Selamün aleyküm, muhterem hocam, değerli vaktinizden Kur’ani Hayat Dergisi’ne de ayırdığınız çok teşekkür ediyoruz. Bize ve okuyucularımıza bir ikram olarak, röportajımıza başlamadan önce, Salih Tuğ hocayı uygun görürseniz kendi ağzından kısaca tanımamız mümkün mü?
İstanbul’da 1930 senesinde dünyaya geldim. Çocuktum, hamdım, gençleştim, galiba biraz eğitim neticesinde olgunlaştım. Ve şimdi de dünyanın bu ahvalini gördükten sonra belli bir yaşa geldik. Dolayısıyla, benim hayatımda ağır basan şey, disiplinli bir aile, disiplinli bir eğitim ve disiplinli bir toplum hayatı oldu diyebiliriz. Daha çok böyle yürümüştür. Ve bu disiplin neticesidir ki, teşebbüs ettiğim bazı hedef ve gayelerde kendime göre başarılıyımdır diyebilirim.
Muhterem hocam, bütün ömrünü eğitim ve öğretime adamış, haklı olarak ‘hocaların hocası’ unvanını almış bir üstadımız olarak, siz eğitimi nasıl tanımlıyorsunuz? Eğitim deyince neyi anlamalıyız?