![]() |
| ![]() |
bir ışık deryası, inci ırmağı
altın gerdanlıklar
yetmiyor kavuşturmaya
bilinmez dehirlerdir bekleşen
iki sevgiliyi
mum alevinde sönüyor sevda
Gül Baba gel deyince
elinde mi gelmemek?
nehirlerdir bağlayan
hem de ayıran bu -
mübarek beldeleri
birbirinden - birbirine
evlâd-ı fâtihân
yâdigâr-ı gâziyân
bir Halvetî tekkesinden
buhur getirdim sizlere
sislerin ardından Şar Dağı’ndan
bahar getirdim
Ohrit’ten dünyanın en berrak
abdestlerinden alan
Taş Köprü’sünün üstünde Üsküp’ün
namaza duran bir kul
ne isterse Pâdişah’tan
onu istedim
Nehir şehirleri incilerdir
pâre pâre dizilir
bağrına sevdâmızın
akışı secdelerdir
nakışı leylâmızın
Vardar gençleşir aktıkça
Tuna renklenir genç kızca
süslenir
saçındaki aklar
yüzündeki kırışıklar
kaybolur deryaya karıştıkça
Şar Dağı gençliğim,
Vardar Ovası yiğitliğim
Selanik’te ölürüm
deryaya gömülürüm
bir ışık deryası, inci ırmağı
köprüler Tuna’nın gerdanlıkları
iki yakası leylâ
mecnûn kendidir
şairde bir yürek var
ırmağın dengidir
ırmaktaysa bir damar
yüreğin cengidir
Üsküp-Budapeşte
25.11.2007
İzinsiz ve kaynak gösterilmeden kullanılamaz. Ancak kaynak gösterip link vererek kullanabilirsiniz.