Antik gelenek ile modern aklın kesişim noktasında, tahrif olmuş anlayışlar ortasında yaşamak zor. Bu dip akıntı insanı, kâinatı ve eşyayı okuma serüveninden uzaklaştırıyor. Yaşanan bu kırılma noktasında dini düşüncenin inşasını sürdürmek için, Fazlurrahman'ın sarmal okuma metodunu siretr'e/sünnet'e de uygulayabiliriz. Bu açıdan ahlâkî olarak el-emin vasfını bir şahsiyeti okuma ve tecrübe etme imkânını yakalamak için bu kaçınılmaz bir gerekliliktir.