Ana Bölüme Geç
Kurani Hayat Yeni Sayı Kurani Hayat telefon

Kullanıcı girişi

Bir Ayet

“Rasul,
‘Ya Rabbi!’ diyecek,
‘Gerçek şu ki,
benim kavmim
bu Kur’an’ı devri
geçmiş bir mesaj gibi
terk etti!’...”
Furkan, 30

 

Kimler çevrimiçi

Şu an 0 kullanıcı ve 2 ziyaretçi çevrimiçi.

Kuran surelerin kimliği

İçerik yayınlarıaile

Cömertlik ve İnfak - Osman Nuri TOPBAŞ

Ocak 11, 2010 yazan admin

İKTİBAS

Hocaefendinin bu uzunca makalesi, Altınoluk Dergisi’nin 266. sayısından (Nisan 2008)

yerimizin darlığı sebebiyle kısaltılarak iktibas edilmiştir.

Îmânın ilk meyvesi merhamettir. Merhametin en belirgin alâmeti ve en olgun tezâhürü de “infak”tır. İnfak, malın ve canın Allâh’a adanışıdır. Beşeriyetin fazîlet zirveleri olan peygamberler ve onların vârisleri olan âlimler, ârifler ve velîlerin hayatları, sayısız merhamet ve infak menkıbeleriyle doludur.

Hayırda Yarışın...

Bir gün Peygamber Efendimiz -sallâllâhu aleyhi ve sellem- sabah namazını kıldıktan sonra ashâbına dönüp,

“–İçinizde bugün oruçlu olan var mı?” diye sordu. Hazret-i Ömer -radıyallâhu anh-,

“–Yâ Rasûlallâh! Dün gece oruç tutmak aklıma gelmedi, onun için şimdi oruçlu değilim” dedi. Hazret-i Ebû Bekir -radıyallâhu anh- ise,

KUR’AN KİTAPLIĞI BİR SOSYAL GÜVENLİK KURUMU: İNFAK - Ali KOÇAK

Ocak 11, 2010 yazan admin

Tarih boyunca, medeniyetlerin teşekkülünde iktisadi düşünce önemli bir yer işgal etmiştir. Medeniyet havzalarının ekseriyeti ticaret yollarının üzerinde oluşmuştur. Mamur bir dünya için emaneti yüklenen insan, bu inşai sorumluluğunu kendisine ikram edilen nimetlerle gerçekleştirmektedir.

İktisadi düşünce toplumların inançları üzerinde de büyük etkiler göstermiştir. Buna mukabil insanların kültür ve medeniyetinde önemli bir rol oynayan kutsal kitaplar, ortaya koydukları sosyal mesajlarla kalıcı ve etkili tesirler bırakmışlardır.

Bu tesirleri en bariz şekilde, insanların ağırlıklı olarak ticaretle uğraştığı Mekke’de nazil olan âyetlerin inşa ettiği asr-ı saadet toplumunda görebiliriz. Bugün de kapitalizmin tiran olduğu küresel bir dünyada yaşıyoruz. Karşımızda önemli bir soru/n durmaktadır: Müslüman’ın iktisadi düşüncesi bu asırda nasıl tezahür etmelidir? İktisat ile itikad arasında nasıl bir bağ vardır?

AİLE: VAHDETİN ÇEKİRDEĞİ - Mustafa İSLAMOĞLU

Ocak 11, 2010 yazan admin

BAŞYAZI

İslam akidesinin omurgasını teşkil eden tevhid, “birlemek” manasına gelir. Akidevi alanda tevhid olarak tezahür eden şey, toplumsal alanda vahdet olarak tezahür eder. Bu açıdan, “Tevhid akidevi vahdet, vahdet sosyal tevhiddir” diyebiliriz. Kuldan Allah’a uzanan boyutta “birlemeyi” tevhid, kuldan kula uzanan boyutta “birleştirmeyi” vahdet ifade eder. Mü’minde birlik düşüncesi, tevhid akidesinin bir tezahürü olarak tecelli eder. Aile adını verdiğimiz müessese de bir birliktir. Zira aile, birbiri için yaratılan iki cinsin bir araya gelmesiyle oluşur.

KUR’ÂN’A GÖRE SAĞLIKLI AİLE İLİŞKİLERİNİN TEMELLERİ - Murat SÜLÜN

Ocak 11, 2010 yazan admin

 

ومن آياته أنْ خَلَقَ لَكم مِنْ أنفُسِكم أزواجا لِتَسْكُنُوا إليها وجعل بينكم مَوَدَّةً ورحمةً

 

Sağlıklı aile ilişkilerinin temelleri çerçevesindeki bu yazıda; aileyi oluşturan taraflar olarak kadın-erkek realitesine dikkat çektikten sonra, evlenilmeye ehil ideal kadın ve erkeğin temel vasıflarını Kur’anî perspektiften özetlemeye çalıştık. “Aileyi ayakta tutan” başlığı altında, karı-koca ilişkilerinde hiçbir şeyin eşlerin birbirine güvenmesi kadar önemli olmadığını belirttik ve ünlü darb âyetini konu ile irtibatlandırarak meramını vuzuha kavuşturmaya çalıştık. Ailenin temelinin nikâh olduğunu belirterek bu bağlamda İslâmiyetin insan doğasına ne kadar uygun olduğunu hatırlattık. Aile huzurunu sağlayan üç temel faktöre yer verdikten sonra, ailede huzur ve sükûneti olumsuz etkileyen üç faktörden bahsettik. Bu meyanda, ana-baba evlât ilişkilerine temas etme imkânı bulduk.

 

DÜNYADA ESENLİK YURDU - Hüseyin K. ECE

Ocak 11, 2010 yazan admin

Avrupa İslam Üniversitesi

(IUE) öğretim elemanı, Hollanda

Aileye bir ‘daru’s-selam’, yani esenlik ve güven yeri, huzur ve mutluluk yuvası diyebilir miyiz?

Ya da müslüman evliler ailelerini ‘daru’s-selâm’ yapmak zorundalar mı?

Eğer öyle ise bu nasıl mümkün olabilir?

Konuyu anlamak için öncelikle ‘selâm’ ve ‘daru’s-selam’ kelimelerini açıklamak istiyorum:

1- Daru’s-selâm/esenlik ve güven yurdu

1a-Selâm;

‘Selâm’, ‘selime’ fiilinden gelen bir masdardır. Sözlükte, kurtulmak, selâmette olmak, güven, barış, ayıp ve kusurlardan uzak olmak anlamlarına gelir.

Allah’ın ismi olarak es-Selâm; kendisi her türlü eksiklik ve noksanlıktan uzak olduğu gibi başkalarına da barış ve esenlik, selamet veren anlamına gelir.  bozukluktan uzak tutan, onlara selâmet veren demektir.

ÂL-İ İBRAHİM: MODEL AİLE - Abdulcelil CANDAN

Ocak 11, 2010 yazan admin

Aile

Aile toplumun temelidir ve ilk mektebdir. Muallimleri de ailenin iki önemli unsuru olan ebeveyndir. Burada çocuğa verilen eğitim hayatına yön verecek maya hükmündedir. Bu açıdan bakıldığı takdirde İnsanın kişiliğinin ailede belirlendiği anlaşılır. Hz. Peygamber, ebeveynin çocuklar üzerindeki etkisini şöyle ifade eder: “Her çocuk İslam fıtratı üzerine doğar. Ancak onu Yahudi, Hıristiyan veya Mecusi yapan ebeveynlerdir.”

 Aile, her türlü tehlikeye karşı korunaklı bir kaledir. Bu kalenin muhkem ve dışarıdan gelecek her türlü tehlike ve akıma karşı dayanıklı kalabilmesi için bütün açık ve gediklerinin kapatılması gerekir. Baba, dışarıdan gelen her türlü tehlikeye karşı tedbir alırken, anne dâhilde yapılması gerekenleri yerine getirir. Bunun için de anne ve babanın uyumu ve ahengi önemlidir.

‘EV’E DÖNÜŞ - Adnan İNANÇ

Ocak 11, 2010 yazan admin

Kur’an’ın insan ilişkileri açısından en önemli vurgusu olarak aileyi, aile üyelerini, yakın/uzak akrabaları ve cemaat ilişkilerini kapsadığı görülmektedir. Bu en temel öge, insan ilişkiler yumağı içerisinde merkezi konumda bulunmaktadır. Aile ile doğrudan ilgili olarak “… kendinizi ve ehlinizi ateşten koruyunuz …” , “… aileye güzel söz söyleyiniz…” ,  “Aileye namazı emrediniz…”   gibi çoğaltılabilecek bu ayetler, vahyin ana öğretisi içerisinde yer almakta, toplumsal dirilişin ve çözülüşün, aile zemininde mümkün olabileceğine işaret etmekte, bu çerçevede ıslah sürecini aileden başlatmaktadır.

YARDIMELİ DERNEĞİ ile “Kardeş Aile” üzerine - Söyleşenler: F.Güngör, M.Baykul

Ocak 11, 2010 yazan admin

Nisan ayı başında Vatan caddesinin hemen arkasındaki yeni yerine taşınan Yardımeli Derneği’nin Yönetim Kurulu Başkanı Sn. Sadık Danışman ve derneğin Genel Koordinatörü Sn. Osman İlhan ile yaptığımız sohbeti, ‘hayra köprü olabilmek’ umuduyla dergimizin kıymetli okurlarına takdim ediyoruz.  

Öncelikle “Veren el ile alan el arasında hayır köprüsü” sloganıyla yola çıkış serüveninizi okuyucularımızla paylaşarak röportajımıza başlamak istiyoruz. Yardımeli Derneği’nin kuruluş sürecini kısaca özetleyebilir misiniz?

İNCELEME KUR’AN, GELENEK VE MODERNİTE ARASINDA AİLENİN BİR PARÇASI OLARAK KADIN - Ekrem DEMİR

Ocak 11, 2010 yazan admin

Dr., Tefsir anabilim dalı

Ol deyince olduranın, rahmetine bandıranın adıyla…

KUR’AN’A GÖRE KADIN

Kur’an-ı Kerim’e göre, insan neslinin yeryüzündeki var oluş sebebi, yaratıcıya halifelik yapmak  veya O’na layık kul olmaktır.  

İnsanoğlunun başlangıcından bahseden Kur’an âyetlerinde, kadın ile erkek cinsiyet farklılığına herhangi bir fazilet tanımamıştır. İnsanı tek bir nefisten yaratan Allah, sonra eşini de ondan yaratmış, bu ikisinden pek çok erkek ve kadın var etmiştir.  Dilediğine kız, dilediğine de erkek çocuk veren Allah’tır.  Bir kimseyi kısır kılan da Allah’ın iradesidir.  

Kur’an-ı Kerim, kadın ve erkek cinsi için “Nâs” ismini kullanmıştır. İslam peygamberi, kadınıyla erkeğiyle bütün beşerin peygamberidir.  

Allah katında tek üstünlük ölçüsü takvadır.  İslam ahlakında kadın ve erkek eşittir.

İNCELEME KUR’AN-I KERİM’DE EVLİLİK - Ahmet COŞKUN

Ocak 11, 2010 yazan admin

Evlenme kanunu Allah’ın koyduğu bir kanundur. Tarihte nerede bir kabile veya insan topluluğu görülmüşse, orada ailenin bulunduğu tespit edilmiştir. Başlangıçta ailenin bulunmadığı, serbest birleşmenin mubah olduğu iddia edilmiş ise de, bu iddia dayanıksız kalmıştır. Nitekim meşhur Alman Sosyologu Hans Freyer de: “Ailenin menşei ve ilk şekilleri araştırılınca ailesiz bir kabile veya topluluğa rastlamak mümkün değildir’’ demektedir.(1)
Tarihin derinliklerine doğru gidildikçe zina cezalarının ağırlaştığı da bunun bir delilidir. Ayrıca ar edep, ırz, namus, hayâ ve iffet gibi duygular ilk insanlardan beri bilinen değerlerdir. Bu da başlangıçtan beri nezih bir aile hayatının varlığını ispat etmektedir.
Evlilik biyolojik, dinî ve hukukî işleyişlere sahip sosyal bir birim olan aileyi meydana getirir. Aile bir toplumun çekirdeği ve hücresidir.

 

© 2010 Kuranihayat.com

İzinsiz ve kaynak gösterilmeden kullanılamaz. Ancak kaynak gösterip link vererek kullanabilirsiniz.

 

Aktif Medya