Ana Bölüme Geç
Kurani Hayat telefon

Kullanıcı girişi

Bir Ayet

“Rasul,
‘Ya Rabbi!’ diyecek,
‘Gerçek şu ki,
benim kavmim
bu Kur’an’ı devri
geçmiş bir mesaj gibi
terk etti!’...”
Furkan, 30

 

Kimler çevrimiçi

Şu an 0 kullanıcı ve 3 ziyaretçi çevrimiçi.

Ara.com.tr Türk Arama Motoru

İçerik yayınlarıVecdi AKYÜZ

Namazın Fıkhı - Vecdi AKYÜZ

Mart 4, 2010 yazan admin

İNCELEME
NAMAZIN FIKHI
Vecdi AKYÜZ
Prof.Dr., Marmara Üniversitesi İlahiyat Fakültesi fıkıh hocası
NAMAZ KAVRAMI

Tanımı: İslâm Dini’nin kelime-i şehâdetten sonra, birinci şartı namazdır. Aslında Farsça bir kelime olan “namaz”ın fıkıh dilindeki ve Arapça’daki karşılığı “salât”tır. Fıkıhta namaz, “Birtakım şart ve rükünlerden meydana gelen ve tekbirle başlayıp selâmla biten özel söz (zikir) ve hareketlerdir (fiil).“ Namaz bu ikinci manasıyla Kur’an-ı Kerim’de birçok defa tekrar edilir. Bunların yirmi yedisi zekâtla birlikte geçmektedir.

Fıkhi Açıdan Kurban - Vecdi AKYÜZ

Ocak 12, 2010 yazan admin

İKTİBAS

Kurban Kavramı

Kurban sözlükte, ‘yaklaşmak’ anlamına gelir. Fıkıh dilinde bu, sözlük manasına uygun olarak, “Allah’a yaklaşmak için kesilen hayvan” demektir. Kur’an-ı Kerim’de ve İslâmî literatürde ‘mensek’, ‘nüsük’ ve ‘zibh’ kelimeleri, bazen kurban manasına gelmektedir. Kurban kelimesi, geniş anlamda bütün kurban çeşitlerini, dar anlamda ise sadece udhiye (bayram) kurbanını içine alır. Bayram kurbanına ‘dahiyye, ç. Dahâyâ’, ‘edhât, ç. Edhâ’ da denir.

Fıkhi Açıdan Kurban

Kurbanın Hükmü

Eyyâm-ı Nahir’de (kurban kesimi günlerinde) Allah’a yaklaşmak için, ibadet niyetiyle kesilen özel hayvanlara Udhiye (bayram kurbanı) denir. Kurban deyince dilimizde, diğer türleri bir yana bırakılarak, sadece udhiye (bayram) kurbanı

anlaşılır.

Muhammed Tahir bin Aşur’un İslami Eğitimi Islah Projesi’nde Tefsir İlminin Uyanışı Düşüncesi - Vecdi AKYÜZ

Ocak 11, 2010 yazan admin

Muhammed Tahir bin Âşûr (1296-1394/1879-1973), dinî ilimler, dil ve edebiyat, tarih alanlarında mütehassıs Tunuslu bir bilgindir. Zeytûne Üniversitesi’nde yetişmiştir. Daha 1904’te seçildiği Zeytûne Külliyesi idare heyetindeyken, eğitim ve öğretime yeni usuller getirmeye çalışmış, bu konuda ıslahat raporu hazırlayarak hükümete sunmuştur. Bu rapordaki bazı önerileri uygulamaya geçmiştir. 1908’de Eğitim-Öğretim Programlarını Islah Komisyonu’na üye olmuş, daha önce hazırlamış olduğu rapora dayanarak eğitim-öğretimin durumunu bildiren yeni bir rapor hazırlamıştır. 1956 yılında Zeytûne Üniversitesi rektörü olmuş ve eğitim-öğretim ıslahatçılığını burada da sürdürmüştür. Çok sayıda eseri ve emek ürünü tahkikleri olan Muhammed bin Âşûr’un İslam Hukuk Felsefesi ile İslam İnsan ve Toplum Felsefesi adlı bütünleşik eserleri (ilki Mehmet Erdoğan’la ortak) tarafımızdan Türkçe’ye çevrilmiştir.

 

© 2010 Kuranihayat.com

İzinsiz ve kaynak gösterilmeden kullanılamaz. Ancak kaynak gösterip link vererek kullanabilirsiniz.

 

Aktif Medya