TEFHİMU’L-KUR'AN’DA TAKVA KAVRAMI
Murat KAYACAN
Takva ve türevleri, korumak (İbn Manzur, XV/401, Râzî, 1996/733), himaye etmek (Zebîdî, XL/226) ve az söz anlamlarına gelmekte olup tüm hayırlar takvada mevcuttur ve o önceki toplumlara da sonrakilere de Allahu Teâlâ’nın vasiyetidir (Kurtubi, I/1:157). Takva’nın ism-i fail formu olan muttaki (Zemahşeri, I/45), raculun taqiyyun gibi (Kurtubi, I/1:158) (Allahu Teâlâ’dan) korkan kişiyi (İbn Kesir, VI/57) betimler. Zıt anlamlısı fücurdur (Zülaloğlu, 2010/707). Muttakiler farzları yerine getirip, isyan etmekten de uzak durarak Allahu Teala’nın cezalandırmasından sakınan kimselerdir (Taberi, XXIII/552). Kur'an’da takva sahiplerinin özellikleri şu ayette gayet belirgindir: “İyilik, yüzlerinizi doğu ve batı tarafına çevirmeniz değildir. Asıl iyilik, o kimsenin yaptığıdır ki, Allah'a, ahiret gününe, meleklere, kitaplara, peygamberlere inanır. Yakınlara, yetimlere, yoksullara, yolda kalmışlara, dilenenlere ve kölelere sevdiği maldan harcar, namaz kılar, zekât verir. Antlaşma yaptığı zaman sözlerini yerine getirir. Sıkıntı, hastalık ve savaş zamanlarında sabreder. İşte doğru olanlar, bu vasıfları taşıyanlardır. Muttakiler ancak onlardır!” (Bakara, 2/177).