Ana Bölüme Geç
Kurani Hayat Yeni Sayı Kurani Hayat telefon

Kullanıcı girişi

Bir Ayet

“Rasul,
‘Ya Rabbi!’ diyecek,
‘Gerçek şu ki,
benim kavmim
bu Kur’an’ı devri
geçmiş bir mesaj gibi
terk etti!’...”
Furkan, 30

 

Kimler çevrimiçi

Şu an 0 kullanıcı ve 0 ziyaretçi çevrimiçi.

Kuran surelerin kimliği

Sadık Danışman ile Emanet ve Hayır üzerine

Mayıs 18, 2012 yazan khd

*Röportajda bahsi geçen proje fotoğraflarını yardimeli.org.tr projeler kısmından görebilirsiniz.
Uzm. Mehmet DERİ
Röportaj yapılan: Yardımeli Derneği Genel Başkanı Dr. Sadık Danışman
Çok Saygıdeğer Sadık hocam! Yardımeli’ni misyon ve vizyon açısından nasıl tanımlarız/tanımlayabiliriz?
S. Danışman: Bismillahirrahmanirrahim.

İman: Allah' A Güvenmek İslam:Güvendiğine Teslim Olmak - Mustafa İSLAMOĞLU

Şubat 28, 2012 yazan khd

İMAN: ALLAH’A GÜVENMEK
İSLAM: GÜVENDİĞİNE TESLİM OLMAK

Mustafa İSLÂMOĞLU

İman dinin ruhudur, İslam dinin bedenidir

İman ve İslam kavramlarının eşanlamlı olduğunu söyleyenler olmuştur. Bu öncelikle dil açısından doğru değildir. Zira isimlerin farklılığı manaların farklılığına delalet eder. İman ve İslam kavramlarının eşanlamlı olduğu tezini Kur’an da desteklemez. Şu âyet bunun delilidir:

هو ثقة الإنسان بالله لإسلام: هو استسلام الإنسان لمن يثق به - صطفى إسلام أوغل

Şubat 28, 2012 yazan khd

الإيمان: هو ثقة الإنسان بالله
الإسلام: هو استسلام الإنسان لمن يثق به

مصطفى إسلام أوغلو
المترجم: ياوز آجار

إن الإيمان روح الدين، بينما الإسلام جسده
هناك من قال إن مفهومي الإيمان والإسلام مترادفان، غير أن هذا ليس بصحيح من الناحية اللغوية قبل كل شيء؛ ذلك لأن اختلاف الأسامي أو المباني يدل على اختلاف المعاني. فضلاً عن ذلك، فإن القرآن لا يؤيد هذا الطرح أيضاً بدليل قوله سبحانه وتعالى: ﴿قَالَتِ الأعْرَابُ آمَنّاَ قُلْ لَمْ تُؤْمِنُوا وَلٰكِنْ قُولُوا اَسْلَمْنَا وَلَمَّا يَدْخُلِ الإيمان في قُلُوبِكُمْ وَاِنْ تُطيعُوا اللّٰهَ وَرَسُولَهُ لا يَلِتْكُمْ مِنْ اَعْمَالِكُمْ شَيْئًا اِنَّ اللّٰهَ غَفُورٌ رَحيمٌ﴾ (الحجرات: 49:14). فهذه الآية الكريمة تؤكد أن هناك فرقاً بين الإيمان والإسلام/الاستسلام؛ ذلك لأن الآية تنفي صحة الادعاء غير المدعوم بالبينة للأعراب الذين قالوا بأفواههم "آمنا"، وتقترح لهم بدلاً من ذلك أن يقولوا "أسلمنا" أي استسلمنا، الأمر الذي يدل على أن القرآن لا يسمح لنا أن نسوّي معنى كل من مفهومي الإيمان والإسلام، أو نضعهما في البوتقة ذاتها.
ثبت مما سبق أن هذين المفهومين ليسا مترادفين، ولكن لا يذهبن بكم الظن إلى أنهما مقطوعا الصلة ببعضهما البعض، بل هناك علاقة وطيدة بينهما. ومما يدل على ذلك هو الآية التالية: ﴿فَاَخْرَجْنَا مَنْ كَانَ فيها مِنَ الْمُؤْمِنين، فَمَا وَجَدْنَا فيها غَيْرَ بَيْتٍ مِنَ الْمُسْلِمين﴾ (الذاريات: 51: 35-36). فالآية تحتم علينا القبول بأن بين مفهومي الإيمان والإسلام علاقةً تلازمية. ذلك لأن الإيمان والإسلام مفهومان لا يكتمل معناهما في غياب أحدهما، ويظهر نقص عند غياب الآخر. لقد قال حبيب قلوبنا رسول الله صلى الله عليه وسلم (الإسلام علانية، والإيمان في القلب) (أحمد بن حنبل: 3/134). ننتهي من ذلك إلى أن الإسلام جسد الإيمان، بينما الإيمان روح الإسلام. وليس الجسد المفصول عن روحه إلا جثة ميتة. وأما الجثة الميتة فمحلّها الآخرة وليس الدنيا.
وانطلاقاً مما ذكر أعلاه، من الممكن عقد علاقة بين الإيمان والإسلام على النحو التالي: الإيمان هو الثقة بعالم الغيب عن طريق استقاء المعرفة الصحيحة من عالم الشهادة، والإسلام هو التعبير الفعلي عن الاستسلام لذلك الإيمان والثقة.

İmanın Tadını Almanın Anlamı - Abdulcelil CANDAN

Şubat 28, 2012 yazan khd

İMANIN TADINI ALMANIN ANLAMI

Abdulcelil CANDAN

İman emn/güven kökünden gelip if’al babından mastardır. Sözlükte doğrulamak, güven vermek, emniyette olmak, onaylamak, kabullenmek, gönülden benimsemek gibi manalara gelir. Kavram olarak ise çok tartışılan konulardandır. İmanın tarifi konusunda üç önemli görüş var.

İman Bağlamında Mü' Minlerin Güvenilirliği Sorunu - Hüseyin K. ECE

Şubat 28, 2012 yazan khd

İMAN BAĞLAMINDA MÜ’MİNLERİN GÜVENİLİRLİĞİ SORUNU

Hüseyin K. ECE

Müslümanın sözü senettir. (Atasözü)

Geçmişin tecrübesinden damıtılarak kristalleşen bu söz, imanın gereği olan “emîn olma” ahlâkını ne kadar da güzel anlatıyor. İman, Müslüman’a sözü senet olacak denli doğru/dürüst, güvenilir, sağlam karakterli, sözünün eri olmayı öğretir.

Başka bir deyişle iman, emîn olmayı gerektir. Mü’minin hayatında imana rağmen emîn olamama varsa; bu bir iman, ya da imanda sadâkat problemidir.

İslamsızlığın Bedelini Bütün Toplum Öder - İbrahim SARMIŞ

Şubat 28, 2012 yazan khd

İSLAMSIZLIĞIN BEDELİNİ BÜTÜN TOPLUM ÖDER

İbrahim SARMIŞ

Kur’an’ın söyledikleri ve uygulaması olan sünnetin gösterdikleri dışında, fırka, kavim, iktidar ve yabancı kültürlerin mücadele ortamında şekillenmiş olan iman ve İslam anlayışımızın birçok yönden ya çağdışı kaldığı yahut yanlış olduğunun ortaya çıktığı bir gerçektir. Geçmişten gelen olumsuz anlayışlar ve çağımızda uygulanan pozitivist, seküler ve laik eğitim felsefeleriyle inançtan ibadete, ahlaktan hukuka, siyasal, ekonomik, kültürel ve sosyal ilişkilere kadar toplumun neredeyse hurdaya dönen din anlayışı ve yaşayışı bunun göstergesidir. Onun için bunların vahiy ve genel sünnet çerçevesinde yeniden gözden geçirilmesi ve oluşturulması gerekir. İman ve İslam kavramları çerçevesinde iman-amel ilişkisini kısaca belirttikten sonra islamsız bir eğitim sistemi ile toplumun bugün geldiği tehlikeli duruma değinmek ve bundan çıkış yoluna işaret etmek istiyorum.

İman, İbadet Ve Ahlâk Bütünlüğü - Mehmet SOYSALDI

Şubat 28, 2012 yazan khd

İMAN, İBADET VE AHLÂK BÜTÜNLÜĞÜ

Mehmet SOYSALDI
Prof.Dr., Fırat Üniversitesi İlahiyat Fakültesi öğretim üyesi
msoysaldi@gmail.com

İman, kâinatta en büyük hakikattir. İslam’da her şeyden önce iman gelir. İman, her Müslüman’ın öncelikle sahip olması gereken bir özelliktir. İman çok önemli olduğu için Kur’an’da Mekke döneminde inen âyetlere baktığımızda tamamen inançla ilgili prensipleri açıkladığını görmekteyiz. Mekke döneminde hüküm âyetlerinin çok az olduğu, hükümle ilgili âyetlerin genellikle Medine’de inmeye başladığı görülmektedir. İnançla ilgili prensipler açıklanıp da insanların kafaları batıl inançlardan ve hurafelerden temizlendikten sonra Medine döneminde ibadetlerle ilgili âyetler inmeye başlamıştır.

Murat Sülün İle " İman -Amel İlişkisi " Üzerine - Murat SÜLÜN

Şubat 28, 2012 yazan khd

Murat Sülün ile “İman-Amel İlişkisi” üzerine…

Marmara Üniversitesi İlahiyat Fakültesi Tefsir Anabilim Dalı öğretim üyesi Doç.Dr. Murat Sülün, Kur’an-ı Kerim Açısından İman-Amel İlişkisi başlıklı doktora tezini 2000 yılında neşretti. İkinci baskısı 2005 yılında Ensar Neşriyat tarafından yapılan eser 527 sayfadan oluşuyor. İslami İlimler Araştırma Vakfı (İSAV) ile MÜ. İlahiyat Fakültesi Tefsir Anabilim Dalı tarafından gerçekleştirilen “Başlangıçtan Günümüze Türklerin Kur’an Tefsirine Hizmetleri” sempozyumundaki konuşmasının ardından odasında görüştüğümüz Murat Sülün, kitabı çerçevesinde tevcih ettiğimiz suallere detaylı cevaplar verdi. İlgiyle okuyacağınızı ümit ettiğimiz mülakatı istifade etmeniz temennisiyle takdim ediyoruz.

Hz. Peygamberin İman Tasavvuru Ve Tanımı - Mehmet GÖRMEZ

Şubat 28, 2012 yazan khd

HZ. PEYGAMBERİN İMAN TASAVVURU VE TANIMI

Prof.Dr. Mehmet GÖRMEZ
Diyanet İşleri Başkanı
(Diyanet Aylık Dergi’den iktibas edilmiştir).

Buharî ile Müslim’de geçen ve Ebu Hüreyre’den rivayet edilen bir hadiste Hz. Peygamber şöyle buyurur: “İman, yetmiş küsur şubeye ayrılır. En üst derecesi lâ¬ilâ¬he il¬lal¬lah sözü, en alt derecesi ise yolda insanlara eziyet veren bir şeyi alıp kenara koymaktır. Hayâ da imandan bir şubedir.” (Buharî, İman 2, Hadis No. 8).

 

© 2010 Kuranihayat.com

İzinsiz ve kaynak gösterilmeden kullanılamaz. Ancak kaynak gösterip link vererek kullanabilirsiniz.

 

Aktif Medya