Ana Bölüme Geç
Kurani Hayat Yeni Sayı Kurani Hayat telefon

Kullanıcı girişi

Bir Ayet

“Rasul,
‘Ya Rabbi!’ diyecek,
‘Gerçek şu ki,
benim kavmim
bu Kur’an’ı devri
geçmiş bir mesaj gibi
terk etti!’...”
Furkan, 30

 

Kimler çevrimiçi

Şu an 0 kullanıcı ve 1 ziyaretçi çevrimiçi.

Kuran surelerin kimliği

İçerik yayınlarıÖmer Noyan

Kim Suya Kavuşacağını Umarsa Hiç Susamaz-Ömer NOYAN

Ekim 30, 2011 yazan khd

“Kim Suya Kavuşacağını Umarsa Hiç Susamaz”
-Nehcu’l-Belağa’da Allah ve Tevhid İnancı-
Ömer NOYAN omerfaruknoyan@hotmail.com

Bir adam bin üç yüz yıl önce gece yarısı tek başına şehirden çıkıp hurmalıklara giderek ağlıyordu; feryadını içine gömdüğü boğazında düğümleniyordu. Nefesi tutuluyordu, aşağılık kulakların duyabileceği korkusuyla başını kuyuya daldırıyor, içindeki ukdeleri orada açıyor, dertlerini kuyuya döküyor, rahatlıyor, hafifliyordu. Yuvasına ve yavrusuna dönen bir kuş gibi, boş kursağına dert taneleri toplayarak halifenin şehrine dönüyordu, hâlâ yalnızdı.”

İnsan Ve Sakınma Üzerine - Ömer NOYAN

Ağustos 26, 2011 yazan khd

İNSAN VE SAKINMA ÜZERİNE
Ömer NOYAN

Ey iman edenler!
Allah’a karşı sorumluluğunuzun gereğini hakkıyla yerine getirin!

İnsanlığın kurtuluşu için önce insanın kurtuluşu gerekmektedir. İnsanın kurtuluşu için ise kendisini esareti altına alan insanlığın zincirlerden, ayaklarındaki prangalardan, içinde bulunduğu zindanlardan kurtulması gerekiyor. İnsan bu baskılara karşı kendini, ruhunu, zihnini ve yüreğini özgür kılamazsa eğer esaret altında yaşayacağı için, özünden (fıtratından) uzak yaşamak zorunda kalacaktır.

İnsan ve Kutlu Yürüyüş - Ömer Noyan - Genç Kalemler

Nisan 28, 2011 yazan khd

“Hayat ne ölçüde aydınlanırsa aydınlansın, yeryüzünün güçlükleri ne ölçüde kolaylaşırsa kolaylaşsın, insan ne denli dünyaya egemen olursa olsun, sorunlar ne denli çözülürse çözülsün, “insan” sorunu da bu ölçüde belirsizleşmekte ve giderek trajik boyutlara ulaşmaktadır.” (Ali Şeriati, İnsanın Dört Zindanı).

"Ey Hatice, Uku Zamanı Geride Kaldı" - Ömer NOYAN

Şubat 21, 2011 yazan khd

“Ey Hatice, Uyku Zamanı Geride Kaldı"

Ömer NOYAN

Gelin dünyanın her yerinde yayılmış olan zulme ve kargaşaya son verelim. İnsanin insana tahakkümünü kökünden kazıyalım. Beşeriyetin gerçek yerini tekrar alacağı, insanların şerefle, özgürce, adalet ve kardeşlik içinde yasayabileceği Kur’an’ın gösterdiği çizgi üzerinde, yeni bir dünya kuralım… (Seyyid Ebu’l-Ala Mevdudi)

Derinleşmek… Verilen söz uğrunda, kâinatı tasavvurda, hayatın içine yan yollardan girecek sıkıntılarda derinleşmek… Eylemde derinleşmek... Bu yol yalnızlığın yoluysa, bu yol sabrın yoluysa, bu yol cesaretin yoluysa, bu yol azmin yoluysa, bu yol aşkın yoluysa, O zaman yalnızlığı, sabrı, cesareti, azmi ve aşkı yudum yudum içmeli... Yüreğimize ince ince işlemeli... Umutsuzluk çok uzak olmalı, Zira, “Allah’tan kâfirler umut keserler...” Umutsuz isen çalışmıyorsun demektir, umutlu olanlara bak hep çalışıyorlardır. Yalnız kalırsak Yunus’u, sabredemezsek Yakub’u, cesareti yitireceksek İbrahim’i, azim yürekten yerlere düşecekse Nuh’u ve aşkımızı kaybedeceksek Muhammed’i (s) düşünmeli… Onların başlattığı bu büyük dava ve bu dava için yaptıkları fedakârlığı hissetmeli… Hemen sonrasında bir daha yeminimizi yinelemeliyiz.

"Ey

İz Bırakanlar İzlenir - Ömer NOYAN

Ocak 10, 2011 yazan khd

DENEME

İz Bırakanlar İzlenir

Ömer NOYAN
omerfaruknoyan@hotmail.com

“Lâkin içlerinde ilimde derinleşmiş olanlara, sana ve senden önce indirilenlere iman edenlere, özellikle de namazı istikamet üzre diriltenlere, zekâtı gönülden gelerek verenlere, Allah’a ve Ahiret Günü’ne inanlara; işte bunlara, zamanı gelince muazzam bir ödül bahşedeceğiz.” (Nisâ Sûresi, 4/162).

Kur’an, âlimi; bilgisi üzerinden değil, bilginin ahlâkî değeri üzerinden tanımlamış ve değerlendirmiştir: “Allah’a kulları içinde yalnızca bilenler/âlimler hakkıyla saygı duyarlar” (Fâtır, 35/28). Yine bu ayetin tefsiri niteliğinde Kur’an’ın altın neslinden olan seçkin sahabi İbn Mes’ud’un şu sözü, bu âyetin bir tefsiri gibidir: “İlim çok rivayet/ malumat sahibi olmak değildir, ilim Allah’a olan saygıdan tir tir titremektir (haşyet)” (İbn Hibban, Ravdatu’l-’Ukalâ, h. no: 9). Peki, bu saygı ve bu haşyet nasıl, nerede, ne şekilde olur? Bunu kim, nasıl kazanabilir? Tüm bu sorulara hayat kitabımız Kur’an cevap vermektedir:

Vahiy: Kurtuluş Reçetesi - Ömer Noyan

Ekim 18, 2010 yazan khd

Vahiy: Kurtuluş Reçetesi

Ömer NOYAN
omerfaruknoyan@hotmail.com

“Kur’an’ı anlamak, bir milyarı aşan bir kitlenin neden hâlâ her bakımdan sömürge durumunda olduğunu anlamaktır.” (Mevdûdi, Kur’an’ı Nasıl Anlayalım?, s.9).

Anlamalı insan ki; anlayamıyor insan!
Günümüzün insanı, süre giden hayatını başka standartlara göre değil, Kur’an standartlarına göre tanzim etmeli. Bizlerin O’nu anlamaya her zamankinden daha fazla ihtiyacımız var. Bizler,

Yola Çık Ey Yolcu! - Ömer NOYAN

Mart 4, 2010 yazan admin

GENÇ KALEMLER
Elbette yola çıkmak zor, yolu bulmak zor, diğer yolcularla yolda kalmak da zor. Ama biliyoruz ki her zorlukla birlikte bir de kolaylık vardır. Huzur vardır, yüreğini Rabb’i için titreten sevdalıların hayata attıkları bir dem vardır. Ve bu huzurun deminde buldukları muhteşem bir tını vardır. Birileri korksa da, nefsine galebe gelen şeytan vesvesesi sebebiyle bu yolu görmezden de gelse, çekilen acıların tadına doyum olmayan mutlulukları vardır.

Beklenen Sensin Ey Yüce Kur’an - Ömer NOYAN

Ocak 12, 2010 yazan admin

GENÇ KALEMLER

Zulûmatla savaşımızda; esir alınmadan benliklerimiz, kirlenmemişken duygularımız, burkulmamışken içimiz sen gelmelisin…

Sen gelmeli ve İbrahim’in baltasıyla yıkmalısın çağımızın kökleşmekte olan gizli ve aşikâr putlarını… Yani zulüm seninle bitmeli…

Bu karşılıklı, dünyalar yakan ve dünyalar yıkan hain bir savaştı… Uğruna serlerin, yeminlerin, çizgilerin ve özlemlerin yaralanıp bitirildiği… Belki de belirlenmiş o vakte kadar bitmeyecek… Belki de son doğan insanın ölümüne dek sürecek bu savaş, garip başlamıştı ve garip bitecekti… Ama ne olursa olsun, bu savaş sadece senin sözlerinle biter, bu kavga seninle nihayet bulur, bu bulanıklık seninle durulur… Kendi kendini basitlikte, karanlıkta, yıkılmış iç dünyasında kaybetmiş insanlar sadece seninle bulunur…

GENÇ KALEMLER Adamak ve Adanmak: İNFAK - Ömer NOYAN

Ocak 11, 2010 yazan admin

 “Adamak, sahip olduğunun bilincinde olmaktır. Adamak ve adanmak harcamak ve harcanmanın zıddıdır.”

“Bir şeyin sahibi olmanın ölçüsü nedir? Sahibi olup da bilincinde olmadığımız şeyler olduğu gibi, bize sahip olduğu halde tersini zannettiğimiz; daha açıkçası, kendisine bir ömür kul-köle olduğumuz halde kendimizi onun sahibi, efendisi zannettiğimiz şeyler de var mıdır?”

“Tüm değerlerin baş aşağı edildiği çağdaş dünyada ne nelerin uğruna adanmıyor ki! İyiler kötülere, şerefliler bayağılara, değerliler değersizlere, faziletler reziletlere, insanlar eşyaya, ölümsüzler ölümlülere, kalıcı ve yüce değerler geçici ve yalancı değerlere adanmakta...”

Konumuz infak bağlamında adamak ve adanmak olunca, sözlerime Mustafa İslâmoğlu hocamın değerli tespitlerinden biriyle giriş yapmak istedim.

GENÇ KALEMLER DOĞU BATI ARASINDA AİLE - Ömer NOYAN

Ocak 11, 2010 yazan admin

Tüm mevcudatı bir amaç doğrultusunda yaratan Allah (c), insanın dünya ve ahiret mutluluğu için tayin ettiği yolun en önemli durağını aile, en özel anını aile, en güzel yıllarını aile sistemiyle programladı. Bireylerin aileleri, ailelerin de toplumları oluşturduğu gerçeği sarsılmaz bir savunu olarak herkesçe kabul görmüştür. O halde toplumların var olabilmesi ailelerin var olabilmesi şartına bağlıdır. Aile sistemini gereğince ayakta tutamayan toplumlar ise maddi ve manevi değerlerini tarih boyunca kaybetmeye mahkûm olmuşlardır. Bu vazgeçilmesi mümkün olmayan bir gerçektir.

 

© 2010 Kuranihayat.com

İzinsiz ve kaynak gösterilmeden kullanılamaz. Ancak kaynak gösterip link vererek kullanabilirsiniz.

 

Aktif Medya