Ana Bölüme Geç
Kurani Hayat telefon

Kullanıcı girişi

Bir Ayet

“Rasul,
‘Ya Rabbi!’ diyecek,
‘Gerçek şu ki,
benim kavmim
bu Kur’an’ı devri
geçmiş bir mesaj gibi
terk etti!’...”
Furkan, 30

 

Kimler çevrimiçi

Şu an 0 kullanıcı ve 3 ziyaretçi çevrimiçi.

Kuran surelerin kimliği

Namazın Fıkhı - Vecdi AKYÜZ

Mart 4, 2010 yazan admin

İNCELEME
NAMAZIN FIKHI
Vecdi AKYÜZ
Prof.Dr., Marmara Üniversitesi İlahiyat Fakültesi fıkıh hocası
NAMAZ KAVRAMI

Tanımı: İslâm Dini’nin kelime-i şehâdetten sonra, birinci şartı namazdır. Aslında Farsça bir kelime olan “namaz”ın fıkıh dilindeki ve Arapça’daki karşılığı “salât”tır. Fıkıhta namaz, “Birtakım şart ve rükünlerden meydana gelen ve tekbirle başlayıp selâmla biten özel söz (zikir) ve hareketlerdir (fiil).“ Namaz bu ikinci manasıyla Kur’an-ı Kerim’de birçok defa tekrar edilir. Bunların yirmi yedisi zekâtla birlikte geçmektedir.

Hükmü ve Delili: Namazın kılınmasının hükmü, namaz çeşidine göre değişir: Beş vakit namazın kılınmasının akıllı ve bülûğa ermiş bir Müslümana farz olduğu Kur’an, sünnet ve icmâ ile sabittir.
“Namazı kılın, zekâtı verin, kendiniz için önden gönderdiğiniz her hayrı Allah katında bulacaksınız” (Bakara, 2/110).
Buna benzer âyetler ile Müslümanlar’ın özelliklerinden bahsederken, onların namaz kıldıklarını belirten âyetler Kur’an-ı Kerim’de çoktur.
“İslâm Dini beş temel üzerine kurulmuştur: (1) Kelime-i Şehâdet, (2) Namaz kılmak, (3) Zekât vermek, (4) Haccetmek, (5) Oruç tutmak.” (Buhari, iman, 37; Müslim, iman, 1).
Namazın farz kılınmasından beri Müslümanlar namaz kılmışlar ve bütün âlimlerce namazın farz olduğu kabul edilmiştir. Bu ise bir icmâ-ı ümmettir.
Mekke’de hicretten bir buçuk yıl önce Mirac Gecesi’nde farz kılınan namaz, zarûrât-ı diniyedendir. Bunun için beş vakit namazın, hem farz olduğuna inanmak hem de onu yerine getirmek farzdır. Namaz kılan, dünyada borcunu ödemiş ve âhirette de sevâba nâil olmaya hak kazanmış olur. Namazı terk eden Müslüman hatalı ve günahkârdır, inkâr eden ise kâfir olur.
Namazın Amaçları ve İşlevleri
Kur’an-ı Kerim yeryüzünde Allah’ın hükümranlık atmosferini yaratması gayesiyle, günde beş vakit cemaat namazı kuralını koymuştur. Mümin böylelikle her namaz süresince birkaç dakika Yaratıcısına teslimiyet ve şükrünü eda etmek için, bütün maddî ve şahsî menfaatleri terk eder. Haklar ve görevler karşılıklı olduğundan, namaz insanın görevi, Yaratıcısının ise bir hakkıdır.
Kur’an-ı Kerim’e göre her şey kendi tarzınca Allah’a hamd ve O’nu tesbih eder: “Yedi gökle yer ve bunların içinde bulunanlar O’nu tesbih ve tenzih ederler. Hiçbiri hariç olmaksızın, hepsi O’na hamd ile tesbih eder. Fakat siz, onların tesbihini iyi anlamazsınız. O, hakikaten Hakîmdir, Yarlıgayıcıdır” (İsra, 17/44; Hac, 22/18). Müslümanlar’ın namazı bir bakıma bütün yaratıkların muhtelif ibadet şekillerini bir arada toplamaktadır.
Namaz esas itibarıyla üç unsurdan ibarettir: (1) Kalbin Huşûu: Allah’ın azamet ve celâli (kibriyâsı) karşısında zaaf ve yetersizliğimizi bilmekten ileri gelen tevazu hissi. (2) Ezkâr (Sözler): Allah’ın bu mutlak üstünlüğünün uygun sözlerle ifade ve ikrarı. (3) Fiiller: Vücut ve bütün organların hürmete uygun duruş alması.
Bilindiği gibi, beş vakit namaz, Müslümanlara Hz. Peygamber’in miracı sırasında farz kılınmıştır. Bundan başka Hz. Muhammed (s), “Namaz müminin miracıdır, yani bir müminin namazı Allah’ın huzuruna yükseldiği bir miracıdır” buyurmuştur. Mümin, namaz kılarken ve namazın sonunda Allah’ın huzuruna çıkar.
NAMAZIN YÜKÜMLÜSÜ
İslâm Dini’nin emirlerini yerine getirmek için Müslüman olmak şarttır. Başka bir dinden olanlar bu emirleri yerine getirmekle mükellef değildir. Müslüman olmayanlar öncelikle iman etmekle mükelleftir, iman etmek onlar için en büyük ibadettir. İslâm dininin emirleri akıllılar için farz olduğundan, namazın farz olması için de akıllı olmak şarttır. Ergenlik çağına ulaşmamış kimselere namaz farz değildir; ancak yedi yaşından sonra çocuklara namaz kılmayı öğretmek ve onları yavaş yavaş namaza alıştırmak gerekir. On yaşında çocuğun bu özelliği kazanması şarttır.
NAMAZ KILINAN YER
Namaz, temiz olan her yerde kılınabilir. Bu, hem tek başına hem de cemaatle kılınan namazlar için geçerli bir hükümdür. Ancak Müslümanlar, tarih boyunca, cemaatle kılınan namazlar için büyük şehirlerin merkezlerinde ulucami, semtlerde ve diğer yerlerde ise semt camisi veya mescit yapmışlardır. Müslümanlar evlerinin bir köşesini namaz kılınacak yer olarak ayırabilir ve burasını daima temiz şekilde tutabilirler.
Namaz kılınacak yerle ilgili en önemli ilke, bu yerin necasetten uzak olması ve huzur içinde namaz kılmayı sağlayacak özelliklere sahip bulunmasıdır. Namaz, toprak veya onun dışında yaygı, kilim, seccade vb. üzerinde kılınır; necaset de bu yerde veya yakınında, az veya çok olarak bulunabilir:
NAMAZIN ÇEŞİTLERİ

Namazlar, kılınmasının gerekliliği ve sevabı açılarından farz, vacip ve nafile namazlar olarak üçe ayrılır.
Farz Namazlar
Beş Vakit Namaz ve Kazası: Bir gün içinde kıldığımız beş vakit farz namaz, ilk ve son sünnetleriyle birlikte şunlardır:
a) Sabah Namazı 2+2=4,
b) Öğle Namazı 4+4+2=10,
c) İkindi Namazı 4+4=8,
d) Akşam Namazı 3+2=5,
e) Yatsı Namazı 4+4+2+3=13
17’si farz olmak üzere vacip ve sünnet çeşitleriyle birlikte günde toplam kırk rekât namaz kılınır.

Beş vakit namaz, bir insanın günlük hayatının akışı içerisinde önemli bir yer tutar, ona bir disiplin ruhu aşılar: Uykuya Yaratıcı’sını hatırladıktan sonra yatan Müslüman, sabah kalkınca O’nu unutmayacak ve yeni bir güne başlamış olacaktır. Öğleye kadar çalışmalarını sürdürecek, kendisine bu imkânı veren, onu sonsuz ve karşılıksız nimetlerle donatan Yüce Allah’ını kesin olarak hatırlayacaktır. Öğle sonrasındaki çalışması, bu hatırlayıştan sonra devam edecek olan Müslüman, pek doğaldır ki mesai bitiminde de, tabiatı, yeryüzünü, gökyüzünü, kısacası bütün evreni onun emrine veren, ona eşyayı kullanma imkân ve yeteneğini bağışlayan Rabb’ını anacak, bütün bu nimetlerine şükran ifadesini belirtecektir. Mesai bitip dinlenme vakti başlayınca, eğlence ve sefahate dalmayacak, gündüzün sürdürdüğü Yaratıcı’sını anma bilincini diri tutarak zamana hâkim olma olayını uyku öncesine kadar en samimi duygularla tamamlayacaktır.

Günde beş vakit namaz kılmak farz olduğu gibi, vaktinde kılamadığımız namazları daha sonra kaza etmek de farzdır. Cuma Namazı, cuma günü öğle vaktinde ve cemaatle iki rekât olarak, şartlarını taşıyan her mükellefin kılması farz olan özel bir namazdır. Cenaze Namazı, Müslüman ölülere karşı farz-ı kifâye bir görevdir. Cenazeler, birden fazla olduğunda, imam, hepsine birden veya ayrı ayrı cenaze namazı kıldırmakta serbesttir. Ancak ülkemizde, ayrı ayrı kıldırma geleneği yerleşmiştir.

NAMAZ VAKİTLERİ
Namazın Sebebi ve Farzı Olarak Vakit
Bir mükellefe namazın farz olması için, namaz vaktinin girmesi şarttır; vakit girmeden namaz farz olmaz. Çünkü, vakit, namazın aynı zamanda sebebidir: “Namaz, müminlere vakti tayin edilmiş bir farzdır” (Nisa, 4/103). Bunun için, vakti girmeden kılınan namaz, sahih değildir; böyle bir durumda, namazın iadesi gerekir. Namazı ilk vaktinde kılmak, emrine uymaktan dolayı Allah’ın rızasını kazanmaya vesiledir. Ancak, vaktin sonunda kılmakla da, namaz borcu yerine getirilmiş olur.
NAMAZIN KILINIŞI
Namaz vakti yaklaşınca ya da girince, namaz kılmak isteyen kişi, namaza başlamadan önce yapılması gereken şartlarını yerine getirir. İlk önce usulüne göre abdestini alır. Sonra namaz kılacağı temiz yere (seccadeye/halıya/camiye) gider. Gerekli yerlerini usulüne göre örter. Ayakta kıbleye karşı durur.
Hangi namazı kılacağını kalbinde tutar. Diliyle de yavaşça: “(Niyet ettim) Allah rızası için… namazının farzını/sünnetini kılmaya niyet ettim” diyerek niyet eder. Böylece, namazdan önce yapması gereken altı farzı yerine getirmiş olur. Sıra namaz kılmasına gelmiştir.
Ellerini, avuçlarının içi kıbleye dönük, başı dik olmak üzere kulaklarının yumuşağı hizasına kadar kaldırır ve değdirir (kadınlar, omuzlarına kadar kaldırırlar). Bu esnada parmakları ne açık, ne kapalı, sıkmadan tabiî halinde bulunacaktır. “Allahuekber” diyerek, namaza başlama tekbiri alır. Böylece artık namaza başlamıştır. Artık sadece secde yerine bakar, namazı bozacak rastgele hareketlerden kaçınır.
CEMAATLE NAMAZ VE FAZİLETİ
Cemaat, bir imamın önderliğinde topluca namaz kılan kimselere verilen addır. İmama uymaya İktidâ, İttibâ; uyanlara Muktedî, Me’mûm veya Mu’temm; imama Muktedâ Bih, onun bu vazifesine İmâmet adı verilir.
Cemaatle Namaz Kılmanın Hükmü
Cemaatle namaz kılmak sağlam, hür, akıllı ve bâliğ erkekler için sünnet-i ayn-ı müekkededir.
Cemaate Gitmemeyi Mübah Kılan Özürler
Cemaatle namaz, namaz kılmaya müsait bir yer ve kıldırmaya ehil bir imam olunca her yerde kılınır. Mutlaka cami veya mescitte kılınması gerekmez. Bunun için cami dışında, ev veya müsait olan her yerde cemaatle namaz kılınabilir.
Cemaatle namaz kılmak çok önemlidir. Cemaatle kılınan namaz, yalnız başına kılınan namazdan yirmiyedi derece daha faziletlidir. Bu sebeple ancak aşağıdaki özürler, cemaate gitmemeyi mübah kılar:
1. Çeşitli Hastalık veya Sakatlıklar:
a) Hastalık.
b) Götürecek biri bulunmazsa körlük.
c) Ayağın kesik olması, topal veya kötürüm olmak.
d) Düşkün ve ihtiyar olmak.

2. Kötü Hava Şartları:
Yağmur ve çamurun şiddetli olması; sıcak ve soğuğun şiddetli olması; şiddetli karanlık gibi kötü hava şartlarında camide cemaatle namaz kılmak gerekmez.
3. Çeşitli Mazeretler:
Mal ve can güvenliğinin bulunmaması, saldırıya uğrama korkusu; yolculuk ve yolculuğa hazırlanmak; -yanından ayrılmamak gereken- hastanın yanında hastabakıcısı olmak; yemek sofrasının hazır olması; abdestin sıkışmış olması; borçlu fakirin yakalanıp hapse düşme korkusu; ilim tahsili gibi mazeretler cemaate katılmamayı mübah kılar.

Cemaate devam etmek istediği durumda, makbul bir mazeret dolayısıyla düzenli bir şekilde devam etmekten mahrum kalan mükellef niyetinin karşılığını görür.

Namazın Sahih Olma Şartları
1. Temizlik: Bedenin hadesten ve necasetten, namaz kılınacak elbisenin ve yerin de maddî pisliklerden temizliği namazın sıhhat şartlarındandır.
2. Vaktin girmesi: Vaktin girmesi bizzat namazın değil, edasının sıhhat şartlarındandır.
3. İstikbâl-i Kıble: İstikbâl-i kıble namazın sıhhat şartlarındandır.
4. Niyet: Niyet namazın sıhhat şartlarındandır.

Namaz mükelleflerinin kıldığı namazların sahih olması için çeşitli durumlarda namazın kılınmasıyla ilgili şartlara da uymaları gerekir. Yolculukta, hastalıkta, korku durumunda, kazanın kılınışında, cemaat namazında, namazların birleştirilmesinde geçerli ve gerekli bu şartlar namazın sahih olmasını sağlar.

Şart ve rükünlerine uygun olarak kılınmış namaz için “sahihtir”, şart ve rükünleri bulunmayan ya da şart ve rükünlere uygun olarak başlayıp namaza aykırı bazı davranışların bozduğu ve ortadan kaldırdığı namaz için “fâsiddir, bâtıldır” ifadeleri kullanılır.

HER ŞEY KENDİ TARZINCA
ALLAH’I TESBİH EDER. MÜSLÜMANIN NAMAZI
İSE BÜTÜN YARATIKLARIN MUHTELİF İBADET
ŞEKİLLERİNİ BİR ARADA TOPLAR.

BEŞ VAKİT NAMAZ, BİR İNSANIN GÜNLÜK HAYATININ
AKIŞI İÇERİSİNDE ÖNEMLİ BİR YER TUTAR, ONA
BİR DİSİPLİN RUHU AŞILAR.

NAMAZI İLK VAKTİNDE KILMAK ALLAH’IN RIZASINI KAZANMAYA
VESİLEDİR. ANCAK, VAKTİN SONUNDA KILMAKLA DA,
NAMAZ BORCU YERİNE GETİRİLMİŞ OLUR.

 

© 2010 Kuranihayat.com

İzinsiz ve kaynak gösterilmeden kullanılamaz. Ancak kaynak gösterip link vererek kullanabilirsiniz.

 

Aktif Medya