VAHİY DİLİNDE BİR HİTAP BİÇİMİ OLARAK SORU
İdris ŞAHİN
Doç.Dr., Düzce Üniversitesi Tıp Fakültesi
Dünyayı ve hayatı algılarken kendimizle ve başka¬larıyla iletişim kurmada kullandığımız en önemli araç, dil ve sembollerdir. Dil bize, kendimizi, hayatı ve çevremizi anlamada kolaylık sağlar. Düşünmemiz dil sayesinde gerçekleşir. Kullandığımız dil olayları algıla¬mamızın derecesini gösterirken, aynı zamanda bizlerin düşünsel şemasını ortaya koyar. Kelimeler notalara benzer; doğru kullanıldığında, ustanın ağzında bir şahesere dönüşür.
Varlığı kelâm ile başlatan, insanın serüvenini de kelâm ile başlattı. Hak ve sorumluluk verdiği insana, hak ve sorumluluklarını nasıl kullanacağını vahiyle öğretti. Tarihin eksenine kelâmı yerleştirdi. İnsana vahiyle yol gösterdi. Hayatı inşa etsin diye insanı dünyanın “kalfası” (halife) yaptı. Bu kalfa işini iyi yapsın diye insanı vahiyle eğitti.
Bütünsel bir okuma sonucu ulaşılacak maksat ve ruhuyla bütün bir hayatı inşa eden son vahiy Kur’an-ı Kerim’de muhataplara mesajı ulaştırmak ve hayata dönüşümünü sağlamak için iletişimin tüm incelikleri kullanılmıştır. Kur’an’da bir yazılı metnin hatta sözlü bir iletişimin bütün incelikleri yanında; soru sorma yöntemi de muhatabın bilinç üstünü ikna ederek daha sonra bilinçaltını inşada sıklıkla kullanılan yöntemlerden birisidir. Bu yazının amacı Kur’an’da bir hitap ve inşa biçimi olarak soru sorma tekniğinin incelenmesi olacaktır.