Merhamet, fıtrî bir duygu olması hasebiyle riyadan uzak, tamamen içten gelen bir duygunun dışa vurumudur. Kimse yapmacıklı davranarak merhamet sahibi olamaz. Merhamet sahibi bir insan, en katı olarak kabul edilen kalplerin bile yumuşamasına sebep olabilir, içinde yaşadığı cehennemden sahibini kurtarabilir.
Hiç şüphesiz merhamet denince bizim aklımıza ilkin Sevgili Peygamberimiz (s) gelmektedir. O’nun merhametini Cenab-ı Allah şöyle anlatmaktadır: “GERÇEK ŞU Kİ, [ey insanlar,] size kendi içinizden bir elçi gelmiştir: sizin çekmek zorunda kalabileceğiniz sıkıntıdan ötürü kendini büyük bir yük altında hisseden; size çok düşkün [ve] mü’minlere karşı şefkat ve merhametle dolu bir elçi…” (Tevbe 9/128).