Ana Bölüme Geç
Kurani Hayat Yeni Sayı Kurani Hayat telefon

Kullanıcı girişi

Bir Ayet

“Rasul,
‘Ya Rabbi!’ diyecek,
‘Gerçek şu ki,
benim kavmim
bu Kur’an’ı devri
geçmiş bir mesaj gibi
terk etti!’...”
Furkan, 30

 

Kimler çevrimiçi

Şu an 0 kullanıcı ve 1 ziyaretçi çevrimiçi.

Kuran surelerin kimliği

Peygamber ve Çocuk - Mustafa ALTAŞ

Mart 6, 2010 yazan admin

GENÇ KALEMLER
Hz.Âdem’den, son peygamber Hz.Muhammed’e kadar gelen bir peygamberlik müessesesi mevcuttur. Rabbimizin biz insanları bu dünyaya kulluk (imtihan) için gönderdiğini biliyoruz. Bu da Kur’an-ı Kerim de Mülk suresi ikinci âyette “O, ölümü ve hayatı hanginizin daha güzel davranacağını sınamak için yaratmıştır: O mutlak üstün ve yüce olandır, eşsiz ve benzersiz bağışlayandır.” diyerek beyan edilmiştir.

Yüce Mevla’mızın Hz.Âdem’den Hz.Muhammed’e kadar göndermiş olduğu ve kıyamete kadar devam edecek olan dinin adı İslam’dır. Bu din iki temel esas üzerine bina edilmiştir: Vahiy ve Peygamberlik müessesesi. Vahiy dinin teorik kaynağı, Peygamber ise pratik kaynağıdır. Bu ikisini birbirinden ayırmak, hakikat ve hayatı birbirinden ayırmaktır. Peygamber ilahi vahyi hayata dönüştüren ilk muhataptır. Bundan dolayı peygamberler aldıkları mesajı önce kendileri hayatlarında yaşamışlar, insanlara örnek olmuşlar, sonra muhatap oldukları bu mesajı insanlara ve toplumlara eksiksiz olarak iletmişlerdir.
Bugüne gelecek olursak, bizler Rabbimizin ilahi kitabı Kur’an-ı Kerim ve pratik kaynağı peygamber örnek hayatının muhataplarıyız. Muhatap olduğumuz bu durumdan, çocuklarımızı da haberdar etme, onların Allah’a karşı sorumluluklarını hatırlatma gibi bir görevimizin olduğunu bilmeliyiz. Hatta bu görevimiz ve sorumluluğumuz ilk sıralarda yer almaktadır.
Çocuklarımızın hayatlarını ilahi mesajın belirtmiş olduğu anlam ve amaca uygun bir şekilde inşa etmeleri için kitabımız Kur’an ve pratik örneği Hz. Muhammed (s) başta Kur’an-ı Kerim’de geçen örnek peygamber hayatları ile tanışması elzemdir. Bu denli bir öneme sahip bu konunun sırtımızdaki yükü ağır görünmektedir. bu yazımızda çocuklarımızı peygamber ile tanıştırmanın yollarını aramaya çalışacağız.

Çocuklarımıza karşı sorumluluklarımızın en başında onları, bu dünyada bulunma anlam ve amacına uygun yetiştirmek, onların güzel davranışlar sergileyerek, kötülüklerden uzak iyilikler çersinde bir hayat yaşamalarını sağlamaktır.
Çocuklarımızın zihninde yanlış tasavvurlara yol açabilecek yüceltmeci, melekleştirici ya da indirgemeci, postacı anlayışına neden olabilecek söz, tavır ve davranışlardan kaçınmalıyız.
Örnek olabilecek bir durumdan çıkararak, ne göklere çıkarmalıyız, ne de yerin dibine geçirmeliyiz.
Kur’an’da yer alan peygamber kıssaları salt hikâye olsun diye konmadığını biliyoruz. Öyle olsaydı, Rabbimizin insanın hayatını Kur’an’a göre inşa etmeyi istemesine ters düşerdi. Her bir peygamber kıssasının özel bir örneklik teşkil ettiği kesin. Öyleyse her bir peygamber kıssasını ayrı ayrı ele alarak çocuklarımızın hayatlarıyla buluşturmalıyız. Onlara Kur’an kaynaklı bir anlatım sunarak, onları her türlü, hayattan ve örneklikten uzaklaştıracak, efsanevi ve hurafe anlatımlarından uzak tutmalıyız. Peygamber kıssalarında gizli; ahlak, edep, şahsiyet, kişilik, erdem, muvahhid, adalet, vb. değerleri gün yüzüne çıkarıp çocuklarımızın ana belleğine (tasavvuruna) yüklemeliyiz.
Anne-babalara (çocuk eğitimiyle ilgilenen herkese) dönerek Kur’an’daki kıssaları okumada şöyle bir çağrıda bulunabiliriz:
Ey anne-baba! Daru’l-Erkam’da peygamber kıssalarını oku ki; Tevhid-i Nübüvveti kavrasınlar (Bakara 2/285).
Ey anne-baba! Hz.Âdem’i (as) oku ki çocuklarımız; Rabbine karşı yapılan hatadan sonra nasıl tövbe edilir’i öğrensinler (A’raf 7/22-23).
Ey anne-baba! Hz. İdris’i (as) oku ki çocuklarımız; doğruluk ve dürüstlük abidesi nasıl olunur’u öğrensinler (Meryem 19/57).
Ey anne-baba! Hz.Nuh’u (as) oku ki çocuklarımız; bilmediğinden Allah’a sığınma, verilen görev (gemi yapma) sağına ve soluna bakmadan nasıl yerine getirilir’ini öğrensinler (Hud 11/38-47).
Ey anne-baba! Hz.Hud’u (as) oku ki çocuklarımız; Allah’a inkâr edenlerin, üstlerine çökmüş bir ahlakı kokuşmuşluğun olduğu toplumun, Allah’a gücü karşısında nasıl hurma kütükleri gibi devrildiklerini ve köklerinin kazındıklarını öğrensinler (Araf 7/71-72).
Ey anne-baba! Hz.Salih’i (as) oku ki çocuklarımız; Allah’tan af dilemeyenlerin mekânları nasıl viran ve ıssız kaldığını, buna rağmen iman edip sorumluluk bilinciyle hareket edenlerin kurtarıldığını öğrensinler (Neml 27/46-53).
Ey anne-baba! Hz.İbrahim’i (as) oku ki çocuklarımız; akıl yürütmenin, atalar dinini sorgulamanın, pazarlıksız imanın, Kâbe’yi (Allah’ın evi) dikmenin, oğlunu kurban etmenin (adamak), ateşe atlamanın, Nemrud’a; “Allah güneşi doğudan getirir, hadi sen de batıdan getir.” Hz.İbrahim’ce haykırmanın, Allah’a kayıtsız şartsız teslim olmanın yolunu öğrensin (Bakara 2/258, Enbiya 21/52-56)
Ey anne-baba! Hz.İsmail’i (as) oku ki çocuklarımız; teslim olmanın kurbancasını, bittim diyene zemzemin nasıl yetiştirildiğini, sabrın çocukçasını, babası Hz. İbrahim ile Kâbe’yi nasıl inşa ettiğini öğrensin (Saffat 37/100-113).
Ey anne-baba! Hz.İshak (as) oku ki çocuklarımız; çok ibadet edici bir kul nasıl olunuru, kişilik ve erdem sahibi nasıl olunur’u Allah tarafından anılmaya değer olunmanın yolunu öğrensinler (Enbiya 21/72-73).
Ey anne-baba! Hz.Lut (as) oku ki çocuklarımız; yapılan haksızlıkları açıkça dile getirmenin ve yapanları uyarmanın, hayasızlığa karşı duruşun, ahlaksızlığa karşı ahlakı savunmanın ve bozulmuş bir ortamda iman ailesini nasıl kurduğunun yolunu öğrensin (Ankebut 29/28-35).
Ey anne-baba! Hz. Yakup’u (as) oku ki çocuklarımız; sabretmenin Yakupcasını, koklama görevini yapan burnunun görme görevini nasıl yaptığının, güçlü bir kişilik ve keskin bir idrake nasıl sahip olduğunun yolun öğrensin (Sad 38/47, Enbiya 21/72-73).
Ey anne-baba! Hz.Yusuf ’u (as) oku ki çocuklarımız; atılan kör kuyuda Rabbine sığınmayı, Rabbine devamlı ve ısrarlı bağlanmanın, gömleğinin önden değil arkadan yırttırmanın, zindanı Medrese-i Yusuf’a çevirmenin, canına kasteden kardeşlerini affetmenin, adaletli yönetici olmanın yolunu öğrensin (Yusuf 12/4-101).
Ey anne-baba! Hz.Eyyüp’ü (as) oku ki çocuklarımız; insanlar arası düzeltmenin erdemliliğini, misafir kabul etmenin faziletini, güçsüz bırakan (bizar eden) dertten kurtulmanın yolunu öğrensin (Enbiya 21/83).
Ey anne-baba! Hz.Şuayb’ı (as) oku ki çocuklarımız; ölçüyü, tartıyı düzgün tartmanın, alışverişte hile yapmamanın, “Hakka varan her yolun kenarına kurulup Allah’a iman eden kimseleri türlü tehditlerle Allah’ın yolundan döndürmeye ve onu eğri büğrü göstermeye çalışanlarla” nasıl mücadele edilirin, yolunu öğrensinler (A’raf 7/85).
Ey anne-baba! Hz.Musa’yı (sa) oku ki çocuklarımız; beşiği nehir tarafından sallanan çocuğun Rabbine tevekkül etmeyi, Firavunun sarayında büyüyen gencin duruşunu, darda kalana Allah’ın yardımını, sihrin Allah’ın mucizesinin karşısında nasıl yok olduğunu, sihirbazların Allah’ın gücü karşısında nasıl secdeye kapandığını, Allah’ın hazinelerini göremeyen Karun’nun akibetini, cumartesi yasağını delerek Allah’ı aldatmaya çalışan İsrailoğullarının düştüğü durumu, Hz.Musa’ya açılan nehrin Firavun’a nasıl kapandığını öğrensin (Kasas 28/10-28, 31, 33-35, Neml 27/8-10, Taha 20/12-21).
Ey anne- baba! Hz.İlyas’ı (sa) oku ki çocuklarımız; Tevekkür’ün kazandırdığı dinamikliği, iyiliğin mükâfatı olduğunu, Sanatkârlar Sanatkârı Allah olduğunun farkına varmayı öğrensin (Saffat 37/123-130).
Ey anne-baba! Hz.Yunus’u (as) oku ki çocuklarımız; balığın karnındaki yolculuğun zorluğunu, selamete çıkmanın Allah’ın yardımıyla olacağını, görevi terk ettikten sonra pişmanlık ve duanın önemini öğrensin (Enbiya 21/87-88).
Ey anne-baba! Hz.Davud’u (as) oku ki çocuklarımız; güzel ses vereni tanımanın, saltanat ve hikmeti verene boyun eğmenin, hükmünde (kararında) hevasına değil Hakka uymanın yolunu öğrensin (Bakara 2/25, İsra 17/55, Maide 5/78-79, Enbiya 21/78-80, Neml 27/15-16, Sebe 34/10-11, Sad 38/17-26).
Ey anne-baba! Hz.Süleyman’ı (as) oku ki çocuklarımız; babadan kalan ilim ve hikmete sahip çıkmanın, atadan kalan mirasın külünü değil közünü taşımanın, hayırlı bir ömür için dua etmenin, Belkız’a İslam’a davetin Süleymancasının yolunu öğrensin (Sebe 34/12-13, Neml 27/15-44).
Ey anne-baba! Hz.Lokman’ı (as) oku ki çocuklarımız; babadan öğüt almanın; öğütlerin en güzelinin, Allah’a ortak koşmamanın; yapılan iyiliğin veya kötülüğün bir hardal tanesi kadar da olsa nerde olursa olsun Allah’ın onu ortaya çıkaracağını bilmenin; namazı dost doğru kılmanın; iyiliği emretme, kötülükten vaz geçirmenin; kibirlenmenin, şımarık yürümenin, kendini beğenip övünmenin Allah tarafından sevilmeyeceğinin; mutedil, alçak sesli olmanın övüldüğünün olduğunu öğrensin (Lokman 31/12-19).
Ey anne-baba! Hz.Zekeriya’yı (as) oku ki çocuklarımız; hayır işlerinde yarışmanın nasıl olduğunu, umarak ve korkarak istemenin nasıl olduğunu; “ya adayan ol, ya adanan ya da bahçıvan ol” Kur’ani prensibi gereğince bahçıvanlığın ödülünün ne olduğunu, temiz ve yumuşak kalpli, anasına ve babasına itaatli bir oğul olan Hz.Yahya’ya (as) nasıl kavuştuğunu öğrensin (Enbiya 21/89-90, Meryem 19/2-10, Âl-i İmran 3/38-39).
Ey anne-baba! Hz.İsa’yı (as) oku ki çocuklarımız; babasız dünya gelen Hz.İsa’nın doğumunu “Rabbin diyor ki “Bu benim için çok kolaydır; üstelik Biz onu insanlar için (canlı) bir âyet ve katımızdan bir rahmet kılacağız..” (Meryem 19/21) âyeti çerçevesinde anlaşılmasını, rızkın Allah’tan olduğunu, Tevrat’ı tasdik edici, Hz.Muhammed’i (s) müjdeleyici olanı (Saf 61/6), haddi aşmanın insanı Hz.İsa’yı ilah edinmeye kadar götüreceğini, iftiranın ahirette cezasının ne olacağını öğrensin (Tevbe 9/30-31, Maide 5/116-117, Âl-i İmran 3/59, Maide 5/73,75-84)
Ey anne-baba! Hz.Muhammed’i (s) oku ki çocuklarımız; önce O’nun insan olduğunu öğrensinler. Sonra Nebi-Rasul olduğunu öğrensinler. “Çünkü sen, muhteşem bir ahlak üzeresin.” âyetinin işaretiyle ahlakını öğrensinler. Âlemlere rahmet, güzel bir örnek olduğunu görsünler. Örnekliğinin hayatımızın her alanını kapsadığını, davet ve tebliğ görevimizin olduğunu bilsinler. İnanmak bir iddia, yaşamak ise ispat olduğunu aklından çıkarmasın. Düşmanlarına bile Muhammedü’l-Emin dedirten dürüstlük, doğruluk, yalan söylememe emanete riâyet özelliklerini iyi kavrasınlar. Bilinç, duygu ve eylem birliğini sağlasınlar. Allah’ı vekil edinme, O’na kulluk ve sığınmayı, O’nu tesbih etmeyi, O’ndan af dilemeyi, uykuyu ibadetle geçirmeyi öğrensinler. İyiliği emretme, kötülükten uzaklaştırmayı, namazını kılmayı, yumuşak huylu olmayı, kimden gelirse gelsin haksızlığa karşı direnmeyi, tezini güzel savunmayı öğrensin. Tavizsiz inancını yaşamayı öğrensin. Hülasa yaşayan Kur’an’ı öğrensin (Enbiya 21/107-109, Müzzemmil 73/1-5, İsra 17/70-79, Ahzab 33/21, Maide 5/67, Kafirun 109/1-6, Bakara 2/143, Fussilet 41/4, Şuara 26/214, Bakara 2/151, Müddesir 74/4-7, Hud 11/112, Nahl 16/123, A’la 87/1, Muhammed 47/19, Taha 20/132, Araf 7/199, Tahrim 66/9).
Sonuç olarak;
Peygamberler hayatın öznesidirler. Aldıkları ilahin mesajı insanlara taşımak ve hayatlarını O’nunla inşa etmelerini sağlamaktır. Rabbine karşı sorumlu birer anne- baba olarak bizler de çocuklarımıza ilahi mesajı iletme, O’nunla tanıştırma, dolayısıyla peygamber örnekliği kaçınılmaz bir yer teşkil etmektedir. Kur’an, peygamber misyonunu çağa, bir anlamda çocuklarımızın hayatlarına taşımamızı ister. Ya Rabbi! Hz.Muhammed’i çocuklarımıza sevdir. Sevindir çocuklarımızı. Evimizi Daru’l-Erkam yap. Evimizi cennetin şubesi kıl, Ya Rab! Âmin.

Mustafa ALTAŞ
Eğitimci
mustafa_altas_06@hotmail.com

Kaynaklar
- Mustafa İslamoğlu, Hayat Kitabı Kur’an, İstanbul, 2008.
- Mustafa İslamoğlu, Üç Muhammed, İstanbul, 2000.
- M.Asım Köksal, Ankara, 2005.
- Hatice Işılak, Alpaslan Durmuş, Ev Okulu, 2007.

PEYGAMBER İLAHİ VAHYİ HAYATA DÖNÜŞTÜREN İLK MUHATAPTIR. BUNDAN DOLAYI PEYGAMBERLER ALDIKLARI MESAJI ÖNCE KENDİLERİ HAYATLARINDA YAŞAMIŞLAR, İNSANLARA ÖRNEK OLMUŞLAR, SONRA MUHATAP OLDUKLARI BU MESAJI İNSANLARA VE TOPLUMLARA EKSİKSİZ OLARAK İLETMİŞLERDİR.

 

© 2010 Kuranihayat.com

İzinsiz ve kaynak gösterilmeden kullanılamaz. Ancak kaynak gösterip link vererek kullanabilirsiniz.

 

Aktif Medya