Ana Bölüme Geç
Kurani Hayat Yeni Sayı Kurani Hayat telefon

Kullanıcı girişi

Bir Ayet

“Rasul,
‘Ya Rabbi!’ diyecek,
‘Gerçek şu ki,
benim kavmim
bu Kur’an’ı devri
geçmiş bir mesaj gibi
terk etti!’...”
Furkan, 30

 

Kimler çevrimiçi

Şu an 0 kullanıcı ve 2 ziyaretçi çevrimiçi.

Kuran surelerin kimliği

İçerik yayınlarısayi-19-Ahlak-2011-19

Şuurun En Yüksek Hali Ve Vicdanın Salih Ameli Olarak Takva - Mustafa İSLAMOĞLU

Ağustos 28, 2011 yazan khd

Şuurun En Yüksek Hali ve
Vicdanın Salih Ameli Olarak
T A K V A
Mustafa İSLÂMOĞLU

"التقوى إنما تكون على من عقلها"
“Takva ancak onu anlayıp akleden kimsede bulunur.”
İmam Şafii

Dergimizin önceki sayılarında işlenen “fıtrat” ve “ahlak” kavramlarıyla, “takva” arasında şöyle bir ayrım var: Fıtrat bizim tercihimiz değil, Yaratıcının bize bahşettiği idi. Dolayısıyla fıtrat üzerindeki tasarruf sadece Allah’a aitti. Kur’an’dan yola çıkarak bu sonuca varıyoruz.
Ahlaka gelince… Kısmen fıtrata, kısmen bize dönüktü. Ahlakın sabiteye dönük yüzü hilkat, hilkatin değişkene dönük yüzü ise ahlaktı. Zira ahlaki eylem şuurlu eylemdi. Özetle, insan iradesi ahlakın oluşmasına müdahildi.
Takva ise Kur’an’da tümüyle insana nisbet ediliyordu. Bu nedenle Kur’an’da hep fail formu (muttaki) kullanılır, mef’ul formu (mutteka: takva verilmiş olan) kullanılmaz. Fıtratın aksine, takvanın öznesi tamamıyla insandır.

التقوى: كأعلى مستوى للشعور وعمل صالح للضمير - مصطفى إسلام أوغلو

Ağustos 28, 2011 yazan khd

المقال الرئيس
مصطفى إسلام أوغلو
التقوى: كأعلى مستوى للشعور وعمل صالح للضمير
"التقوى إنما تكون على من عقلها" (الإمام الشافعي ـ رحمه الله ـ)
هناك فرق بين مفهومي "الفطرة" و"الأخلاق"، الذين تناولناهما بالدراسة والتدقيق في الأعداد السابقة لمجلتنا وبين مفهوم التقوى؛ فالفطرة لا تقع في نطاق إرادتنا، بل هي هبة ممنوحة لنا من قبل الله تعالى، الأمر الذي يدل على أن حق التصرف فيها خاص به جلّ وعلا. والذي يقودنا إلى استنخراج هذه النتيجة هو المعطيات القرآنية نفسها.
أما "الأخلاق" فله وجه متعلق بالفطرة، ووجه آخر متعلق بالإنسان؛ فيطلق على وجهه المتعلق بالثابت الخِلْقة، فيما يطلق على وجه الخِلْقة المتعلق بالمتغير "الأخلاق"، لكون العمل الأخلاقي عملا شعوريا. وبعبارة موجزة فإن إرادة الإنسان تتدخل في تكوين الأخلاق.

Takva Kalbin Eylemi - Fatih OKUMUŞ

Ağustos 26, 2011 yazan khd

TAKVA KALBİN EYLEMİ

Fatih OKUMUŞ
fatihokumus@yahoo.com
Takva kalbin eylemi… Takva müminin kıvamı… Yumurta tavuk misali, iman takva sahiplerine nasip olur ve imana erenler takva elbisesine bürünerek korunurlar… Ateşten ve ateş yolunun çığırtkanlarından… Azap sıcağından korunup rahmet kucağına sığınırlar.

Allah' Tan Korkacak Mıyız Korkmayacak Mıyız?! - Murat SÜLÜN

Ağustos 26, 2011 yazan khd

ALLAH’TAN KORKACAK MIYIZ
KORKMAYACAK MIYIZ?!
Murat SÜLÜN

Yüreklerden çekilmiş farzedilsin havfı Yezdan’ın
Ne irfanın kalır tesiri kat’iyyen ne vicdanın!
(Mehmed Akif)
Giriş
Atalarımız “Kork Allah’tan korkmayandan!” demişlerse de günümüzde Allah ve korku kelimeleri yan yana geldiğinde bundan rahatsızlık duyulmaktadır. Çünkü yüce Allah, merhameti ilke edinmekte ve temel başlangıç cümlemiz olan besmelede kendisini “merhamet tanrısı” olarak lanse etmektedir. Ancak Kur’an’ın -özellikle Mekkî sûrelerinin- ilahi azap ve helaklerle dolu olduğu da bir vakıadır. Dolayısıyla, Allah’ı ve dini doğru anlamada “korku motifi”nin önemli bir yeri vardır.

Takvanın Hayata Yansıması: Merhamet - Mahmut ÇINAR

Ağustos 26, 2011 yazan khd

TAKVANIN HAYATA YANSIMASI: MERHAMET

Mahmut ÇINAR
Kelâm Doktoru, cinarmahmut02@gmail.com

Sözlükte “nefsin kendisini korkulan şeylerden koruması” anlamına gelen takva, dinî bir ıstılah olarak “nefsin kendisinin leh ve aleyhinde olan şeylerin şuurunda olması ve buna göre davranması” anlamında kullanılmaktadır.
Takvanın dinî literatürde yapılan bu tarifi esas alındığında üç unsurun ön plana çıktığı görülmektedir:

Takva: Dikenli Yol - Abdülcelil CANDAN

Ağustos 26, 2011 yazan khd

TAKVA: DİKENLİ YOL
Abdulcelil CANDAN
Yrd.Doç.Dr., Yüzüncü Yıl Üniversitesi İlahiyat Meslek Yüksek Okulu Öğretim Üyesi

Giriş
Allah Teâlâ, dünyayı mükâfat ve istikrar sahası kılmamıştır. Bilakis onu ardı arkası kesilmeyen imtihanlarla tecrübelerin elde edildiği bir mekân kılmıştır.
Biri Hz. Peygamber’e “seni seviyorum” deyince, Hz. Peygamber “O halde tepeden selin akması gibi bela ve musibetlere de hazır ol,” buyurur.

Elbise Ve Azık Olarak Takva - Haydar ÖZTÜRK

Ağustos 26, 2011 yazan khd

ELBİSE VE AZIK OLARAK TAKVA

Haydar ÖZTÜRK
ahozturk64@mynet.com
İlahiyatçı/Kırıkkale

Kur’an’da takva hususundaki âyetlerin içinde dikkati çeken iki âyet vardır: A’râf 7/26 ve Bakara 2/197. A’râf 7/26. âyet hayâ/utanma duygusuna dikkat çekerek takva elbisesinin takvanın ruhu olduğunu beyan etmektedir. Bakara Sûresi’nin 197. âyeti ise takvanın kazanılması için yapılan amellerin ihlâslı olmasına vurgu yapıyor. Dolayısıyla bu iki âyette görünen ile görünmeyenin birbirine uyumlu olasını hedefliyor. Bu çalışmamızda bu iki âyetin anlam deryasından inciler yakalamaya gayret sarfedeceğiz.

İslam ' In Üstünlük Ölçüsü: Takva Mehmet SOYSALDI

Ağustos 26, 2011 yazan khd

İSLAM’IN ÜSTÜNLÜK ÖLÇÜSÜ: TAKVA

Mehmet SOYSALDI
Prof.Dr., Fırat Üniversitesi İlahiyat Fakültesi Öğretim Üyesi, msoysaldi@hotmail.com
Sözlükte, “bir zarar ve tehlike karşısında ondan çekinip, sakınarak kendini korumak için aldığı tedbirle insanın girdiği bir muhafaza halini ifade eden takva, ıstılâhî olarak farklı tarifleri yapılmıştır. Mesela Abdullah et-Tûnusî takvayı şöyle tarif etmektedir: “Takvanın hakikati; emredileni yerine getirmek, nehyedilenden de kaçınmaktır.”

Kur ' An ' Da Takva Kavramı Ve Muttakîlerin Özellikleri Mehmet DERİ

Ağustos 26, 2011 yazan khd

KUR’AN’DA TAKVA KAVRAMI VE MUTTAKÎLERİN ÖZELLİKLERİ

Mehmet DERİ
Araştırmacı-Yazar

Kur’an’ın önemle üzerinde durduğu kavramların başında gelen takva; sözlükte korunmak, sakınmak, korkmak, kuvvetli bir himayeye girmek, korumaya almak gibi anlamlara gelir.

İslam terminolojisinde ise takva; Allah’ın emirlerine saygı göstermek ve bu emirleri titizlikle yerine getirmek; haramlardan şiddetle sakınıp bu haramları işlemekten kaçınmak; Allah’a karşı kulluk ve sorumluluk bilinciyle hareket etmektir.

Tefhimu' L -Kur ' An' Da Takva Kavramı - Murat KAYACAN

Ağustos 26, 2011 yazan khd

TEFHİMU’L-KUR'AN’DA TAKVA KAVRAMI

Murat KAYACAN
Takva ve türevleri, korumak (İbn Manzur, XV/401, Râzî, 1996/733), himaye etmek (Zebîdî, XL/226) ve az söz anlamlarına gelmekte olup tüm hayırlar takvada mevcuttur ve o önceki toplumlara da sonrakilere de Allahu Teâlâ’nın vasiyetidir (Kurtubi, I/1:157). Takva’nın ism-i fail formu olan muttaki (Zemahşeri, I/45), raculun taqiyyun gibi (Kurtubi, I/1:158) (Allahu Teâlâ’dan) korkan kişiyi (İbn Kesir, VI/57) betimler. Zıt anlamlısı fücurdur (Zülaloğlu, 2010/707). Muttakiler farzları yerine getirip, isyan etmekten de uzak durarak Allahu Teala’nın cezalandırmasından sakınan kimselerdir (Taberi, XXIII/552). Kur'an’da takva sahiplerinin özellikleri şu ayette gayet belirgindir: “İyilik, yüzlerinizi doğu ve batı tarafına çevirmeniz değildir. Asıl iyilik, o kimsenin yaptığıdır ki, Allah'a, ahiret gününe, meleklere, kitaplara, peygamberlere inanır. Yakınlara, yetimlere, yoksullara, yolda kalmışlara, dilenenlere ve kölelere sevdiği maldan harcar, namaz kılar, zekât verir. Antlaşma yaptığı zaman sözlerini yerine getirir. Sıkıntı, hastalık ve savaş zamanlarında sabreder. İşte doğru olanlar, bu vasıfları taşıyanlardır. Muttakiler ancak onlardır!” (Bakara, 2/177).

 

© 2010 Kuranihayat.com

İzinsiz ve kaynak gösterilmeden kullanılamaz. Ancak kaynak gösterip link vererek kullanabilirsiniz.

 

Aktif Medya