Ana Bölüme Geç
Kurani Hayat Yeni Sayı Kurani Hayat telefon

Kullanıcı girişi

Bir Ayet

“Rasul,
‘Ya Rabbi!’ diyecek,
‘Gerçek şu ki,
benim kavmim
bu Kur’an’ı devri
geçmiş bir mesaj gibi
terk etti!’...”
Furkan, 30

 

Kimler çevrimiçi

Şu an 0 kullanıcı ve 1 ziyaretçi çevrimiçi.

Kuran surelerin kimliği

İçerik yayınlarıMahmut ÇINAR

İslâm Düşüncesinde Bilgi Ve Bilginin Kaynakları-Mahmut ÇINAR

Ekim 30, 2011 yazan khd

İSLÂM DÜŞÜNCESİNDE BİLGİ VE BİLGİNİN KAYNAKLARI
(ESBÂBÜ’L-İLİM)
Mahmut ÇINAR
Kelam Doktoru, cinarmahmut02@gmail.com
“İlim” “vakaya mutabık olan yargı” olarak tarif edilmektedir. Başka bir deyimle “bir şeyin olduğu gibi idrak edilmesidir”. Filozoflar onu “bir şeyin akılda hâsıl olması” olarak tarif etmişlerdir. Yapılan bu tariflerde insan-ilim ilişkisine gönderme yapılmakla beraber insanın insan olması açısından ilmin değeri konusuna herhangi bir işaret bulunmamaktadır.

Takvanın Hayata Yansıması: Merhamet - Mahmut ÇINAR

Ağustos 26, 2011 yazan khd

TAKVANIN HAYATA YANSIMASI: MERHAMET

Mahmut ÇINAR
Kelâm Doktoru, cinarmahmut02@gmail.com

Sözlükte “nefsin kendisini korkulan şeylerden koruması” anlamına gelen takva, dinî bir ıstılah olarak “nefsin kendisinin leh ve aleyhinde olan şeylerin şuurunda olması ve buna göre davranması” anlamında kullanılmaktadır.
Takvanın dinî literatürde yapılan bu tarifi esas alındığında üç unsurun ön plana çıktığı görülmektedir:

Dinî Hükümlerin Bütünlüğü Bağlamında Amel-Ahlâk İlişkisi: Bekârların Evlendirilmesi Örneği - Mahmut ÇINAR

Haziran 26, 2011 yazan khd

İNCELEME
Dinî Hükümlerin Bütünlüğü Bağlamında Amel-Ahlâk İlişkisi:
Bekârların Evlendirilmesi Örneği

Mahmut ÇINAR
Kelâm doktoru
cinarmahmut02@gmail.com

Kur’an’da ortaya konulan dinî hükümler; itikadî, amelî ve ahlâkî hükümler olmak üzere üç kategoride sunulmaktadır. Bu hükümlerin tamamı “eşref-i mahlûkat” olarak yaratılan varlık olarak insanın yaratılış amacına uygun olarak kimliğini oluşturması ve bu anlamda kemale ermesini hedeflemektedir. Söz konusu sıralamayı bir ağaca benzetecek olursak, bunun kökleri itikat, dalları amel, meyvesi ise güzel ahlâktır.

"Allah'ın Fıtratı" Tabiri Üzerine Kelâmcıların Mülâhazaları - Mahmut Çınar

Nisan 28, 2011 yazan khd

İNCELEME
“Allah’ın Fıtratı” Tabiri Üzerine Kelâmcıların Mülâhazaları
Mahmut ÇINAR
İlahiyatçı
cinarmahmut02@gmail.com

“Hakka yönelen bir kimse olarak yüzünü dine çevir.
Allah’ın insanları üzerinde yarattığı fıtrata sımsıkı tutun.
Allah’ın yaratmasında hiçbir değiştirme yoktur. İşte bu dosdoğru dindir.
Fakat insanların çoğu bilmezler.” (er-Rûm 30/30).
“Her yeni doğan çocuk İslâm fıtratı üzere doğmaktadır.
Daha sonra (başta) anne ve babası (olmak üzere yakın çevresi)
onu Hıristiyanlaştırabilir, Yahûdîleştirebilir
ya da Mecûsîleştirebilir.” (Buhârî, Cenâiz, 93).

Anadolu Dindarlığının Parametreleri ve Sosyal Yapıya Etkileri: Halidîlik Örneği - Mahmut ÇINAR

Ocak 11, 2011 yazan khd

DEĞERLENDİRME

Anadolu Dindarlığının Parametreleri ve Sosyal Yapıya Etkileri: Halidîlik Örneği

Mahmut ÇINAR
İlahiyatçı
cinarmahmut02@gmail.com

Anadolu dindarlığının “Horasan Erenleri” olarak tabir edilen sûfî-meşrep önderler kanalıyla başlayıp geliştiği kuşkusuzdur. Bu süreçte Hoca Ahmet Yesevî, Hacı Bektaş-ı Veli, Mevlânâ Celaleddin-i Rumi ön plana çıkmış şahsiyetler olarak tarihte yerlerini almışlardır. Tasavvufî gelenekten beslenen bu damar farklı tonlarda, farklı renklerde de olsa varlığını hep sürdüregelmiştir. Selçuklu ve Osmanlı hükümdarlarının tasavvuf ve tasavvuf erbabına karşı saygılı bir tavır sergilemeleri, bu anlayışın daha da kökleşerek derinlik kazanmasına sebebiyet vermiştir. Her bir koluyla tasavvufî kurumlar günümüze kadar bireysel ve sosyal ahlak alanında önemli temeller attıkları gibi, bağırlarında önemli ilim ve fikir adamları da yetiştirebilmişlerdir.

Kur'an-ı Kerim'e Göre İlim ve İlim Adamı - Mahmut ÇINAR

Ocak 10, 2011 yazan khd

İNCELEME

Kur’an-ı Kerim’e Göre İlim ve İlim Adamı

Mahmut ÇINAR
Giriş
Sözlükte kısaca “bilmek” ve “bilgi” anlamına gelen ilim; İmam Gazzâlî (ö.505/111) ve Seyyid Şerif Cürcânî (ö.816/1413) gibi âlimlere göre “vakaya mutabık olan ve sayesinde nesneler hakkında kesin bilgiye ulaşılan sıfattır” şeklinde tanımlanmaktadır. Nefsin bir şeyin manasına ulaşması, bir şeyin ne olduğunun idrak edilmesi, bir şeyin hakikat ve mahiyetinin bilinmesi şeklinde de tarif edilmektedir. Fahreddin Razî (ö.606/1209) gibi bir kısım âlimler ise ilmin, bedihî bir sıfat olduğundan tanımı yapılamayacak kadar açık olduğu görüşünü ileri sürmektedir. Buna göre ilim, bütünüyle hangi tür ve gruba mensup olurlarsa olsun, nesneler ve olaylar hakkında bilgi sahibi olmayı ifade eden bir sıfattır.

Kur'an'ın Anlaşılmasında Hz. Peygamber'in Önemi - Mahmut Çınar

Ekim 18, 2010 yazan khd

Kur’an’ın Anlaşılmasında Hz.Peygamber’in Önemi

Mahmut ÇINAR
İlahiyatçı

Allah ile kulları arasındaki ilişki rahmet merkezlidir. Rahmet acıma duygusunu içerdiği gibi muhabbeti de içermektedir. Kelimenin kökeninde sevgi anlamı vardır. Kur’an’daki sûrelerin başında yer alan besmele bu anlamda önemli mesajlar vermektedir. Allah’ın güzel isimleri çok olmasına rağmen besmelede özellikle ikisi (er-Rahmân ve er-Rahîm) yer almaktadır. Bu her iki isim de Allah’ın kullarına olan rahmetine, merhametine, şefkatine, sevgisine işaret etmektedir. Ayrıca besmelenin sadece Kur’an okumaya başlamakla sınırlı tutulmaması ve hadiste ifade edildiği gibi dinî, dünyevî meşru her türlü işe besmele ile başlanmasının tavsiye edilmesi, Allah ile kul arasındaki merhamet eksenli ilişkinin kulun bilincinde sürekli taze kalmasını sağlamayı amaçlayan bir tedbir olarak değerlendirmemiz mümkündür. Bununla –zımnen- Cenab-ı Hakk’ın hakkımızda verdiği tüm kararların bizim için hayırlı olduğu, menfaatimizi celbettiği ve bizim bu peşin yargı ile o kararlara yaklaşmamız, değerlendirmemizi bu çerçevede yapmamız gerektiği anlatılmak istenmektedir.

Nübüvvetin Mahiyeti, İmkanı, Gerekliliği ve Derecelendirilmesi - Mahmut ÇINAR

Mayıs 7, 2010 yazan khd

NÜBÜVVETİN MAHİYETİ, İMKÂNI, GEREKLİLİĞİ VE DERECELENDİRİLMESİ
Mahmut ÇINAR
İlahiyatçı
cinarmahmut02@gmail.com
GİRİŞ
Nübüvvet düşüncesi insanlık tarihi boyunca merkezî bir öneme sahip olagelmiştir. İnsanlar arasından birilerinin, aşkın bir varlık olan Tanrı’dan mesaj getirdiklerini iddia etmeleri, onlara hemcinsleri arasında farklı bir avantaj sağlamıştır. Bu avantajlı durum nedeniyle her dönemde hakiki peygamberler yanında peygamberlik iddiasında bulunan sahtekârlar da (mütenebbiler) ortaya çıkabilmiştir. “Nübüvvet, iddia sahiplerine neden avantaj sağlamaktadır, onları farklı kılan hususlar nelerdir, sahici olanını sahtesinden ayırt etmenin yöntemleri nelerdir?” şeklindeki sorulara muhatap olma yanında, nübüvvetin varlık ve imkânı da zaman zaman sorgulanmış; kimileri aşkın varlıkla temas kurmanın yegâne yolunun nübüvvet olmadığını savunurken, kimileri de böyle bir temasın bizzat kendisinin mümkün ve gerekli olmadığını ileri sürmüşlerdir. Nübüvvetin imkânı, gerekliliği ve bunun Allah ile kul arasında cereyan edişi çerçevesinde de önemli görüşler ortaya atılmıştır.

Namaz Kötülüklerden Alıkor - Mahmut ÇINAR

Mart 4, 2010 yazan admin

DEĞERLENDİRME
“Sana kitaptan vahyedileni oku ve namaz kıl,
şüphesiz namaz hayâsızlık ve fenalıktan alıkor;
Allah’ı hatırlamaksa en büyüktür.
Allah yaptıklarınızı bilmektedir” (Ankebût 29/45).
GİRİŞ

AİLE: PAYLAŞIM MERKEZİ - Mahmut ÇINAR

Ocak 11, 2010 yazan admin

    Başlıkta yer verilen “paylaşım merkezi” ibaresi ailenin üzerine kurulu olduğu temele gönderme yapmaktadır. Buna göre aile; acının, sevincin, ekmeğin, aşın, barınağın… en yoğun biçimde paylaşıldığı ortama işaret etmektedir. Aslında paylaşma da aile bireylerinin içerisinde bulunduğu/bulunması gerektiği ilişki türünü tam olarak ifade etmez. Aile; yemeden yedirmenin, içmeden içirmenin, yormadan yorulmanın, uyumadan uyutmanın yaşandığı/yaşanması gerektiği sosyal ortamdır. Eğer bu ilişkiler anılan düzeyde yaşanmıyorsa sağlıklı bir aile ortamından söz etmemiz mümkün değildir.

 

© 2010 Kuranihayat.com

İzinsiz ve kaynak gösterilmeden kullanılamaz. Ancak kaynak gösterip link vererek kullanabilirsiniz.

 

Aktif Medya