İnsanın mikro-kozmos; kozmosun da makro-insan olduğu tezi edebiyatımızı derinden etkilemiştir. Bu etkide insan merkezli din tasavvurunun payı olduğu kuşkusuzdur. Bir yandan “Sen olmasaydın kâinatı yaratmazdım” gibi Hz. Peygamber’e izafe edilen sözler; diğer yandan da kudsî hadis olduğu iddia edilen “Kendini bilen Rabb’ini bilir”, “Ben bir gizli hazineydim, bilinmek istedim” gibi insanın ve âlemin yaratılışını açıklamaya yönelik tezler, böylesi bir din tasavvurunu doğurup beslemiştir.