Ana Bölüme Geç
Kurani Hayat Yeni Sayı Kurani Hayat telefon

Kullanıcı girişi

Bir Ayet

“Rasul,
‘Ya Rabbi!’ diyecek,
‘Gerçek şu ki,
benim kavmim
bu Kur’an’ı devri
geçmiş bir mesaj gibi
terk etti!’...”
Furkan, 30

 

Kimler çevrimiçi

Şu an 0 kullanıcı ve 2 ziyaretçi çevrimiçi.

Kuran surelerin kimliği

İçerik yayınlarıKuran

Başlarken 14

Eylül 24, 2010 yazan khd

Hamdolsun, varlığı anlamlı yaratan ve zîşuur kullarını anlama nimetiyle donatan Allah’a,
Salevât olsun, vahyi hakkıyla anlayıp en güzel örnekleriyle insanlığa anlatan Efendimiz’e,
Selam olsun, anlamak için okuyan, anladığını hayat boyu yaşayan tüm müminlere...

Vahiyle hayat bulma çabalarına mütevazı bir katkı yapmak niyetiyle yola çıkan Kur’ani Hayat Dergimiz, 14. sayısında Kur’an’ı anlamayı konu edindi. 2010 Kur’an Yılı faaliyetlerine katkı sadedinde Haziran ayında İstanbul’da gerçekleştirdiğimiz Kur’an-ı Kerim Mealleri Sempozyumu’ndan sonra meal konulu sayımızı sunduk sizlere. İnşaallah, gelecek ramazan ayına kadar bir yıl boyunca doğrudan Kur’an’ı ele alan sayılarla sürdüreceğiz Kur’an Yılı faaliyetlerine katkımızı.

Altını Ateşle Sınarlar - Fatih OKUMUŞ

Temmuz 18, 2010 yazan khd

Altını ateşle sınarlar, insanı dostlarıyla…
Atı, deveyi, eşeği yularla bağlarlar; yiğidi yârin zülfüyle…
Misk şişesine benzeriz biz: kırılınca râyihamız yedi mahalleyi doldurur.
Bize kötülük etseniz, biz onu iyilik sayarız. Âlemin Padişahı, bizim bu niyetimizi hakikate kalbederek ödüllendirir. Mahza lüftundan, mahza kereminden…
Yani ki sevgili dostum,
Siz bize, isteseniz dahi bir kötülük edemezsiniz. Cahillerin kötülük sandığı da arif katında bir iyiliktir. Müminin ezasına sabretmekte iyilik vardır. Hüsnüzanda iyilik vardır. Sabırda iyilik, afüvde iyilik, vefada iyilik vardır.
Bir mümine gafilâne veya cahilane bir kötülük yapılsa; hakikatte ona on türlü iyilik yapılmış olur. Fikr et!
Uğradığı eziyete tahammül etmesi günahlarına kefaret olur. Şükretmesi rızkını artırır, nimet kapılarını açar.
Kardeş,
Belki bir zanna, belki bir maslahata dayanarak güyâ bana kötülük edersin. Ben seni, sen daha o kötülüğü zihninde tasarlamazdan önce affetmişim. Bilirim ki, başıma gelen, Dost’un bilgisi dışında değildir. İradesi dışında da değildir. Öyleyse buna kötülük demek dahi hakikatte caiz olmaz.

Peygamber Tasavvurumuz - Mustafa İslamoğlu

Mayıs 7, 2010 yazan khd

PEYGAMBER TASAVVURUMUZ

Mustafa İSLAMOĞLU

Peygamber tasavvurumuzun bozuk olması, peygamberi –hâşâ- bozmaz. Fakat peygamber tasavvurumuzun bozuk olması bizi bozar. Zira insan tasavvurumuz, peygamber tasavvurumuza bağlıdır. Peygamber tasavvurumuz bozulduğunda, doğrudan insan tasavvurumuz da bozulur. Bu sonuç bizi “öncülerinin ahlâkını bozan” kimseler durumuna düşürür.
Nice büyükler, önderler, liderler, hoca efendiler, şeyh efendiler, üstadlar, ağabeyler bu tuzağa kurban gitmiştir. Özünde bunların çoğu iyi niyetli, yetenekli, gayretli, himmetli ve hizmetli insanlardır. Fakat onları önüne katan insanların “insan tasavvuru” bozuktur. İnsan tasavvurlarını oluşturan şey ise peygamber tasavvurlarıdır. O bozulunca insan tasavvurları da bozulmuştur.
Öncülerinin ahlâkını bozan artçıların peygamber tasavvuru Kur’an ile taban tabana zıt bir peygamber tasavvurudur. Kur’an Hz. Peygamber konusunda muhataplarını “makule” çağırırken, bozuk tasavvur “mahsusa” çağırmaktadır. Kur’an Hz. Peygamberi “insan” olarak tanıtırken, bozuk tasavvur onu “insanüstü” olarak tanıtmaktadır. Kur’an Hz. Peygamber’i “yaşayan bir model” olarak sunarken, bozuk tasavvur onu “erişilemez bir mit” ve “akıl almaz bir efsane” olarak kurgulamaktadır. Bu yaklaşımın en uç noktası “Nûr-ı Muhammedi” adlı, Efendimizi yaşayan bir model olmaktan çıkarıp arş-ı âlâya ışınlayan tezdir. Bu tezin Eski Mısır Hermetizm’inden birebir kopyalanmış olduğunu söylemeye hacet yoktur.

Hz. Muhammed'in (s) Büyülendiği İddiası - İbrahim SARMIŞ

Mayıs 7, 2010 yazan khd

HZ.MUHAMMED’İN BÜYÜLENDİĞİ İDDİASI
VE BAKARA 102. ÂYETİN ANLAMI ÜZERİNE…

İbrahim SARMIŞ
Prof.Dr., Selçuk Üniversitesi, Arap Dili ve Edebiyatı emekli öğretim üyesi
ibrahimsarmis@yahoo.com.tr

Cahiliyye Arap toplumunda cin, şeytan, büyü, nazar, kehanet, kuşun uçmasından, rüzgârın esmesinden, birinin çıkıp gelmesinden mana çıkarmak gibi şeylere inanılmıştır. Bugün cin çarpması, falcılık, büyücülük, nazarcılık, uğursuzluk, yatır, muska, çaput bağlama ve taş sürtme, hayvan ve eşya burcu gibi şeylere cahil Müslüman yığınların kıymet verdiği gibi, o gün de insanlar cinlerin güçlerinin her şeye yettiğini, iyilik ve kötülük, başarı veya başarısızlık sebebi olabildiklerini ve insanların hayatlarını yönlendirdiklerini düşünürlerdi.
Müşriklerin bu inançlarından özellikle cinlerin insanlarla ilişkileri ve hayatı yönlendirdikleri inancı, İslam’ın bütün çabalarına karşın ne yazık ki şu veya bu şekilde Müslümanlar’ın zihin ve kültür dünyalarında korunmuş ve devam etmiştir.

Adalete Baş Veren Bir Nebi: Yahya Aleyhisselam - Bilgin ERDOĞAN

Mayıs 7, 2010 yazan khd

Adalete Baş Veren Bir Nebi: Yahya Aleyhisselam
Bilgin ERDOĞAN

“(MELEKLER SESLENDİLER:) EY ZEKERİYA! İŞTE BİZLER SANA ADI YAHYA OLAN BİR OĞLAN ÇOCUĞU MÜJDELİYORUZ! (ALLAH BUYURUYOR Kİ) DAHA ÖNCE HİÇ KİMSEYİ ONA ADAŞ KILMADIK” (MERYEM 19-7).

Tarih, adalete ve vicdana baş verenlerle, onları boş verenlerin çatışmasıdır...
Zekeriya'nın yıllarca duasıydı Yahya... Çocuğu olmamasının ıstırabıyla karışık Zekeriya'nın Rabb’ine gözyaşlarıyla yaptığı münacaatıydı... Yakup hanedanlığının öksüz kalma ihtimali endişelendiriyordu onu daha çok... Zira bu hanedanlık, tevhidin ve adaletin sözcüsüydü o dönem... Zekeriya'dan sonra ise liyakatli bir yiğit yoktu bu hanedanlığa sahip çıkacak... Onun için Rabb'ine yalvarıyordu bir oğlum olsun ve onu tevhit ve adalet eksenli yetiştireyim diye... Dualarını göklere uçuruyordu geceler boyu kanatlar takarak gözyaşlarından... Gönlüne akan gözyaşları adeta bir tufana dönüşüyordu her geçen gün...

Sesli Röportajlar

Mart 15, 2010 yazan admin

Kur'ani Hayat Dergisi Röportajları - Salih Tuğ, Vahiy, Akabe

Başlarken… Sayı 01

Mart 15, 2010 yazan admin

Rahman Rahim Allah adıyla,
O’nun muradını daha iyi anlamak,
Anladığımızı hayatımıza aktarmak,
Kur’anla hayat bulup onunla inşa olmak niyetiyle çıktık yola.

1429 yılının mübarek Recep ayında başlattığımız Kur’ani Hayat yolculuğumuzun ilk durağı olan bu sayıda, bu yolculuğumuzun gerekçesini anlatan yazılar başta olmak üzere, Kur’an ve hayata dair birbirinden kıymetli yazılar bulacaksınız.

Başlarken 11

Mart 1, 2010 yazan khd

Vahiyle hayat bulma ve peygamberlerin izinden gitme çabalarına mütevazı bir katkı yapmak niyetiyle Temmuz 2008’de yola çıkan Kur’ani Hayat Dergisi, Kur’an ayı ramazan, mahşerin provası hac, Rabbani eğitim, ümmetin iftiharı Gazze’yi, vahdetin çekirdeği aile, nifakın panzehiri infak, gök sofrası vahiy, varlık hiyerarşisini öğreten kurban ve hayatımız namazı işleyen sayılarıyla okurlarıyla buluşmuştu.

Kur'anda Kurban Kavramı - Hüseyin Kerim ECE

Ocak 12, 2010 yazan admin

Kurbandan söz edilen yerlerde genellikle Hz. İbrahim’e ve hac ibadetine atıf yapıldığını da görmekteyiz. Bu da Hz. İbrahim’in Allah’a yakınlığının bir model olarak sunulması, hac ibadetinin de Allah’a yakınlaştırmayı yoğunlaştırıcı özelliğinden dolayı olsa gerektir. ‘Kurban’ bayramına Arapça’da ‘’ıydu’l-adha’ denir. ‘Adhâ’ kelimesi Kur’an’da yer almamaktadır. Kurban kesme zamanına ‘eyyam-ı nahr’ denilir. Bu günler aynı zamanda hac zamanıdır ki Zilhicce ayının 10-13. günleridir. Kurban kelimesi, maddi ve manevî her türlü yakınlaşmayı anlatır. Ancak İslâmî litaratürde kendisiyle Allah’a yaklaşılan şeydir. Özel olarak Allah’a yakınlık sağlamak, yani ibadet amacıyla belli vakitte, bellirli hayvanları kesmeyi ve bu amaçla kesilen hayvanı ifade eder. İslâmda ibadet amacıyla kesilen hayvana ‘udhiyye’, eti için kesilen hayvana da ‘zebiha’ denir.

Kurban: İsmailleri Ortaya Koyabilme Eğitimi - Abdulcelil CANDAN

Ocak 12, 2010 yazan admin

 

    Tarih boyunca hemen hemen bütün dinlerde kurban uygulamaları olmuştur. Ancak kurbanlıklar, kurban etme şekilleri ve amaçları farklı olmuştur. Bazı dinlerde bitkiler, kümes hayvanları hatta kuşlardan bile kurban verilirdi. Hıristiyanlar Hz. İsa’nın çarmıha gerilmesini bir Kurban olarak telakki ederler. Bununla da insanların günahlarına karşılık Allah’ın Hz. İsa’yı feda ettiğine inanırlar.

 

         Kurban, Allah yolunda fedakârlığın ona teslim olmanın ifadesidir. Mü’minler Kurban kesmekle, cedleri Hz. İbrahim ve Hz. İsmail’in şanlı hatıralarını anmakta, tazelemekte ve gerektiğinde kendilerinin de aynı teslimiyet ve fedakârlığa hazır olduklarını ifade etmektedirler. Kurban, fedakârlık, ihlâs ve cömertliğin sembolüdür. Kişilik kazanılmasında da etkisi büyüktür.

 

 

© 2010 Kuranihayat.com

İzinsiz ve kaynak gösterilmeden kullanılamaz. Ancak kaynak gösterip link vererek kullanabilirsiniz.

 

Aktif Medya