Ana Bölüme Geç
Kurani Hayat Yeni Sayı Kurani Hayat telefon

Kullanıcı girişi

Bir Ayet

“Rasul,
‘Ya Rabbi!’ diyecek,
‘Gerçek şu ki,
benim kavmim
bu Kur’an’ı devri
geçmiş bir mesaj gibi
terk etti!’...”
Furkan, 30

 

Kimler çevrimiçi

Şu an 1 kullanıcı ve 3 ziyaretçi çevrimiçi.

Çevrimiçi kullanıcılar

  • mayaz

Kuran surelerin kimliği

İçerik yayınlarıkurani hayat

Meal Hazırlamanın İmkan ve Zorlukları - Ali Bulaç

Eylül 2, 2010 yazan khd

MEAL HAZIRLAMANIN İMKÂN VE ZORLUKLARI

Ali BULAÇ
Bu tebliğ Kur’ani Hayat Dergisi tarafından 4 Haziran 2010 Cuma günü İstanbul Ali Emiri Kültür Merkezi’nde düzenlenen Kur’an-ı Kerim Mealleri Sempozyumu’nda sunulmuştur.

Kur’an ve Kur’an meali yapma zarureti

Sözlük anlamı "okumak" olan Kur'ân, Allah tarafından bütün insanlara tebliğ edilmek üzere Cebrail aleyhisselam kanalıyla Hz. Muhammed (s.a.)'e indirilen bir kitaptır. Nüzulü 23 senede tamamlanan Kur'ân-ı Kerîm, 114 sûreden ibarettir. Bu sûrelerden 93'ü Mekke'de ve 21'i Medine'de indirilmiş olup, tamamı ilk indirildiği günden bugüne kadar herhangi bir değişikliğe uğramadan tevatüren bize gelmiştir.

Çok Anlamlı Kelimelerin Tercüme Sorunları - Şahin Güven

Eylül 2, 2010 yazan khd

ANLAM DEĞİŞMELERİ
VE ÇOK ANLAMLI KELİMELERİN ÇEVİRİ SORUNLARI
Şahin GÜVEN

Dr., İstanbul Haseki Eğitim Merkezi Tefsir Öğretim Üyesi
Bu tebliğ Kur’ani Hayat Dergisi tarafından 4 Haziran 2010 Cuma günü İstanbul Ali Emiri Kültür Merkezi’nde düzenlenen Kur’an-ı Kerim Mealleri Sempozyumu’nda sunulmuştur.

Öncelikle anlam değişmelerinin mahiyeti, Arap dilindeki ve Kur’ân’daki çok anlamlık olgusu üzerinde duracak ve hem kelime düzeyindeki hem de cümle/ifade düzeyindeki çokanlamlılık türlerinden bahsettikten sonra bu olgunun genel olarak dildeki –özel olarak da Arapça’daki ve Arapça bir metin olan Kur’ân’daki- varlığı ile ilgili farklı görüş ve değerlendirmelere yer vereceğiz.

Röportaj: Hüseyin Atay Hoca ile Kur'an-ı Kerim Çeviri Tekniği ve Metadolojisi Üzerine - Fatih Okumuş

Eylül 2, 2010 yazan khd

Hüseyin Atay Hoca ile Kur’an-ı Kerim çeviri tekniği ve metodolojisi üzerine

Söyleşen: Fatih Okumuş

Hüseyin Atay Hoca ile 21 Mayıs 2010 günü Almanya’da, Avrupalı Türk Akademisyenler nam-ı diğer “Gül Yetiştirenler” topluluğunun sekizinci geleneksel yıllık buluşmasında bir araya geldik. İki gün boyunca Hoca’nın sohbetinden ve çeşitli oturumlardaki katkılarından istifade ettik. İstifadenin umumi olması niyetiyle Hoca’yla meal tekniği ve metodolojisi üzerine bir söyleşi gerçekleştirdik.

Âyetlerle Dûa - Aşkın Taştan

Eylül 2, 2010 yazan khd

ÂYETLERLE DUA

Çok değil daha 2 sene kadar evvel ihramdan çıkmak için kesiliyordu saçları. Şimdi ise sonu meçhul olan bir sebeple ve hoyratça kesiliyor. Kafasında siyah bir torbayla iki askerin arasında bir yere götürülürken, kollarını o kadar çekiştiriyorlardı ki kelepçeler bileklerini kesiyordu. Fe eyne tezhebun (nereye bu gidiş)… Hayat serüveninin belki de son durağıydı bu gidiş.

Altını Ateşle Sınarlar - Fatih OKUMUŞ

Temmuz 18, 2010 yazan khd

Altını ateşle sınarlar, insanı dostlarıyla…
Atı, deveyi, eşeği yularla bağlarlar; yiğidi yârin zülfüyle…
Misk şişesine benzeriz biz: kırılınca râyihamız yedi mahalleyi doldurur.
Bize kötülük etseniz, biz onu iyilik sayarız. Âlemin Padişahı, bizim bu niyetimizi hakikate kalbederek ödüllendirir. Mahza lüftundan, mahza kereminden…
Yani ki sevgili dostum,
Siz bize, isteseniz dahi bir kötülük edemezsiniz. Cahillerin kötülük sandığı da arif katında bir iyiliktir. Müminin ezasına sabretmekte iyilik vardır. Hüsnüzanda iyilik vardır. Sabırda iyilik, afüvde iyilik, vefada iyilik vardır.
Bir mümine gafilâne veya cahilane bir kötülük yapılsa; hakikatte ona on türlü iyilik yapılmış olur. Fikr et!
Uğradığı eziyete tahammül etmesi günahlarına kefaret olur. Şükretmesi rızkını artırır, nimet kapılarını açar.
Kardeş,
Belki bir zanna, belki bir maslahata dayanarak güyâ bana kötülük edersin. Ben seni, sen daha o kötülüğü zihninde tasarlamazdan önce affetmişim. Bilirim ki, başıma gelen, Dost’un bilgisi dışında değildir. İradesi dışında da değildir. Öyleyse buna kötülük demek dahi hakikatte caiz olmaz.

Peygamber Tasavvurumuz - Mustafa İslamoğlu

Mayıs 7, 2010 yazan khd

PEYGAMBER TASAVVURUMUZ

Mustafa İSLAMOĞLU

Peygamber tasavvurumuzun bozuk olması, peygamberi –hâşâ- bozmaz. Fakat peygamber tasavvurumuzun bozuk olması bizi bozar. Zira insan tasavvurumuz, peygamber tasavvurumuza bağlıdır. Peygamber tasavvurumuz bozulduğunda, doğrudan insan tasavvurumuz da bozulur. Bu sonuç bizi “öncülerinin ahlâkını bozan” kimseler durumuna düşürür.
Nice büyükler, önderler, liderler, hoca efendiler, şeyh efendiler, üstadlar, ağabeyler bu tuzağa kurban gitmiştir. Özünde bunların çoğu iyi niyetli, yetenekli, gayretli, himmetli ve hizmetli insanlardır. Fakat onları önüne katan insanların “insan tasavvuru” bozuktur. İnsan tasavvurlarını oluşturan şey ise peygamber tasavvurlarıdır. O bozulunca insan tasavvurları da bozulmuştur.
Öncülerinin ahlâkını bozan artçıların peygamber tasavvuru Kur’an ile taban tabana zıt bir peygamber tasavvurudur. Kur’an Hz. Peygamber konusunda muhataplarını “makule” çağırırken, bozuk tasavvur “mahsusa” çağırmaktadır. Kur’an Hz. Peygamberi “insan” olarak tanıtırken, bozuk tasavvur onu “insanüstü” olarak tanıtmaktadır. Kur’an Hz. Peygamber’i “yaşayan bir model” olarak sunarken, bozuk tasavvur onu “erişilemez bir mit” ve “akıl almaz bir efsane” olarak kurgulamaktadır. Bu yaklaşımın en uç noktası “Nûr-ı Muhammedi” adlı, Efendimizi yaşayan bir model olmaktan çıkarıp arş-ı âlâya ışınlayan tezdir. Bu tezin Eski Mısır Hermetizm’inden birebir kopyalanmış olduğunu söylemeye hacet yoktur.

Adalete Baş Veren Bir Nebi: Yahya Aleyhisselam - Bilgin ERDOĞAN

Mayıs 7, 2010 yazan khd

Adalete Baş Veren Bir Nebi: Yahya Aleyhisselam
Bilgin ERDOĞAN

“(MELEKLER SESLENDİLER:) EY ZEKERİYA! İŞTE BİZLER SANA ADI YAHYA OLAN BİR OĞLAN ÇOCUĞU MÜJDELİYORUZ! (ALLAH BUYURUYOR Kİ) DAHA ÖNCE HİÇ KİMSEYİ ONA ADAŞ KILMADIK” (MERYEM 19-7).

Tarih, adalete ve vicdana baş verenlerle, onları boş verenlerin çatışmasıdır...
Zekeriya'nın yıllarca duasıydı Yahya... Çocuğu olmamasının ıstırabıyla karışık Zekeriya'nın Rabb’ine gözyaşlarıyla yaptığı münacaatıydı... Yakup hanedanlığının öksüz kalma ihtimali endişelendiriyordu onu daha çok... Zira bu hanedanlık, tevhidin ve adaletin sözcüsüydü o dönem... Zekeriya'dan sonra ise liyakatli bir yiğit yoktu bu hanedanlığa sahip çıkacak... Onun için Rabb'ine yalvarıyordu bir oğlum olsun ve onu tevhit ve adalet eksenli yetiştireyim diye... Dualarını göklere uçuruyordu geceler boyu kanatlar takarak gözyaşlarından... Gönlüne akan gözyaşları adeta bir tufana dönüşüyordu her geçen gün...

Muhammed Emin Yıldırım ile Hz. Peygamber (s) ve Siyer Araştırmaları Merkezi Üzerine... - Röportaj- Muharrem Baykul, Murat Aydın

Mayıs 7, 2010 yazan khd

M.Emin Yıldırım ile Hz.Peygamber (s) ve Siyer Araştırmaları Merkezi Üzerine…

Muharrem BAYKUL
Murat AYDIN

Muhamed Emin Yıldırım Kimdir?

1973 yılında Erzurum ilinin Horasan ilçesinde doğdu. İlk, orta ve liseyi Horasan'da okudu. 1990 yılında İstanbul'a geldi. Bu yıllar¬dan itibaren İslamî ilimleri tahsil etmeye başladı. 1999 ile 2004 yılları arasında Mısır'da Arapça ve İslamî ilimleri kapsayan eğitim çalışmalarında bulundu. 1995 yılından itibaren Akabe Vakfı Sultançiftliği şubesinde haf¬talık dersler vermeye başladı. Daha sonraları bu dersleri Hikmet Vakfı'nda sürdürdü. Halen bu vakıf bünyesinde öğrenci eğitimi ve halk irşadı derslerine devam etmektedir.
Yazı ve eğitim çalışmalarını sürdüren Muhammed Emin Yıldırım, uzun zamandır çalıştığı Siyer ve Sahabe araştırmalarını, yakın bir zamanda İstanbul-Eyüp’te açılacak olan Siyer Araştırmaları Merkezi’nde devam ettirecek. Evli ve üç çocuk babasıdır.

Kur'an'da Peygamberlerin Kavimlerine İlk ve Son Sözleri - Mehmet ÇAKIL

Mayıs 7, 2010 yazan khd

Kur’an’da Peygamberlerin Kavimlerine
İLK VE SON SÖZLERİ

Mehmet ÇAKIL

Peygamberlik sürecinin genellikle şu özellikleri barındırdığını görüyoruz:
• Peygamber olmak, peygamberlerin kendi talepleri ile değil, Allah’ın seçimi iledir.
• Allah(cc) onların peygamberlik öncesi hayatlarını da kontrol altına almıştır.
• Peygamberlikle beraber zirveye vurmuş olan şahsiyetleri, onları kendi dönemlerinde yaşayan insanların en mükemmeli yapmıştır.
• Kavimleriyle veya diğer insanlarla olan iletişimlerindeki kararlı tavırları sebebiyle Allah da(cc) onları aleni bir şekilde, mûcizeleriyle desteklemiştir.
• Esfel-i safilin haline düşmüş insanların peygamberlere yönelik tavırları ve bu tavırlara karşı peygamberlerin gösterdiği direnç azami düzeydedir.
• Peygamberler görevleri sonucu ya sürgün edilmiş, ya öldürülmüş ya da Allah’ın emri ile tehlike bölgesini terk etiklerinde kavimleri de helak edilmiştir.

İFK Olayı Etrafında Bazı Mülahazalar - Mehmet AZİMLİ

Mayıs 7, 2010 yazan khd

İFK OLAYI ETRAFINDA BAZI MÜLAHAZALAR
Mehmet AZİMLİ
Doç. Dr., Dicle Üniversitesi İlahiyat Fakültesi İslam Tarihi Anabilim Dalı Öğretim Üyesi

İfk Olayı, yaklaşık bir ay kadar Medine’deki insanların gündeminde olduğu gibi, kıyamete kadar okunacak olan âyetler sebebiyle de çağlar boyu bütün müminlerin gündeminde kalacaktır. Şimdi Medine İslam toplumunu bir ay süresince sarsan bu önemli olayı anlamaya çalışalım.

BENİ MUSTALİK GAZVESİ
Hz.Peygamber, Hendek Savaşı’na, dolayısıyla Medine kuşatmasına katılan ve Medine’ye saldırmayı düşünen kabilelere seferler düzenlemeye başladı. İşte bu seferlerden biri de 5/627 tarihinde Medine’ye saldıracakları ihbarı alınan Mustalikoğulları’na karşı yapıldı. Hızla hareket edilerek düşman hazırlık halinde iken bastırıldı. Fazla bir zayiat verilmeden düşman esir alındı, ganimetler elde edildi. Bu savaşta iki olay ön plana çıktı. İkisinde de münafıklar bu olayları kullanıp Müslüman toplumunu karıştırmak istediler.

 

© 2010 Kuranihayat.com

İzinsiz ve kaynak gösterilmeden kullanılamaz. Ancak kaynak gösterip link vererek kullanabilirsiniz.

 

Aktif Medya