KUR’AN VE SÜNNET PERSPEKTİFİNDEN BİD’AT KAVRAMININ ANALİZİ
Abdulcelil CANDAN
Yrd.Doç.Dr., Yüzüncü Yıl Üniversitesi İlahiyat Meslek Yüksek Okulu Öğretim Üyesi
Giriş
Bid’at, tüm din, ekol, mezhep ve cemaatlerin şiddetle karşı koydukları önemli bir kavramdır. Müslüman kamuoyu, “Şu hareket bid’attir, şu değildir; şu hurafedir, şu değildir; şu batıl inançtır, hayır değildir.” tartışmalarıyla çalkalanmaktadır. Biat adına helaller haram, haramlar helal kılınmakta, garip ve komik sahneler sergilenmektedir. Söz gelimi bid’atle mücadele namı altında masalarda yemek yemeyi, mikrofonlarda konuşmaya, teknolojiden yararlanmayı bid’at sayanlara rastlanmaktadır. Muhammed Osmanoğlu şunu der: “Günümüzde yemek için sandalyeler üzerinde oturularak masalarda yemek yemek; hem yaygı üzerine koyarak yemek sünnetini hem de ayrı ayrı tabaklarda yenilerek toplu hâlde bir kaptan yemek sünnetini kaldıran bir bid’attir.” Keza namazlardan sonra musafaha niyetiyle ellerini uzatanları -bid’at adına- bozarak,“Çek elini, bid’at işleyemem,” diyenlere rastlanmaktadır. Oysa;