Ana Bölüme Geç
Kurani Hayat   telefon

Kullanıcı girişi

Röportajlar ( Sesli )

Bir Ayet

“Rasul,
‘Ya Rabbi!’ diyecek,
‘Gerçek şu ki,
benim kavmim
bu Kur’an’ı devri
geçmiş bir mesaj gibi
terk etti!’...”
Furkan, 30

 

Kimler çevrimiçi

Şu an 0 kullanıcı ve 3 ziyaretçi çevrimiçi.

İçerik yayınlarıKuran

Sesli Röportajlar

Mart 15, 2010 yazan admin

Kur'ani Hayat Dergisi Röportajları - Salih Tuğ, Vahiy, Akabe

Başlarken… Sayı 01

Mart 15, 2010 yazan admin

Rahman Rahim Allah adıyla,
O’nun muradını daha iyi anlamak,
Anladığımızı hayatımıza aktarmak,
Kur’anla hayat bulup onunla inşa olmak niyetiyle çıktık yola.

1429 yılının mübarek Recep ayında başlattığımız Kur’ani Hayat yolculuğumuzun ilk durağı olan bu sayıda, bu yolculuğumuzun gerekçesini anlatan yazılar başta olmak üzere, Kur’an ve hayata dair birbirinden kıymetli yazılar bulacaksınız.

Kur'anda Kurban Kavramı - Hüseyin Kerim ECE

Ocak 12, 2010 yazan admin

Kurbandan söz edilen yerlerde genellikle Hz. İbrahim’e ve hac ibadetine atıf yapıldığını da görmekteyiz. Bu da Hz. İbrahim’in Allah’a yakınlığının bir model olarak sunulması, hac ibadetinin de Allah’a yakınlaştırmayı yoğunlaştırıcı özelliğinden dolayı olsa gerektir. ‘Kurban’ bayramına Arapça’da ‘’ıydu’l-adha’ denir. ‘Adhâ’ kelimesi Kur’an’da yer almamaktadır. Kurban kesme zamanına ‘eyyam-ı nahr’ denilir. Bu günler aynı zamanda hac zamanıdır ki Zilhicce ayının 10-13. günleridir. Kurban kelimesi, maddi ve manevî her türlü yakınlaşmayı anlatır. Ancak İslâmî litaratürde kendisiyle Allah’a yaklaşılan şeydir. Özel olarak Allah’a yakınlık sağlamak, yani ibadet amacıyla belli vakitte, bellirli hayvanları kesmeyi ve bu amaçla kesilen hayvanı ifade eder. İslâmda ibadet amacıyla kesilen hayvana ‘udhiyye’, eti için kesilen hayvana da ‘zebiha’ denir.

Kurban: İsmailleri Ortaya Koyabilme Eğitimi - Abdulcelil CANDAN

Ocak 12, 2010 yazan admin

 

    Tarih boyunca hemen hemen bütün dinlerde kurban uygulamaları olmuştur. Ancak kurbanlıklar, kurban etme şekilleri ve amaçları farklı olmuştur. Bazı dinlerde bitkiler, kümes hayvanları hatta kuşlardan bile kurban verilirdi. Hıristiyanlar Hz. İsa’nın çarmıha gerilmesini bir Kurban olarak telakki ederler. Bununla da insanların günahlarına karşılık Allah’ın Hz. İsa’yı feda ettiğine inanırlar.

 

         Kurban, Allah yolunda fedakârlığın ona teslim olmanın ifadesidir. Mü’minler Kurban kesmekle, cedleri Hz. İbrahim ve Hz. İsmail’in şanlı hatıralarını anmakta, tazelemekte ve gerektiğinde kendilerinin de aynı teslimiyet ve fedakârlığa hazır olduklarını ifade etmektedirler. Kurban, fedakârlık, ihlâs ve cömertliğin sembolüdür. Kişilik kazanılmasında da etkisi büyüktür.

 

Kur'an Diriler İçindir, Ölüler İçin Değil - Muhammed b. Cemil ZEYNO

Ocak 12, 2010 yazan admin

    Yüce Allah şöyle buyurdu: “(Ey Muhammed) sana indirdiğimiz bu kitap mübarektir; âyetlerini düşünenler, aklı olanlar da öğüt alsınlar.” (Sad 38/29)

    Sahabiler Kur’an’ın hükümlerini yerine getirmek, yasaklarını terk etmek hususunda yarıştıkları için dünya ve ahretin mesut insanları oldular. Daha sonraki Müslümanlar Kur’an’ın hayat prensiplerini terk edip, sadece kabirler üzerinde ve taziye günlerinde okumak suretiyle ona bir ölü kitabı nazarıyla baktıklarından zillete düştüler. Dolayısıyla Allah’ın şu sözü onlara hak oldu: “Peygamber, Ey Rabb’im! Doğrusu milletim bu Kur’an’ı terk etmişti, dedi.” (Furkan 25/30)

       

Beklenen Sensin Ey Yüce Kur’an - Ömer NOYAN

Ocak 12, 2010 yazan admin

GENÇ KALEMLER

Zulûmatla savaşımızda; esir alınmadan benliklerimiz, kirlenmemişken duygularımız, burkulmamışken içimiz sen gelmelisin…

Sen gelmeli ve İbrahim’in baltasıyla yıkmalısın çağımızın kökleşmekte olan gizli ve aşikâr putlarını… Yani zulüm seninle bitmeli…

Bu karşılıklı, dünyalar yakan ve dünyalar yıkan hain bir savaştı… Uğruna serlerin, yeminlerin, çizgilerin ve özlemlerin yaralanıp bitirildiği… Belki de belirlenmiş o vakte kadar bitmeyecek… Belki de son doğan insanın ölümüne dek sürecek bu savaş, garip başlamıştı ve garip bitecekti… Ama ne olursa olsun, bu savaş sadece senin sözlerinle biter, bu kavga seninle nihayet bulur, bu bulanıklık seninle durulur… Kendi kendini basitlikte, karanlıkta, yıkılmış iç dünyasında kaybetmiş insanlar sadece seninle bulunur…

Bir Kutsal Kitap Nasıl Tahrif Edilir? - Fatih OKUMUŞ

Ocak 12, 2010 yazan admin

DENEME
Kutsal Kitab’ı tahrifin birçok yöntemi olmakla birlikte, ilk aklımıza gelen ve en popüler olanlarını sıralamak istiyoruz:

 

Başlangıçtan Günümüze Belli Başlı Tefsir Ekolleri - Arzu Melek ARIKAN

Ocak 12, 2010 yazan admin

İNCELEME

           “Sana Kur’an’ı gönderdik ki insanlara indirileni açıklayasın.” (Nahl 16/44) âyetinde ifade edildiği gibi Allah Kur’an’ı açıklama görevini insanlar arasından seçtiği Peygamber’ine vermiştir. Hz. Peygamber uhdesine verilen bu tebliğ ve beyan görevi sebebiyle hayatı boyunca Kur’an’da kapalı olan ve tefsirine ihtiyaç duyulan nassları açıklamıştır. Bu sebeple Hz. Peygamber aralarındayken ashabın Kur’an yorumuna fazlaca ihtiyaç duyulmamıştır. Ancak bir taraftan Hz. Peygamber’in irtihaliyle onların vahye dayalı bu kaynağa müracaat etme imkânlarının ortadan kalkmış olması, diğer taraftan da İslâm’ın geniş bir coğrafyaya yayılması nedeniyle daha önce görülmeyen birtakım meselelerin ortaya çıkması ve bu coğrafyalarda yaşayan insanların, mensup oldukları kültürlerin tesirinde kalarak bazı fikirlerini Kur’an’a dayandırma gayretleri, ashabı Kur’an-ı Kerim’i tefsir etmeye yöneltmiştir.

Kur’ân-ı Kerim ve Şiir - Mahmut YAVUZ

Ocak 12, 2010 yazan admin

İNCELEME

Arap edebiyatında en çok göze çarpan eser, Müslümanların, yedinci yüzyılda Arap çölünde Allah’ın Hz. Muhammed’e gönderdiğine inandıkları ve başka bir dünyanın / âhiretin var olduğunu belirten Kur’an’dır. Bu görüş, Yahudilerin Tevratı’ndaki veya Hıristiyanların İncilleri’ndeki tıpkısının aynısıdır. Müslümanlar, Kur’an’ı, İslâm öncesi Arap hikâyecilerinin anlattıkları seci’lerle kıyaslayarak, Kur’an’ın sahip olduğu kafiye ve ritim itibariyle taşıdığı edebîliğin eşsizliğine inanırlar. İlk dönem sûre ve bölümlerinde Kur’an, genel dini kavram ve düşünceleri tutkuyla ve güzel bir şekilde açıklar ki bu bile başlı başına  orijinal Arapça metinler arasında takdir edilmesi gereken bir gerçektir. Kur’an’ın, Arap Edebiyatı’nın en büyük eseri olduğunu görüyoruz.

Kuran ve Sanat İlham: Gayba Uzatılan Merdiven - Cemal ŞAKAR

Ocak 12, 2010 yazan admin

 

"Söylenecek bir şey daha kaldı ama;                                                                           onu sana bensiz olarak Ruhu'l- Kudüs söylesin!"                                                             Mevlânâ

 

 

© 2010 Kuranihayat.com

İzinsiz ve kaynak gösterilmeden kullanılamaz. Ancak kaynak gösterip link vererek kullanabilirsiniz.

 

Aktif Medya