DENEME
KARDEŞLİĞİN EN GÜZELİ: İSLAM KARDEŞLİĞİ
Ahmet COŞKUN
Prof. Dr., Erciyes Üniversitesi İlahiyat Fakültesi Emekli Öğretim Üyesi
Uhuvvet kelimesi Arapça’da kardeşlik anlamına gelir. Aynı karında gıdalanarak büyüyen ve aynı babanın sulbünden gelen çocuklara kardeş denildiği gibi, aynı tevhid akidesine bağlı olarak “iman birliği” yapan kimselere de “din kardeşi” denir. Din kardeşinden maksat ise “İslam kardeşliği”dir.
Allah Teâlâ Kur’an-ı Kerim’de, müminlerin kardeş olduğunu (Âl-i İmrân 3/103; Tevbe 9/11; Hucurât 49/10; Haşr 59/10), müminlerin birbirinin velisi/dostu olduğunu (Mâide 5/55; Tevbe 9/71), müminler için en büyük dostun/yardımcının Allah ve Rasûlü (s) olduğunu (Mâide 5/55; Tevbe 9/16) bildirmektedir.
Hiç şüphesiz ki, mümin gönülleri en sağlam ve köklü bir biçimde bağlayan bağ, iman ve takva esasından kaynaklanan kardeşlik bağıdır. Bu, Cenab-ı Allah'ın müminlere bahşettiği en güzel nimetlerden biridir. Âyet-i kerimede bu durum şöyle ifade edilmektedir: “Hepiniz Allah’ın ipine sımsıkı sarılın, dağılıp ayrılmayın. Allah’ın sizin üzerinizdeki nimetini hatırlayın. Hani siz düşman kişilerdiniz de Allah, kalplerinizi/gönüllerinizi birleştirmişti. O’nun nimeti sayesinde kardeş kimseler olmuştunuz. Yine siz, tam bir ateş çukurunun kenarındayken, Allah oradan da sizi kurtarmıştı. Allah, size âyetlerini işte böyle açıklar” (Âl-i İmrân 3/103). Bu âyette Yüce Rabbimiz bizlere, cahiliyye döneminde birbirlerine düşmanlıklarıyla ve savaşlarıyla -ki bu savaşlar 120 yıl sürmüştür- ün salmış Medineli Evs ve Hazrec kabilesine mensup fertleri iman bağıyla nasıl kardeşler haline getirdiğini hatırlatmaktadır. Bugün de her zamankinden daha fazla bu kardeşliğe ihtiyacımız vardır.