Ana Bölüme Geç
Kurani Hayat Yeni Sayı Kurani Hayat telefon

Kullanıcı girişi

Bir Ayet

“Rasul,
‘Ya Rabbi!’ diyecek,
‘Gerçek şu ki,
benim kavmim
bu Kur’an’ı devri
geçmiş bir mesaj gibi
terk etti!’...”
Furkan, 30

 

Kimler çevrimiçi

Şu an 0 kullanıcı ve 2 ziyaretçi çevrimiçi.

Kuran surelerin kimliği

İçerik yayınlarıgazze

Başlarken... Sayı 05

Mart 15, 2010 yazan admin

İnsanı çeşitli yollarla terbiye ederek ona kemâle erme fırsatı bahşeden Allah’a hamd,
Ashabıyla birlikte en ağır kuşatmalara karşı sekînetle direnen Efendimiz’e salât,
Gazze’de izzetli bir direniş sergileyen ve onlara destek olan tüm mü’minlere selam olsun.

Hicretin 1429. yılının Recep ayında “O’nunla hayat bulmak” için yola koyulan Kur’ani Hayat dergimiz, 2. sayısında Kur’an ayı ramazanın, 3. sayısında ise mahşerin provası haccın heyecanını paylaştı sizinle. Elinizde tuttuğunuz bu 5. sayımız ise 4. sayıdan başlayan eğitim meselesini Gazze direnişiyle bütünleştirerek sürdürüyor.

DİRENİŞ VE ACININ EĞİTSEL İŞLEVİ -Merhametin yurdu Gazze’de acı ve öfkeyi kuşanmak - Adnan İNANÇ

Ocak 11, 2010 yazan admin

İnsan, iç dünyasını varlığın mucizevî tecellileri karşısında merak ve hayranlıkla dolu bir şekilde uyanık tutabilse, acı da en az sevinç kadar harikulade görünür. Acı ile sevincin paradoksal anlamda yakın bir ilişki içerisinde bulunuyor görünmesi de sebep-sonuç itibariyle birbiriyle akraba kavramlar olmalarındandır. Ne var ki tüm bunlar, iki dünyalı bir (müminin) algı ve tasavvur dünyası için söz konusudur. Zira ‘Allah iki emniyeti bir arada vermez; iki korku ve tedirginliği de bir arada vermez’di.

FİLİSTİN’DE KARDEŞİM VAR! - Nuriye ÇAKMAK

Ocak 11, 2010 yazan admin

Hoş geldin, hiç yitmediğin dünyama.. Yeniden..

Eğer Filistin’in bereketi zeytin gözlerinle nazar etmezsen bana, bahtınız gibi gece gözlerinle.. Ki biliyorsun, Hz. Meryem’in elinin değdiği zeytinler yok artık orda ve geceler kara değil akşamlar kadar, kan kızılı bomba yağmurunda.. Utancımı ve acımı biraz olsun saklayabilirim, iki kelam edelim, gözlerini benden sakla..

Gazze’den Bosna’ya bir muhavere - Fatih OKUMUŞ

Ocak 11, 2010 yazan admin

Bana sordu:
- Filistin ve Gazze konusunda ne düşünüyorsun?
- Kimilerine göre bu mesele Arap-İsrail meselesidir. Kimilerine göre Yahudi-Müslüman meselesidir. Bence bu meseleye adalet-zulüm meselesi olarak bakmalıyız.
- Neyin adalet olduğuna kim karar verecek?
- Dünyada mahza adalet yoktur. Mutlak adalet ancak el-‘Adl ismiyle müsemma Allah katındadır. Biz belki sulh için çalışabiliriz. Boynuzlu keçi, boynuzsuz keçiden hakkını Allah katında alacaktır.
- Peki, sulh nasıl olacak? Hamas İsrail’i tanımıyor.
- İsrail’i prensip olarak ben de tanımıyorum. İşgal ettiği topraklardaki hâkimiyetinin meşruiyete değil, güce dayandığını düşünüyorum. Bununla birlikte, fiili bir işgal altında bile, savaş sırasında bile hukukun geçerli olması gerektiğini düşünüyorum. En azından BM kararlarını kabul edebilirler.
- Aslında bizim bakışımızı medya belirliyor.
- Haber seyretmemeyi tercih ediyorum.
- Sen Filistin tarafından bilgi alıyorsun ve onlara sempati duyuyorsun. Ben İsrail tarafından bilgi alıyorum. Erkek arkadaşım İsrailli. İnsanlar korku içinde yaşıyorlar. Hergün tepelerine bir roket düşme korkusu içindeler.

ADANMIŞ RUHLAR ve GAZZE’NİN MUSA’LARI! - Muhammed Emin YILDIRIM

Ocak 11, 2010 yazan admin

    Allah Rasulü (sav) annesinin karnındayken babasını, altı yaşındayken ise annesini kaybetmişti. Bundan sonraki hayatının iki yıllık bölümünü dedesi Abdulmuttalib’in yanında geçirmişti. Bu iki yıllık dönem zarfında Mekke’nin liderlerinden Abdulmuttalib, torunu Muhammed’e (sav) sürekli iki farklı şehrin hikâyelerini anlatırdı. Bu iki şehirden birisi ileride medeniyetin beşiği olacak olan o günkü ismi ile Yesrib’ti; diğeri ise Abdulmuttalib’in babası Haşim’in kabrinin bulunduğu Gazze.

Siyonist saldırılara karşı sebat ve sekinetle direnen Gazze’den yükselen mesajlar: - Söyleşen: F.Güngör

Ocak 11, 2010 yazan admin

İki yıla yakın ağır bir kuşatmadan sonra 23 gün boyunca yoğun bir saldırıya maruz kaldınız. Gazze halkı bunca yoksunluğa rağmen nasıl direnebildi bu topyekun saldırıya?

Çalışma ve Sosyal Yardım Bakanı Ahmed el-Kurd:

-    Evet, sadece akılla bakıldığında insan hayret ediyor, nasıl direnebildi bu insanlar diye. Yirmi ay boyunca ağır bir kuşatmanın ardından yoğun bir saldırı geldi. Esasen o yirmi ay da büyük bir savaş idi. Zira, bizi sessizce öldürüyorlardı. 20 ayda tedavi imkânlarından yoksun kaldığı, dışarıdan ilaçları getirilemediği için 350 insanımız can verdi. Bu savaş değil mi?

-    Diğer taraftan, hayat durdu, okullar kapandı, üniversiteler kapandı. Çünkü petrol yoktu, ulaşım sağlanamıyordu. 20 aylık kuşatma zarfında 3500’den fazla işyeri kapandı. Bu kuşatma bizi derinden yaralayan ağır bir savaştı. Ama dünya bunu göremedi. Ardından bu yoğun bombardıman geldi.

 

© 2010 Kuranihayat.com

İzinsiz ve kaynak gösterilmeden kullanılamaz. Ancak kaynak gösterip link vererek kullanabilirsiniz.

 

Aktif Medya