ANALİZ

Doğanın İnsan Hayatı ile Entegrasyonu Bağlamında Furkan Suresi Bazı Ayetler Üzerinde Gönül Okumalarım

Fehmi YAĞLI

 

(36) İnsanoğlunun fiziksel olarak göremediği ancak soyut olarak varlığı bünyesinde hissedilen his, duygu, düşünce gibi özelliklerin kainattaki başka alemlerle irtibatlı olduğu;

 

Dünya hayatında insanla bağı olan his, düşünce, duygu, vicdan vb. melekeler dediğimiz görünmeyen varlıkların, yeryüzünün ahiret için yeniden yaratıldığında dünya semasının söz konusu varlıkların insanlarla olan münasebetlerini gösterecek şekilde olacağı;

 

Bulutların yağmur taşımasına benzer bir şekilde başka varlıkları da bünyesinde taşıyor olduğu;

 

Bulutların insanoğluyla bilim çevrelerince henüz tespit edilemeyen, bilinenlerin ötesinde henüz keşfedilmeyen çok daha farklı özelliklere sahip olduğu;

 

Yeryüzüne yönelik kamera kayıtlarının bulutlarla ilişkili olabileceği;

 

Şu anda içerisinde yaşadığımız yeryüzü semâvâtının gün gelecek farklı bir fiziki değişime uğrayacağı;

 

Yeryüzü semâvâtının fiziki değişime uğradığı çağda yaşayan insanların hem kendilerinin hem de yeryüzünde yaşamış tüm insanların ilahi sınav sonuçlarını gözlemleyebilecekleri;

 

Yeryüzü semâvâtının fiziki değişim sürecinin kıyametin başladığının göstergesi olabileceği;

 

Mekânsal olarak meleklerin arzın dışında bulunduğu;

 

(37) Doğal afetler sonucu toplu ölümlerin yaşandığı felaketlerden çıkarılması gereken ibretler olacağı; yaşanan doğa olaylarında ortaya çıkan afet gibi durumlara insanların kendi tercihlerinin neden olduğu;

 

Yaşanan sel felaketlerinin yaşandığı bölge halklarınca sıradan bir doğal afetmiş gibi geçiştirilmemesi gerektiği;

 

Sel felaketi yaşayan bölge halkının yaşadıkları bu doğal afeti ilahi bir uyarı olarak algılamaları gerektiği;

 

(38) Dünya tarihinde helâke uğrayan insan topluluklarının düştükleri durumdan yaşamakta olan yeryüzü insanlığının ibret alması gerektiği;

 

(39) İnsanlığın tamamı insan fıtratına uygun yaşamsal ilkelerin kapsam alanına sokulmadığı müddetçe elem verici dramatik tabloların yeryüzünden eksik olmayacağı;

 

İnsanlık tarihinde helâk edilen toplumların yaşantıları, kurulu düzenleri, ahlaki anlayışları incelenerek benzer bir yaşantıdan uzak durulması gerektiği;

 

Allah’ın (cc) kitaplarında verdiği misaller insanların tedbirli yaşamaları ve benzer hatalara düşmemeleri için olduğu;

 

(41) İnsanın doğru ve hak olanın tarafında yer almamasının nedeninin bencillik olduğu;

 

Doğal afetler sonucu insanların yaşadıkları belaları ilahi bir uyarı olarak takdim edenleri bilimsel gerekçelerle itibarsızlaştırmaya çalışanların Nebileri yalanlama konumuna düşecekleri;

 

Allah (cc) tarafından görevlendirilen Nebi ve Elçilerin insanların zihinlerindeki İlah düşüncesini düzgün hale dönüştürmek için olduğu;

(44) İnsanoğlunun, Allah’ın varlık alemindeki ve Nebilere gönderdiği ayetler çerçevesinde sunulan sözleri aklını kullanarak dinlemeleri gerektiği;

 

Aklını kullanmadan, sorgulamadan dini hususlarda kayıtsız şartsız tabi olmanın koyunlardaki sürü mantığıyla benzer olduğu;

 

Kevni ve Kur’an ayetlerinin verdiği mesajlar çerçevesinde aklını kullanarak sorgulamadan, koyunlardaki sürü mantığı ile dinde yol tutanların kolayca sapıklığa düşebilecekleri;

 

Manevi yaşantı açısından insanların toplu olarak hareket etme içgüdülerine sahip oldukları;

Cemaat, tarikat vb. faaliyetler içerisindeki insan topluluklarının ilahi mesajları asıl kaynağına dayandırarak akıllarını kullanmadıkları takdirde çok kolay sapıtabilecekleri;

 

İnsan topluluklarındaki “sürü mantığı” gereği kişilerin duyduklarını akıl süzgecinden geçirmeden kabul etmelerinin sapıklığı artıracağı;

 

Her canının istediğini (arzularını) Kur’an vahyi ile kontrol etmeyen insanların inanç bakımından “sürü psikolojisi” ile hareket edecekleri;

 

Aklını kullanmaksızın mensubiyet bağnazlığı içerisinde olan insanlara Kur’an vahyinin tesir etmeyeceği;

 

İlahi vahiyden yoksun olan veya aklını kullanmayan insanların sürü mantığı ile hareket edecekleri;

 

İnsanın doğal hayattaki yaşanılan olayları işitip görüp aklını kullanarak ilahi mesajlar çıkarması gerektiği;

 

İnsanoğlunun doğal yaşama karşı duyarsız kalması halinde hayvanlardan daha kötü duruma düşebileceği;

 

(45) Bir toplumda hakkın, hakikatin, doğruluğun, güzelliklerin ve ahlakın azalması halinde yerini kötülüklerin, çirkinliklerin, sahtekarlıkların, yalancılığın ve ahlaksızlığın alacağı;

 

Nasıl ki her bir gölge yansımasının güneşin varlığına işaret ediyorsa, varlık aleminin gözlere ve zihne yansımasının da Yaratıcısına işaret edeceği;

 

Yeryüzü hayatında fen bilimlerine konu olan her ne var ise ilahi kurallar çerçevesinde cereyan ettiği ancak neticeye neden olan nesneleri değil Yaratıcıyı görmek gerektiği;

 

Bizler için şu an basit sıradan bir olay olarak görülen “gölge” ve hareketinin Âyet-i Kerime de konu edilmesinin ilerleyen zamanlarda üzerinde bilimsel keşifler yapılabilecek olmasına işaret olabileceği;

 

Varlık aleminin canlılığı, her an hareket halinde olma özelliğinin Yaratıcı (cc) tarafından konulmuş vazgeçilmez bir kural olduğu;

 

Varlık aleminin bir neden-sonuç ilişkisine dayalı olarak mevcudiyet kazandığı;

 

(46) Gölgenin güneşe, rüzgarın yağmura, suyun doğanın canlanmasına işaret ettiği gibi insanoğlunun hayatında karşılaştığı her bir olayın yaşamında işaret edeceği başka bir eylemin nedeni olacağı;

 

(47) Gecenin insan hayatında tercihe bağlı olarak manevi duygularının tavan yaptığı zaman dilimi olduğu;

 

Yeryüzü yaşamının doğal akışında mutlaka insanoğlunun yararına bir durumun söz konusu olduğu;

 

(48) İnsanoğlunun yaşadığı hayatta başından geçen olayların nasıl neticeleneceği hususunda öncesinde işaretlerin olacağı;

 

(49) Yeryüzünde bitkilerin, hayvanların ve insanların vazgeçilmez önemli yaşam kaynaklarından birisinin de su olduğu;

 

Yeryüzündeki doğal yaşamın insan yaşamıyla ilişkili ve ilintili olduğu;

 

(50) Tabiat yasalarına bağlı olarak cereyan eden yeryüzü yaşamının Allah’la ilişkilendirilmemesinin “Küfür” olarak nitelendirildiği;

 

Allah’ın (cc) koyduğu yasalara bağlı olarak sürmekte olan yeryüzü yaşamının kural dışılığını iddia etmenin “küfür” olacağı;

 

Yaşam koşullarındaki kişi müdahalesi, insanların çoğunun nankör ve inkârcı olmasına neden olacağı;

 

Doğal yaşamın her anında ve merhalesindeki teferruatın varlığı, insanoğlunun aklını kullanarak inançsızlık bataklığına düşmemesi için olduğu;

 

(51) Yeryüzü hayatındaki akışın, insanlar için uyarıcı bir niteliğe sahip olduğu;

 

(52) İnkarcıların inançla ilgili iddialarını çürütmenin en kolay yolunun doğal yaşamdaki olaylara dikkat çekmekle mümkün olacağı;

 

(53) Doğal hayattaki bilimsel kuralların aksine suların birbirine karışmadığı yeryüzündeki bazı yerlerin varlığı ilahi kudrete dikkat çekmek için olduğu;

 

Yeryüzü hayatının Allah (cc) tarafından konulmuş yasalar çerçevesinde sürdüğü;

 

(54) İnsanlık ve hayvanatın üremesindeki sudan ibaret bir damla meninin, kime tapılması, kime kulluk edilmesi gerektiği ve kimin kudret sahibi güçlü olduğuna işaret ettiği;

Furkan Suresi düşünsel okumalarımdan zihnime yansıdı.

 

Estağfirullah… Estağfirullah… Estağfirullah…

Kur’an okuyunuz. O’nu okudukça kişiye özel zihinsel yansımalarını keşfedeceksiniz. Doğrusunu Allah (cc) bilir.[2]