı ham maddeden gelmek hep şirk kafasının oluşturduğu elitik/sınıfsalcı toplum sistemini engellemek içindir. Zira tevhit adalet, şirk zulümdür.

“Gevşemeyin, üzülmeyin: eğer hakikaten inanıyorsanız, en üstün siz olursunuz.”

(Âl-i İmrân 3:139)

 

El-Kavî olan Allah’ın tecellisine medar olmanın yollarından biride vahdettir. Eğer bir yerde mü’minler üstün değilse, orada ihtilaflar tefrikaya dönüştürülmüş demektir. Şu ayet bu hakikati hatırlatır: “Ve Allah’a ve O’nun Elçisi’ne tabi olun ve birbirinizle didişmeyin! Sonra direncinizi yitirirsiniz, rüzgârınız da kesilir. Kesinlikle direnin, unutmayın ki Allah direnenlerle birliktedir.” (Enfal 8:46) Eğer müminler farklılıklarını zenginlik olarak görmezse zayıflar, güçleri kuvvetleri azalır ve mağlup düşerler. Bu yüzden Tevhid imanın, vahdet İslam’ın kuvvetidir.

Tek başına yaşaması bile mümkün olmayan, küçük ve zayıf bir yaprak karıncası düşünelim. Bu karıncaya el-Kavî olan Allah öyle bir güç yüklemiştir ki; 500 bininin oluşturduğu koloni bir günde ağacın yapraklarının tamamını kesip yuvasına taşıyabilir. Engelleri birbirlerine kenetlenerek aşıp, yola devam ederler. Asıl olan herkesin aynı olması ve düşünmesi değil, kimi asker, kimi işçi kimi de keşif karıncası olsa da önemli olan birlikte uyum içinde yaşayabilmektir. İslam ümmetinin vahdaniyetiyle kazanacağı güç sayesinde aşılmayacak engel yoktur.

 

 

 Kemal GÜRGER