Çocuk İşçiliğinin İki Türü: Çocuk Oyuncular ve Kömür Çocuklar

Çocuk İşçiliğinin İki Türü: Çocuk Oyuncular  ve Kömür Çocuklar

Kur'an'i Hayat Dergisi - Hayatın İnşası İçin

Çocuk işçiliği hem tarihsel hem de çağımızda güncelliğini koruyan bir vakıadır. Orta Çağ’da çocuklar ebeveynlerine küçük işlerde yardımcı olmuşlardır. Eğitimleri ile çalışma hayatları iç içe geçmiş, lonca teşkilatları aracılığıyla çırak-kalfa-usta aşamalarından geçmişlerdir. Sanayileşme döneminde ekonomik olarak büyük bir sıçrama gerçekleşmiş bu sıçrama iş gücüne olan ihtiyacı arttırmıştır. Kapitalist işletmeler, üretim maliyetini düşürmek için çocukların ve kadınların emeklerine başvurmuşlardır. Çocuk işçiler/emekçiler fabrika, maden, atölye gibi tehlikeli ve sağlıksız ortamlarda çalışmaya başlamıştır. 19. yüzyıl, yoksul çocuklar için çok ağır şartlar içinde geçerken, aynı yüzyılda Rönesans ve reform hareketlerinin etkisiyle şekillenen aileler ise çocuğun yerinin fabrikalar değil okul olduğu anlayışı ile hareket etmiştir. Yine bu yüzyılda Batı toplumlarında çocuğun değerli olduğu algısı yerleşmeye başlamıştır. 1

Yirminci yüzyılın son on yılında küreselleşme ve neoliberalizmin etkisiyle somut emek biçimlerine bilgi, enformasyon, duygusal ifade, ilişkiler gibi soyut emek biçimleri dâhil oldu. Sermaye sahipleri bu yeni emek biçimlerini kendi lehine dönüştürmek için tekrar çocuk işçiliğine başvurdu. Ayrıca ailenin ve toplumun geleceği için önemi fark edilen çocukların değerinin artmasıyla eğitim, teknoloji, oyuncak, sağlık, giyim gibi alanlarda çocuklar bir pazar ögesi olarak da sermaye sahiplerinin ilgi alanına girdi. Böylece çocuk algısında çift taraflı bir değişim gerçekleşti.

Bu çalışmada, Türkiye özelinde çocuk işçiliğinin iki türü üzerinde gerçekleştirilen araştırmaları sunacağız. Bu araştırmalardan biri Tülay Tekin Yılmaz’ın “Çocuk İşçiliğinin Yeni Formları: Çocuk Oyuncular” ile Ömer Miraç Yaman ve İhsan Yılkan’ın ortak araştırması olan “Kömür Çocuklar: Çocuk İşçiliğinin Farklı Bir Görünümü Patnos Örneği” başlıklı makaleleridir.

Çocuk Oyuncular

Günümüz dünyasında çocuk işçiliğinin yeni bir formu olarak medya sektöründe çalışan çocuk oyuncular dikkat çekmektedir. Her gün sayıları daha da artan çocuklar, aileleri, özellikle anneleri tarafından reklam ajansları adı altında faaliyet gösteren şirketlere kaydedilmektedir. Reklam, dizi ve filmlerde çalışan çocuk oyuncuların emeğinden büyük oranda yararlanılmaktadır. Ancak tüm dünyada farklı alanlarda çalışan çocuk işçilere yönelik yasal düzenlemeler yapılırken aynı yasal düzenlemeler medyada çalışan çocuklar için yapılmamaktadır. Yine toplumlar çocuk işçilere yönelik hassasiyete sahipken aynı hassasiyet medyada çalışan çocuklar için gösterilmemektedir.

Medya sektöründe çocukların tercih edilmesinin birçok nedeni vardır. Bu temel nedenlerden biri günümüz kapitalist toplumunda insan değerinin ne kadar ürettiği ile değil, ne kadar tükettiği ile ölçülmesidir. Bu anlayış beraberinde bireyi üretilenleri tüketime zorlamakta, toplumları tüketim toplumuna dönüştürmektedir. Bu dayatmacı kültür, hem yetişkinleri hem de çocukları hedef kitlesine dâhil etmektedir.

Üretim ve pazarlama yapan şirketler, ürettikleri ürünleri çocukların ailelerine nasıl satacaklarına dair psikologlardan destek almaktadırlar. Yapılan araştırmalara göre ebeveynler tüketim konusunda dörde ayrılmaktadır. Çocuklar ise ebeveynlerine bir şeyleri aldırma stratejileri açısından “ayak diremek, sızlanmak” ve “gerekçe göstermek” şeklinde ikiye ayrılır. Ebeveynlerden en büyük grup çocukların ayak diretmesi ve sızlanmasından etkilenmemekte, ihtiyaç eksenli hareket etmektedir. Bu gruptaki ebeveynler zengin ve seçkin kimselerdir. Diğer üç gruptaki ebeveynler ise çocukların ayak diretmeleri ve sızlanmalarına karşı daha duyarlıdırlar. En küçük grup oyuncakları kendileri için de alan genç ebeveynlerdir. “Yüz veren grupta” ise çocuklarına yeterince vakit ayıramayan ya da tek başına yaşayan anneler veya çatışmalı ebeveynler vardır. Bu gruptaki ebeveynler, çocuklarına gereksiz şeyler almakla hata yaptıklarını, reklamların çocuklarını hedeflediğini bilmekle beraber yine de ne alacaklarına reklamların yönlendirmesine göre karar verirler. Reklam ajansları da bu ebeveyn türlerine göre stratejisini belirler.

Bir ürünün geniş kitlelere ulaştırılabilmesi ve pazarlanabilmesi için sevilen ünlülerin ürünlerin tanıtımını yapması gereklidir. Ancak bu ünlülerin tanıtımda kullanılması oldukça maliyetlidir. Bu durum, şirketleri ürün tanıtımları için çocukları kullanmaya yöneltmiştir. Yapılan araştırmalar, çocukların reklam filmlerinde yer almasının izleyiciye daha sevimli ve eğlenceli geldiğini ortaya koymaktadır. Çocuklar, bu gücün fark edilmesiyle birlikte reklam, dizi, film ve yarışmalarda daha çok görünür hâle gelmişlerdir.

Tülay Tekin Yılmaz, medya sektöründe çocukların işe başlaması ve çalışma koşulları hakkında İstanbul’da bir araştırma yapmıştır. Bu araştırmayı, çocukları reklam, dizi ve sinema filminde rol almış sekiz kadınla gerçekleştirmiştir. Ayrıca sektör hakkında daha fazla bilgi sahibi olmak için eski bir reklam ajansı sahibi ile de görüşmüştür. Bu görüşmelerini yarı yapılandırılmış soru formu kullanarak gerçekleştirmiştir. Bu görüşmelerde şu sonuçlara ulaşmıştır:

•Çocuğunun sevimli ve şirin olduğu konusunda emin olan anneler reklam ajanslarına başvurur. Çocukların fotoğrafları çekilir, ajansların 

kataloglarında yerini alır. Uzun bir beklemenin sonunda ajanslara çağrılmayan ya da deneme çekimlerine çağrılıp kabul edilmeyen çocukların anneleri umutsuzluğa kapılırlar. Çocuğunun birileri tarafından beğenilmediğini kabul etmek zorunda kalırlar. Eğer çocuk beğenilmediğini fark edecek yaşta ise daha sektöre girmeden psikolojisi bu durumdan etkilenir.

•1970’lerden sonra üretimin fabrikalar dışına taşması sonucunda bilgi, iletişim, hizmet gibi gayri maddi emek türleri ortaya çıktı. Bu gayri maddi emek, fabrikanın duvarları arasına sıkışmadığı için hemen fark edilmemektedir. Günümüz dünyasında kapitalizmin emek piyasasında yarattığı bu değişim, medya sektöründe çalışan çocukların çalışma koşullarının niteliğini ortaya çıkarmaktadır. Örneğin; kimi çocuklar uyku saatlerine dikkat edilmeden 15-16 saat setlerde bekletilmekte, rapor alınarak öğrenim hayatlarına ara verilmekte ve herhangi bir sosyal güvenceleri de bulunmamaktadır. Anneler ile yapılan görüşmelerde çocukların çalışma koşullarına dikkat edilmediği gibi annelerin çocuklarının yasal hakları ile ilgili bilgilerinin olmadığı da ortaya çıkmıştır.

•Medya sektöründe çalıştırılan çocuklara makyaj yapılması ve zaman zaman yetişkin rolleri canlandırmaları onları yetişkinlerin, dünyasına daha fazla yaklaştırmaktadır. Ayrıca henüz kişilikleri oturmayan çocukların canlandırdıkları rollere kendilerini kaptırarak kimlik kargaşası yaşamaları tehlikesi de bulunmaktadır.

Kömür Çocuklar

Çocuk işçiliğinin birçok farklı türü üzerinde araştırmalar bulunmaktadır. Örneğin; tarımda çalışan, mendil satan, boyacılık yapan, simit satan, çöp karıştıran çocuklar üzerinde araştırmalar yapılmıştır. Ömer Miraç Yaman ve İhsan Yılkan ise ortak bir araştırma ile çocuk işçiliğinin daha farklı bir görünümü olan kömür çocuklar üzerinde bir araştırma gerçekleştirmişlerdir. Kömür çocuklar adından da anlaşılacağı üzere kömür satan çocuklardır. Bu çocuklar, apartman ve resmî kurumların çöplerini çıplak elle karıştırarak yanmamış kömürleri ayıklayıp satarlar. Bu sorun, Türkiye’nin soğuk, doğal gaz olmayan bazı doğu illerine mahsustur.

Yaman ve Yılkan, araştırmaları için Ağrı’nın Patnos ilçesinde kömür işçiliği yapan 12 çocukla görüşmeler gerçekleştirmişlerdir. Bu çocukların yaşları 9 ila 15 arasında değişmektedir. Çocuklarla daha iyi iletişim sağlamak için yarı yapılandırılmış soru formu kullanmışlardır. Çocukları kömür işçiliğine sürükleyen nedenleri, riskleri, ailelerinin kömür işçiliği yapmalarına tepkileri, toplumda nasıl karşılandıkları gibi soruların cevaplarını aramışlardır. Böylece çocukların sosyo-ekonomik durumlarını ele almayı hedeflemişlerdir. Bu bağlamda şu bulgulara ulaşmışlardır:

•Çocukların sosyo-demografik özellikleri benzerlikler taşımaktadır. Çocukların benzer yaşlarda bu işe başladıkları, 14-15 yaşlarında bu işi bırakıp çoğunlukla başka illerde inşaatta çalışmaya yöneldikleri, genellikle 6. sınıfta okulu terk ettikleri, okulu terk eden bazı öğrencilerin gerekçelerinin öğretmen şiddeti olduğu bilgisine ulaşılmıştır.

•Çocukların aile bireylerinin tamamına yakınının çalıştığı, kalabalık ailelerde yaşadıkları, evlerinin yetersiz olduğu ve köylerden şehir merkezine göç ettikleri bilgisine ulaşılmıştır.

•Çocuklar kömür işçiliği işine ailelerine katkı sağlamak için başlamışlardır. Bazı çocuklar kendi rızaları ile bazıları ise ailelerinin isteği ile çalışmaktadır. Bazı çocuklar ise borçları olduğu için bu işe yöneldiklerini ifade etmişlerdir.

•Çocuklar günlük 3-4 torba kömür topladıklarını, 15 ila 40 lira arasında kazançları olduğunu ifade etmişlerdir. Kömür işini tercih etmelerinin nedeni diğer işlere –ayakkabı boyacılığı gibi- göre parasının daha fazla olmasıdır.

•Kömür toplayan çocuklar eğitim hayatlarında ve sokakta, toplum ve kömür alıcıları tarafından dışlanmaktadırlar.

•Çocuklar mide bulantısı, ellerinin yanması, baş ağrısı, baş dönmesi gibi sağlık sorunları yaşamaktadırlar. Çocuklardan bazıları bu sağlık sorunlarının kömür toplamaktan kaynaklandığını bile fark edememektedir.

•Çocukların boş zamanları yoktur. Genellikle hafta içi okula gitmekte, hafta sonu da çalışmaktadırlar. Sadece eve erken gidebildikleri günlerde ya uyumakta ya da oyun oynamaktadırlar.

•Çocukların çoğunlukla babaları ve abileri inşaatta çalışmaktadır. Çocukların çoğu da gelecek beklentisi olarak inşaatta çalışmayı, bazıları ise belediyede işe girmeyi, lokantasının olmasını, üniversiteye gitmeyi hedeflemektedir. Bazılarının ise hiçbir gelecek beklentisi yoktur.

•Çocukların tamamı devletten kendilerine sahip çıkmaları, yaşadıkları yerde iş imkânları oluşturmaları, ihtiyaç sahiplerine yardım etmeleri, kız çocuklarını okutmaları gibi beklentiler içerisinde olduklarını ifade etmişlerdir. Toplumun çocuklara sahip çıkmasının ve bu tarz işleri çocuklara yaptırmamanın gerekliliğine değinmişlerdir.

Sonuç

Medyada çalışan çocuklar dışarıdan bakıldığında pırıltılı ve imrenilesi bir hayatın herkes için ulaşılabilir olduğu görünümü vermektedir. Bu izlenim, çocukları üzerinden görünür ve ünlü olmak isteyen ebeveynlere umut vermektedir. Ancak ebeveynler bu arzularına engel olmalıdır. Sanayide çalışan çocuğun eğitimden ve oyundan mahrum kalması bizi nasıl üzüyorsa aynı şekilde medya sektöründe çalışan çocuklara da duyarsız kalınmamalıdır. Dışarıdan bakıldığında pırıltılı sanılan hayatları bizi yanıltmamalıdır. Henüz kendi hayatları üzerinden karar alma yetenekleri olmayan bu çocukların emekleri üzerinden aileleri, reklam ajansları, ürün pazarlayan şirketler para kazanmaktadır. Bu çocukların da sömürülme ihtimalleri bulunmaktadır. Bu sömürüyü engellemek için medya sektöründe çalışan çocukların çalışma biçimlerinin hukuksal ve yasal olarak tanımlanması ve düzenlenmesi gerekmektedir.

Kömür işçiliği yapan çocukların çalışma nedenlerine bakıldığında aile gelirine destek olmak, yoksulluk, kalabalık aile, kente göç gibi nedenler öne çıkmaktadır. Çocukların okuldan uzaklaşmalarının en önemli etkeni ise çalışmanın onlar için bir zorunluluk olmasıdır. Yapılan araştırmalar çocukların çalışma hayatından çekildiğinde okuldan ayrılma oranlarının azaldığını göstermektedir. Bu durumda çocuk işçiliğinin çözümü noktasında hem siyasi hem de toplumsal kararlılık önem arz etmektedir. İlköğretim yasalarının uygulanması, çocuk işçi çalıştıran kurumların düzenli denetlenmesi, bu kurumlara gereken cezaların verilmesi, uluslararası mevzuatın hayata geçirilmesi gerekmektedir. Çocuk işçiliği hakkında toplum bilinçlendirilmeli ve aile, okul, hastane gibi kurumlar ortak çalışmalıdır.

* Bu yazı, Tülay Tekin Yılmaz’ın “Çocuk İşçiliğinin Yeni Formları: Çocuk Oyuncular” ile Ömer Miraç Yaman ve İhsan Yılkan’ın ortak araştırması olan “Kömür Çocuklar: Çocuk İşçiliğinin Farklı Bir Görünümü Patnos Örneği” başlıklı makalelerinden yararlanılarak hazırlanmıştır.

Kur'an'i Hayat Dergisi - Hayatın İnşası İçin
Kur'an'i Hayat Dergisi - Hayatın İnşası İçin

Bu sayfa, Kur'ani Hayat Dergisi'nin resmi sayfasıdır. Dergiyi tanıtma amacıyla kurulmuştur.

Yorumlar