Ana Bölüme Geç
Kurani Hayat Yeni Sayı Kurani Hayat telefon

Kullanıcı girişi

Bir Ayet

“Rasul,
‘Ya Rabbi!’ diyecek,
‘Gerçek şu ki,
benim kavmim
bu Kur’an’ı devri
geçmiş bir mesaj gibi
terk etti!’...”
Furkan, 30

 

Kimler çevrimiçi

Şu an 0 kullanıcı ve 2 ziyaretçi çevrimiçi.

Kuran surelerin kimliği

İçerik yayınlarıSAYI-04 Egitim 2009-01

Başlarken... Sayı 04

Mart 15, 2010 yazan admin

İnsana tenezzül ederek onu terbiye etmek için Kur’an’ı inzâl eden Allah’a hamd,
Ashabı üzerinde olağanüstü bir sabırla Rabbani bir eğitim uygulayan Efendimiz’e salât,
Kur’an’la terbiye olup onunla terbiye etmek isteyen tüm mü’minlere selam olsun.

Hicretin 1429. yılının Recep ayında “O’nunla hayat bulmak” için yola koyulan Kur’ani Hayat dergimiz, 2. sayısında Kur’an Ayı Ramazan’ın heyecanını paylaştı sizinle. Haccın çekim alanına girdiğimiz günlere tevafuk eden 3. sayısında ise, hacca, kurbana, Kur’an’a ve hayata dair birbirinden kıymetli yazılara yer verdi siz değerli okuyucuları için. Elinizde tuttuğunuz bu 4. sayımızı, insanlığın en çetin meselesi ve peygamberlerin mesleği diyebileceğimiz eğitime ayırdık.

مصطفى إسلام أوغلو, فَلَا عُدْوَانَ إِلَّا عَلَى الظَّالِمِين

Mart 15, 2010 yazan admin

لَا يَنْهَاكُمُ اللَّهُ عَنِ الَّذِينَ لَمْ يُقَاتِلُوكُمْ فِي الدِّينِ وَلَمْ يُخْرِجُوكُمْ مِنْ دِيَارِكُمْ أَنْ تَبَرُّوهُمْ وَتُقْسِطُوا إِلَيْهِمْ ۚ إِنَّ اللَّهَ يُحِبُّ الْمُقْسِطِينَ (8) إِنَّمَا يَنْهَاكُمُ اللَّهُ عَنِ الَّذِينَ قَاتَلُوكُمْ فِي الدِّينِ وَأَخْرَجُوكُمْ مِنْ دِيَارِكُمْ وَظَاهَرُوا عَلَىٰ إِخْرَاجِكُمْ أَنْ تَوَلَّوْهُمْ ۚ وَمَنْ يَتَوَلَّهُمْ فَأُولَٰئِكَ هُمُ الظَّالِمُونَ» (الممتحنة 9).
إسرائيل قامت على الظلم، ووصلت إلى أيامنا هذه ظلماً، وهي تعتقد أنها ستواصل وجودها بالظلم لهذا السبب اخترت الآية الكريمة «فَلَا عُدْوَانَ إِلَّا عَلَى الظَّالِمِينَ» (البقرة 193) عنوانا لمقالتي هذه.
إن مجزرة غزة التي استمرت طيلة 22 يوما مودية بحياة مئات الأبرياء لم تكن الأولى كما أنها لن تكون الأخيرة. لقد أظهرت غزة نموذجا أسطوريا للمقاومة في وجه العدوان الإسرائيلي الغاشم الذي لا يقف عند حد وأثبتت غزة بأنها ـ وكما يُلهم اسمها ـ موطنا «للغزوة» و»للغازين».

Kur’an: Rabbani Terbiyenin Müfredatı - Mustafa İSLAMOĞLU

Ocak 11, 2010 yazan admin

“Er-Rahmân...

‘Alleme’l-Kur’ân

Halaka’l-İnsân

‘Allemehu’l-Beyân...” (Rahman 1-4)

“Eğer sonsuz merhamet kaynağı Rahman’ın kimliğini merak ediyorsan ey insanoğlu, dinle o zaman: İnsanı yaratan O’dur, yarattığı insana tenezzül buyurarak Kur’an vahyini öğreten O’dur; hepsinden öte insana kendini ifade etmeyi öğreten yine O’dur…”

HZ. PEYGAMBER’DEN BUGÜNE EĞİTİM FAALİYETLERİ - Adnan İNANÇ

Ocak 11, 2010 yazan admin

İnsan Ve Eğitim

İnsan, varoluş itibariyle asil bir varlıktır. Varlık âlemi içerisinde en özgün, benlikli, keremli ve soylu bir öze sahip bulunan varlık insandır. Çünkü o, “fıtrî olarak temiz” ve “âhsen-i takvim” -en güzel bir biçim- üzere yaratılmış “keremli” bir varlıktır. Hülasa insan, gelişen, değişen, kavrayabilen, bilme/öğrenme istidadı bulunan ve terbiye olan/olabilen bir varlıktır.

MODERN EĞİTİMİN YANLIŞLARI VE YENİ BİR MODELİN ESASLARI - Mustafa İSLAMOĞLU

Ocak 11, 2010 yazan admin

I - Modern eğitimin esasa dair yanlışları

1-    Modern eğitim, değer değil fiyat esasına dayalıdır. Vücudu değil mevcudu öncelemektedir. Eşyanın mahiyetini atlayarak hüviyetine yoğunlaşmış, orada da durmayıp işlevinde karar kılmıştır. Dolayısıyla eşyanın hakikatini bilmeye ilişkin bir derdi yoktur.  Eşyanın kullanımına göz dikmiştir. Oysaki yer, gök, toprak, su vd. “mevcud”u temsil ederler. Bunlar arasındaki ortak nokta “vücud”dur. Modern eğitim meyveyi nasıl taşlayacağımızı öğretiyor, ağacın bütün içindeki anlamını merak bile etmiyor. Modern akıl mevcuda kilitlenip vücudu göremiyor. Oysaki formda ayrı ayrı, alakasız görünenler vücutta bir olur. Varlık, yaratanına şahittir. Bu şahitlik eşyanın mevcudu ve hüviyeti üzerinden değil, eşyanın vücudu ve mahiyeti üzerinden kavranabilir.

Üstat Hayrettin KARAMAN ile eğitim üzerine - Söyleşenler: F.Güngör, M.Baykul

Ocak 11, 2010 yazan admin

 

SA, Muhterem hocam, bütün ömrünü eğitim ve öğretime adamış, haklı olarak ‘hocaların hocası’ unvanını almış bir üstadımız olarak, siz eğitimi nasıl tanımlıyorsunuz? Eğitim deyince neyi anlamalıyız?

 

Bizdeki karşılığı terbiye değil, te’dîb olması gereken eğitim, “inancı ve düşünceyi kişiliğin kurucu unsuru ve kişinin hayat tarzı haline getirmek için yapılan faaliyetler bütünüdür.”

 

Müslüman toplumların eğitim sistemlerinde Kur’an-ı Kerim’in yeri nedir? Kur’an ne kadar müdahil Müslüman toplumların eğitim hayatında?

 

Hocaların hocası Prof.Dr. Salih TUĞ ile eğitim üzerine - F.Güngör, M.Baykul

Ocak 11, 2010 yazan admin

Selamün aleyküm, muhterem hocam, değerli vaktinizden Kur’ani Hayat Dergisi’ne de ayırdığınız çok teşekkür ediyoruz. Bize ve okuyucularımıza bir ikram olarak, röportajımıza başlamadan önce, Salih Tuğ hocayı uygun görürseniz kendi ağzından kısaca tanımamız mümkün mü?

İstanbul’da 1930 senesinde dünyaya geldim. Çocuktum, hamdım, gençleştim, galiba biraz eğitim neticesinde olgunlaştım. Ve şimdi de dünyanın bu ahvalini gördükten sonra belli bir yaşa geldik. Dolayısıyla, benim hayatımda ağır basan şey, disiplinli bir aile, disiplinli bir eğitim ve disiplinli bir toplum hayatı oldu diyebiliriz. Daha çok böyle yürümüştür. Ve bu disiplin neticesidir ki, teşebbüs ettiğim bazı hedef ve gayelerde kendime göre başarılıyımdır diyebilirim.

Muhterem hocam, bütün ömrünü eğitim ve öğretime adamış, haklı olarak ‘hocaların hocası’ unvanını almış bir üstadımız olarak, siz eğitimi nasıl tanımlıyorsunuz? Eğitim deyince neyi anlamalıyız?

Nesillerin Maariften Bekledikleri - Fethullah GÜLEN

Ocak 11, 2010 yazan admin

 

Tâlim ve terbiyeden ne anlamalıyız? Nesiller, nasıl ve ne suretle terbiye edilmelidir? Onlara, neleri, nasıl ve niçin okutmalıyız? Ve bu kutsi vazîfeyi kimler görecektir?

 

Terbiye ile alâkalı mevzûları ele alırken, kendi kendimize soracağımız bu suâllere, inandırıcı cevaplar bulma mecburiyetindeyiz.

 

Hedef ve gâyesi belirlenememiş bir talim ve terbiye sistemi, nesilleri şaşkına çevireceği gibi, nelerin nasıl öğretileceği ve terbiyede takip edilecek usûl ve metodun neler olacağı bilinmeden, gençlerin kafa ve ruhlarına yerleştirilen şeyler de onları sadece birer bilgi hamalı yapacaktır.

 

EĞİTİMDE RABBÂNÎLİK - Abdulcelil CANDAN

Ocak 11, 2010 yazan admin

Eğitimden Kastımız

Terbiye, rebâ kökünden türetilmiştir. Sözlükte, yükselmek, artmak, yücelmek, bir halden diğerine intikal etmek anlamlarına gelir. Kavram olarak,  kâmil ve örnek insan, yani mümin yetiştirme faaliyetidir. İslam’ın öngördüğü eğitim biçimini tanımlayanlar da Allah adına terbiye eden, öğreten anlamına gelen “Rabbânî eğitim” ifade¬sini kullanırlar. Rabbânî kişi ise, kendini Allah yoluna adayan, insanları terbiye etmeye çalışan,  ilim ve irfanı vahiyden alan, iyiliği emre¬den, kötülükten alıkoyan, onlara hikmeti öğreten, kişi anla-mındadır.  “(O hâlde) Rabbânî olun”  âyetinin de işaret ettiği gibi, eğitimcide en bariz özellik rabbânîliktir. Buna göre Rabbânîlik eğitimde âlim olma, amil olma ve muallim olma özelliklerini taşıyan temel bir kavramdır.

Eğitimin Gücü

KUR’AN’IN EĞİTİM VE ÖĞRETİME VERDİĞİ ÖNEM VE TÜRKİYE’DE KUR’AN EĞİTİMİNİN SERÜVENİ - Dr. Ekrem DEMİR

Ocak 11, 2010 yazan admin

Tefsir doktoru, araştırmacı, yazar

    GİRİŞ

    Âdemoğlu yeryüzünde var olalıdan beri, farkında olarak ya da olmayarak, hem eğitmiş hem de eğitilmiştir. Çünkü o bu hengâmede kendini bilmeye çalışmış, kendini bilince Rabbini bilmiş ve kendini bilmeye kalkınca öğrenme kabiliyetini fark etmiştir. Ardından diğer meziyetler bilgiyle akın etmiştir. Çünkü bilgi (ilim), hakiki bir meziyettir. Âdemoğlunda ise öğrenme kabiliyeti başından beri Hüdaverdi olarak zaten mevcuttur.

    Ne var ki ilk çağlardaki eğitim, plansız, programsız, usta çırak münasebeti, ocak başı sohbetleri gibi yaygın (teşkilatsız) eğitim idi. Zamanla nüfusun çoğalması, sosyal taleplerin artması, bilgi ve ihtisaslaşma, hızlı değişim vs. sebeplerden ötürü planlı ve örgün (teşkilatlı) eğitim faaliyeti haline dönüşme ihtiyacını hissettirmiştir.

 

© 2010 Kuranihayat.com

İzinsiz ve kaynak gösterilmeden kullanılamaz. Ancak kaynak gösterip link vererek kullanabilirsiniz.

 

Aktif Medya